yabancıları ile cümle
yabancıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış. Birbirlerini de mızrakla vururlarmış.Os huaorani não matavam só os intrusos, também se matavam entre si.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Dar Waorani nu ucid cu lăncile doar străinii.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.그러나 와오라니족은 외부인들만 창으로 찌른 것이 아니었습니다.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Mais, les Waorani n'abattaient pas seulement les étrangers.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Ma i Waorani non uccidevano solo gli stranieri.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Mutta waoranit eivät lävistäneet vain ulkopuolisia.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Pero los waorani no solo mataban con sus lanzas a los extranjeros.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Tuy nhiên, bộ tộc Waorani không chỉ đâm người ngoài.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Waorani jednak nie tylko zadźgali dzidami obcych.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Але Ваорані не лише закололи чужинців.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Но ваорани не только расправлялись с чужаками.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.Но Уаорани не само пронизват външни хора.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.אבל הוואראני לא דקרו רק אנשים מבחוץ.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.ولكن الواوروني لا يقتلون الأجانب فقط.
Ama Waorani'ler sadece yabancıları mızrakla vurmazlarmış.お互いも刺し殺します
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Ale poprzez oglądanie klipów wideo otworzył się przed nim świat możliwości.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Ale tím, že sleduje videoklipy přidané neznámými lidmi, otevírá se pro ně celý svět možností.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Betrachtet er aber Videos, die von Fremden gepostet wurden, eröffnet sich ihm eine Welt voller Möglichkeiten.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Dar uitându-se la filmele postate de alţii, o lume de posibilităţi i se deschide.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.De nézve az idegenek által feltöltött videoklipeket, a lehetőségek tárháza nyílt ki előtte.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.하지만 낯선 이들이 올린 비디오클립을 보면서 새로운 가능성이 세계가 열립니다.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Ma guardando i video pubblicati da estranei, gli si è aperto un mondo di possibilità.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Mais en regardant les clips vidéo diffusés par des inconnus, un monde de possibilités s'ouvre à lui.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Mas ao ver vídeos publicados por desconhecidos, abriu-se-lhe um mundo de possibilidades.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Men när han tittade på videoklipp från främlingar, så öppnades en värld av möjligheter för honom.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Nhưng nhìn vào các đoạn phim đăng bởi những người xa lạ mở ra một thế giới đầy cơ hội cho anh ấy.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.No sledovaním videoklipov pridaných cudzincami sa mu otvára svet plný možností.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Pero al mirar los video clips posteados por otros se le abrió un mundo de posibilidades.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Tapi melihat klip video yang dipublikasi oleh orang asing, sebuah dunia penuh kemungkinan terbuka baginya.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Αλλά βλέποντας βίντεο που έχουν "ανεβάσει" ξένοι, ένας κόσμος δυνατοτήτων ανοίγεται για αυτόν.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Като гледа видео клипове пуснати от непознати, цял свят с възможности се отваря пред него.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.Но просмотрев видео, опубликованные анонимно в сети, целый мир новых возможностей открылся перед ним.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.אבל בהביטו בסרטוני וידאו שהועלו על-ידי אנשים שלא הכיר, נפתח בפניו עולם שלם של אפשרויות חדשות.
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.جاء ملف الفيديو هذا لكي يراه العديد من الغرباء وقد فتحت امامه عدة مجالات
Ama yabancıların yayımladığı videoları görmek ona bir olasılık dünyası açar.可能性を開きました 突如として彼は競い始め 革新が生じました
Aşağıdaki hak ve yükümlülükler, Finlandiya’da yaşayan yabancıları da ilgilendirir.Följande rättigheter och skyldigheter gäller även utlänningar bosatta i Finland.
Aşağıdaki hak ve yükümlülükler, Finlandiya’da yaşayan yabancıları da ilgilendirir.Les droits et devoirs suivants concernent également les étrangers vivant en Finlande.
Aşağıdaki hak ve yükümlülükler, Finlandiya’da yaşayan yabancıları da ilgilendirir.Seuraavat oikeudet ja velvollisuudet koskevat myös Suomessa asuvia ulkomaalaisia.
Aşağıdaki hak ve yükümlülükler, Finlandiya’da yaşayan yabancıları da ilgilendirir.Следующие права и обязанности относятся также и к иностранцам, живущим в Финляндии.
Aşağıdaki hak ve yükümlülükler, Finlandiya’da yaşayan yabancıları da ilgilendirir.الحقوق والواجبات التالية تمس أيضاً الأجانب الذين يسكنون في فنلندا.
Belediye seçimlerinde oy kullanma hakkı olan yabancıların, belediye seçimlerinde aday olma hakları da vardır.Utlänningar som har rösträtt i kommunalval har även rätt att ställa upp som kandidat i kommunalval.
Belediye seçimlerinde oy kullanma hakkı olan yabancıların, belediye seçimlerinde aday olma hakları da vardır.الأجانب الذين لديهم حق الانتخاب في الانتخابات البلدية، لديهم الحق أيضاً في الترشح لانتخابات البلديات.
Belediye seçimlerinde oy kullanma hakkı olan yabancıların, belediye seçimlerinde aday olma hakları da vardır.已登记投票权的欧盟成员国公民可在芬兰欧洲议会选举中成为候选人。
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale cizího nikoli následovati nebudou, ale utekou od něho; nebo neznají hlasů cizích.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale za cudzím nikdy nepojdú, ale utečú od neho, pretože neznajú hlasu cudzích.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale za cudzym nie idą, lecz uciekają od niego; bo nie znają głosu obcych.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››a za tujcem ne gredo, temuč beže od njega, ker ne poznajo glasu tujcev.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Einem Fremden aber folgen sie nicht nach, sondern fliehen von ihm; denn sie kennen der Fremden Stimme nicht.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Idegent pedig nem követnek, hanem elfutnak attól: mert nem ismerik az idegenek hangját.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››타인의 음성은 알지 못하는고로 타인을 따르지 아니하고 도리어 도망하느니라
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››mas de modo algum seguirão o estranho, antes fugirão dele, porque não conhecem a voz dos estranhos.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Men en främmande följa de alls icke, utan fly bort ifrån honom, ty de känna icke de främmandes röst.»
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››men en fremmed følger de ikke, de flyr fra ham, fordi de ikke kjenner de fremmedes røst.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Men en fremmed ville de ikke følge, men de ville fly fra ham, fordi de ikke kende de fremmedes Røst."
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Mereka tidak akan mau mengikuti orang lain, malah akan lari dari orang itu, sebab tidak mengenal suaranya.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Mutta vierasta ne eivät seuraa, vaan pakenevat häntä, koska eivät tunne vierasten ääntä."
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nhưng chiên chẳng theo người lạ ; trái_lại nó chạy trốn , vì chẳng quen tiếng người lạ .
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nhưng chiên chẳng theo người lạ; trái lại nó chạy trốn, vì chẳng quen tiếng người lạ.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nu merg deloc după un străin; ci fug de el, pentrucă nu cunosc glasul străinilor.``
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Pero al extraño jamás seguirán; más bien, huirán de él, porque no conocen la voz de los extraños.