yabancıları ile cümle
yabancıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.A to oznacza, że cudzoziemcy, jak ustanowiono w traktacie, byli dopuszczeni do wolnego handlu z Chinami.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.A to znamenalo, že cizinci, jak bylo řečeno v dohodě, mohli volně obchodovat v Číně.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Ciò significava che gli stranieri, secondo il trattato, potevano commerciare liberamente in Cina.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Det betød at udlændinge, som der stod i traktaten, måtte handle frit i Kina.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Dit betekende dat buitenlanders, zoals het verdrag voorschreef, werd toegestaan vrij te handelen in China.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Les étrangers, comme il était dit dans le Traité, furent alors autorisés à commercer librement en Chine.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Och det innebar att utlänningar, som det stod i fredsfördraget, fick handla fritt i Kina.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Se tarkoitti, että ulkomaalaisten, kuten sopimuksessa sanottiin, sallittiin käydä kauppaa vapaasti Kiinassa.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.To znamenalo, že cudzinci, tak ako bolo uvedené v dohode, mohli v Číne voľne obchodovať.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Και αυτό σήμαινε ότι ξένοι, όπως αναφέρεται στην συνθήκη, επιτρεπόταν να εμπορεύονται ελεύθερα στην Κίνα.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.А това означавало, че на чужденците, както се казва в договора, се разрешавало да търгуват свободно в Китай.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Как было сказано в договоре, иностранцы могли свободно торговать в Китае.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Це означало, що іноземцям, як говорилося в пакті, дозволялася вільна торгівля у Китаї.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürceIar asta însemna că străinilor, conform tratatului,
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce그 결과는 조약에 있듯이 외국인들이
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürceUnd das bedeutete, dass Ausländer laut Abkommen,
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürceוהמשמעות של זה היא שזרים, כפי שנאמר באמנה,
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürceو هذا يعني أن الأجانب كما قيل في المعاهدة ،
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce中国で自由化されました。
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.1858年、中国では
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.그 후 인도는 89년동안 더 외세의 지배를 받았고,
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.A India sa mohla pripraviť na ďalších 89 rokov cudzej nadvlády.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.A Indie byla po 89 dalších let pod cizí nadvládou.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Dan India harus mengalami pendudukan asing 89 tahun lagi.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.E a Índia foi empurrada para mais 89 anos de domínio estrangeiro.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.E India tuvo 89 años más de dominación extranjera.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.E l'India attraversò altri 89 anni di dominio straniero.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.En India stond nog 89 jaar van buitenlandse bezetting te wachten.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Iar India a mai stat sub dominaţie străină timp de 89 de ani.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.India így még további 89 év idegen uralomnak nézett elébe.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Indien havde herefter yderligere 89 år med udenlandsk dominering.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.I przez następne prawie 89 lat Indie były pod obcą dominacją.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Ja Intia pysyi vielä 89 vuotta vieraan vallan alla.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.L'inde fut soumise à 89 ans de domination étrangère de plus.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Och Indien hade ytterligare 89 år av utlandsstyre framför sig.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Und Indien wurde noch 89 weitere Jahre vom Ausland dominiert.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Và Ấn Độ đã phải gánh chịu thêm 89 năm đô hộ.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Και η Ινδία είχε μπροστά της 89 ακόμη χρόνια ξένης κατοχής.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.И ещё более 89 лет Индия была под властью иностранцев.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Индия била изправена пред още 89 години чуждестранна доминация.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.І ще на 89 років Індія опинилася під іноземним домінуванням.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.והודו הייתה בידי שליטה זרה למשך 89 שנים נוספות.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.و كادت الهند أن تصل إلى 89 عاماً إضافية من الهيمنة الأجنبية.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Các người ngoại quốc sẽ tàn mọt, Ði ra khỏi chỗ ẩn mình cách run sợ.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Các người ngoại_quốc sẽ tàn mọt , Ði ra khỏi chỗ ẩn mình cách run_sợ .
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Cizozemci svadli, a třásli se i v ohradách svých.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Die Kinder der Fremde sind verschmachtet und kommen mit Zittern aus ihren Burgen.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Fiii străinului leşină dela inimă, tremură cînd ies afară din cetăţuie.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Fremmede visner bort og går bevende ut av sine borger.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Idegen fiak elcsüggednek, S váraikból reszketve jõnek elõ.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.I figli degli stranieri vengono meno, lasciano con spavento i loro nascondigli
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Ja, främlingarnas mod vissnade bort; de omgjordade sig och övergåvo sina borgar.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Keberanian mereka sudah hilang; mereka gemetar dan keluar dari kubunya
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.이방인들이 쇠미하여 그 견고한 곳에서 떨며 나오리로다
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Les fils de l`étranger sont en défaillance, Ils tremblent hors de leurs forteresses.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Los hijos de los extranjeros se desvanecían y salían temblando de sus escondrijos
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Muukalaiset masentuvat; he tulevat vyöttäytyneinä varustuksistansa.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Os estrangeiros desfaleceram e, tremendo, sairam os seus esconderijos.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Synovia cudzieho národa vädnú strachom a trasúci sa prichádzajú zo svojich miest zavrených.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Synowie obcy opadali, a drżeli i w zamknieniu swem.