Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancıl ile cümle

yabancıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Darum sollt ihr auch die Fremdlinge lieben; denn ihr seid auch Fremdlinge gewesen in Ägyptenland.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Derfor skal I elske den fremmede, thi I var selv fremmede i Ægypten.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Derfor skal også I elske den fremmede; I har selv vært fremmede i Egyptens land.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.eressétek azért a jövevényt; mert [ti is] jövevények voltatok Égyiptom földén.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.너희는 나그네를 사랑하라 전에 너희도 애굽 땅에서 나그네 되었었음이니라
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Miłujcież tedy i wy przychodnia; boście przychodniami byli w ziemi Egipskiej.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Pelo que amareis o estrangeiro, pois fostes estrangeiros na terra do Egito.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Por tanto, amaréis al extranjero, porque extranjeros fuisteis vosotros en la tierra de Egipto
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Preto budete aj vy milovať pohostína, lebo ste boli pohostínmi v Egyptskej zemi.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Protož milujte hostě, nebo jste byli hosté v zemi Egyptské.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Să iubiţi pe străin, căci şi voi aţi fost străini în ţara Egiptului.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Sentähden rakastakaa muukalaista, sillä te olette itse olleet muukalaisina Egyptin maassa.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Vậy , các ngươi phải thương người khách lạ , vì các ngươi đã làm_khách trong xứ Ê - díp-tô .
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Vậy, các ngươi phải thương người khách lạ, vì các ngươi đã làm khách trong xứ Ê-díp-tô.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Vous aimerez l`étranger, car vous avez été étrangers dans le pays d`Égypte.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Zato ljubite tujca, kajti tujci ste bili v Egiptovski deželi.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Αγαπατε λοιπον τον ξενον διοτι σεις ξενοι εσταθητε εν τη γη της Αιγυπτου.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Любите и вы пришельца, ибо сами были пришельцами в земле Египетской.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.Обичайте, прочее, чужденеца, защото и вие сте били чужденци в Египетската земя.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.ואהבתם את הגר כי גרים הייתם בארץ מצרים׃
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.فاحبوا الغريب لانكم كنتم غرباء في ارض مصر.
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.所 以 你 們 要 憐 愛 寄 居 的 、 因 為 你 們 在 埃 及 地 也 作 過 寄 居 的
Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısırda siz de yabancıydınız.所以 你 們要 憐愛 寄居 的 、 因為 你 們 在 埃及 地也 作過 寄居 的
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.A vyvediem vás zprostred neho a dám vás do ruky cudzozemcov a vykonám na vás súdy.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.A vyvedu vás z prostředku jeho, a dám vás v ruku cizích, a vykonám nad vámi soudy.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.A wywiodę was z pośrodku jego, a podam was w ręce obcych, i wykonam nad wami sądy.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.És kiviszlek titeket belõle, és adlak titeket idegenek kezébe, és tartok ítéletet fölöttetek.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.E vos farei sair do meio dela, e vos entregarei na mão de estrangeiros, e exercerei juizos entre vós.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.Ich will euch von dort herausstoßen und den Fremden in die Hand geben und will euch euer Recht tun.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.Ik zal u uit Jeruzalem weghalen en overleveren aan buitenlanders, die mijn vonnis over u zullen voltrekken.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.In peljal vas bom iz mesta in vas dal v roke tujcem, in izvršim sodbe nad vami.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.Jag skall föra eder bort härifrån och giva eder i främlingars hand; och jag skall hålla dom över eder.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.Jeg vil føre eder ud af den og give eder i fremmedes Hånd, og jeg vil holde Dom over eder.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.Jeg vil føre eder ut av den og gi eder i fremmedes hånd, og jeg vil holde dom over eder.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.너희를 그 성읍 가운데서 끌어내어 타국인의 손에 붙여 너희에게 벌을 내리리니
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.Os sacaré de en medio de ella, os entregaré en mano de extraños y entre vosotros ejecutaré actos justicieros
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.Pois minä vien teidät sen keskeltä ja annan teidät muukalaisten käsiin ja teen teidän seassanne tuomiot.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.Vi scaccerò dalla città e vi metterò in mano agli stranieri e farò giustizia su di voi
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.И выведу вас из него, и отдам вас в руку чужих, и произведу над вами суд.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.Ще ви извадя изсред града, И ще ви предам в ръцете на чужденци, И ще извърша съдби всред вас.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.והוצאתי אתכם מתוכה ונתתי אתכם ביד זרים ועשיתי בכם שפטים׃
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.واخرجكم من وسطها واسلّمكم الى ايدي الغرباء واجري فيكم احكاما.
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.我 必 從 這 城 中 帶 出 你 們 去 、 交 在 外 邦 人 的 手 中 、 且 要 在 你 們 中 間 施 行 審 判
Sizi kentten çıkarıp yabancıların eline teslim edeceğim. Sizi cezalandıracağım.我 必從這 城中 帶出 你 們去 、 交 在 外邦人 的 手中 、 且 要 在 你 們中間 施行 審判
Siz kaçak yabancılarsınız!I er illegale indvandrere.
Siz kaçak yabancılarsınız!Jesteście tu nielegalnie.
Siz kaçak yabancılarsınız!Ni är olagliga invandrare!
Siz kaçak yabancılarsınız!-Olette laittomia siirtolaisia, Ling.
Siz kaçak yabancılarsınız!Vocês são extraterrestres ilegais!
Siz kaçak yabancılarsınız!Voi siete immigrati clandestini!
Siz kaçak yabancılarsınız!¡Vosotros sois extranjeros ilegales!
Siz kaçak yabancılarsınız!Είστε λαθρομετανάστες!
Siz kaçak yabancılarsınız!Вы - незаконные пришельцы!
Şöyle ki, teknoloji yabancılar arasında güveni sağlıyor.Anume, că tehnologia permite încrederea între străini.
Şöyle ki, teknoloji yabancılar arasında güveni sağlıyor.À savoir, cette technologie permet de faire confiance à des inconnus.
Şöyle ki, teknoloji yabancılar arasında güveni sağlıyor.Det handlar om teknik som möjliggör förtroende mellan främlingar.
Şöyle ki, teknoloji yabancılar arasında güveni sağlıyor.Es decir, la tecnología posibilita la confianza entre extraños.
Şöyle ki, teknoloji yabancılar arasında güveni sağlıyor.Jmenovitě, technologie umožňují důvěru mezi lidmi, kteří se neznají.
Şöyle ki, teknoloji yabancılar arasında güveni sağlıyor.즉, 그 기술이 낯선 사람들 사이에 신뢰가 가능하도록 만들고 있습니다.
Şöyle ki, teknoloji yabancılar arasında güveni sağlıyor.Mégpedig az, hogy a technológia lehetővé teszi a bizalmat ismeretlenek között.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod