yabancılar ile cümle

yabancılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Cudzinci požierajú jeho silu, a on nevie o tom, i šedina ho už poprskala, a on nevie ničoho.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Estrangeiros lhe devoram a força, e ele não o sabe; também as cãs se espalham sobre ele, e não o sabe.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Fremmede har fortært hans kraft, men han vet det ikke; hans hår er alt gråsprengt, men han vet det ikke.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Fremmede tæred hans Kraft, han mærker det ej; hans Hår er også grånet, han mærker det ej.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Idegenek emésztik erejét, de õ nem veszi észre. Õsz hajjal is hintve van már, és azt sem veszi észre.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.저는 이방인에게 그 힘이 삼키웠으나 알지 못하고 백발이 얼룩 얼룩할지라도 깨닫지 못하는도다
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Nişte străini îi mănîncă puterea, şi el nu-şi dă seama, îl apucă bătrîneţa, şi el nu-şi dă seama.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Tujci so použili moč njegovo, on pa tega ne ve; tudi se mu je sivina po glavi razlezla, pa tega ne ve.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Чужденци поядоха силата му, и той не знае; Доли бели косми му поникнаха тук-там, а той не знае.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Чужие пожирали силу его и он не замечал; седина покрыла его, а он не знает.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.אכלו זרים כחו והוא לא ידע גם שיבה זרקה בו והוא לא ידע׃
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.اكل الغرباء ثروته وهو لا يعرف وقد رشّ عليه الشيب وهو لا يعرف.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.外 邦 人 吞 喫 他 勞 力 得 來 的 、 他 卻 不 知 道 、 頭 髮 斑 白 、 他 也 不 覺 得
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.外邦人 吞喫 他 勞力 得 來 的 、 他 卻 不知道 、 頭髮 斑白 、 他 也 不 覺得
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.Ik verwijderde dus alle vreemdelingen en droeg de priesters en Levieten ieder hun eigen taak op.
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.내가 이와 같이 저희로 이방 사람을 떠나게 하여 깨끗하게 하고 또 제사장과 레위 사람의 반열을 세워 각각 그 일을 맡게 하고
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.Така ги очистих от всичките чужденци, и определих отреди за свещениците и левитите, за всекиго работата му;
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.Так очистил я их от всего чужеземного и восстановил службы священников и левитов, каждого в деле его,
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.וטהרתים מכל נכר ואעמידה משמרות לכהנים וללוים איש במלאכתו׃
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.فطهرتهم من كل غريب واقمت حراسات الكهنة واللاويين كل واحد على عمله
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.這 樣 、 我 潔 淨 他 們 、 使 他 們 離 絕 一 切 外 邦 人 、 派 定 祭 司 和 利 未 人 的 班 次 、 使 他 們 各 盡 其 職
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.這樣 、 我潔淨 他 們 、 使 他 們離絕 一切 外邦人 、 派定 祭司 和 利未 人 的 班次 、 使 他 們各盡其職
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Ayo, mari kita pergi; orang-orang asing semua hilang.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Chodź, z dala; obcych wszystkie zniknęły.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Gyere, menjünk el, az idegenek mindenki elment.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Hai, hai departe, strainii au dispărut toate.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Hãy đến, chúng ta hãy đi, những người lạ đã biến mất.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Kom, lad os væk, de fremmede, alle er væk.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Kom, laten we weg, de vreemdelingen zijn allemaal verdwenen.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Kom, låt oss bort, främlingarna alla är borta.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Komm, der weg zu lassen; die Fremden sind alle weg.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Poď, je preč, cudzinci sú všetci preč.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Pojď, je pryč, cizinci jsou všichni pryč.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Pridi, da se je proč, tujci so vsi odšli.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Tule, nyt poissa, muukalaiset kaikki ovat menneet.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Vem, vamos embora, todos os estrangeiros já se foram.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Ven, vamos a distancia, todos los extranjeros se han ido.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Vieni, andiamo via, tutti gli stranieri se ne sono andati.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Viens, allons de suite; les étrangers sont tous partis.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Ελάτε, ας μακριά? Οι ξένοι έχουν φύγει όλα.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Ела, нека далеч непознати всички са си отишли.
Haydi, uzak alalım; yabancılara gitti.Ну, давайте прочь; чужих все ушли.
Her gün daha da iyileşiyor ve yabancılardan aldığımız yardım için, Tanrı'ya şükrediyoruz.Estamos mejorando día a día y damos gracias a Dios por el apoyo que recibimos de los forasteros.
Her gün daha da iyileşiyor ve yabancılardan aldığımız yardım için, Tanrı'ya şükrediyoruz.Es wird jeden Tag besser und wir danken Gott für die Unterstützung die wir von Außenstehenden bekommen.
Her gün daha da iyileşiyor ve yabancılardan aldığımız yardım için, Tanrı'ya şükrediyoruz.אנו משתפרים מיום ליום, ואנו מודים לאלוהים על התמיכה שאנחנו מקבלים מאנשים בחוץ.
Hindistan'ın yabancılar tarafından istilasına karşı verdiği cesur savaşın인도에서는 외세에 대항해 일어난 저항운동이
Hindistan'ın yabancılar tarafından istilasına karşı verdiği cesur savaşınבה ההתקוממות האמיצה כנגד הכיבוש הזר של הודו
Hindistan'ın yabancılar tarafından istilasına karşı verdiği cesur savaşınكان عام الإنتفاضة ضد الاستعمار الأجنبي للهند
Hindistan'ın yabancılar tarafından istilasına karşı verdiği cesur savaşın外国による占領に反対しましたが、 英国軍に敗れてしまいました。
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.A gdy usłyszeli zakon, odłączyli wszystek lud pospolity od Izraela.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.A stalo sa, keď počuli zákon, že oddelili každého primiešaného od Izraela.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Cînd au auzit Legea, au deosebit din Israel pe toţi străinii.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Da de nu hørte hvad det stod i loven, utskilte de alle fremmede fra Israel.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Da de nu hørte Loven, udskilte de alle fremmede af Israel.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Da sie nun dies Gesetz hörten, schieden sie alle Fremdlinge von Israel.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.És lõn, hogy mikor hallották e törvényt, kirekesztének Izráel közül minden elegy-belegy népet.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.In ko so slišali postavo, so ločili izmed Izraela vse mešano ljudstvo.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Ketika bangsa Israel mendengar itu, mereka memisahkan semua orang asing dari masyarakat Israel
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.백성이 이 율법을 듣고 곧 섞인 무리를 이스라엘 가운데서 몰수히 분리케 하였느니라
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Kuultuaan lain he erottivat kaiken sekakansan Israelista.

İlgili Sayfalar