Tom yarışı kazanmış gibi görünüyor.It looks like Tom won the race.
Tom sürekli olarak Japonya'da yaşamaya niyetleniyor.Tom intends to live in Japan for good.
Tom yakında bir araba sürebilecek.Tom will be able to drive a car soon.
Tom yakında yüzebilecek.Tom will be able to swim soon.
Tom Jill'i sekreteri yaptı.Tom made Jill his secretary.
Tom Jill'e yeni bir giysi yaptı.Tom made Jill a new dress.
Tom sörf yapmaya düşkündür.Tom is keen on surfing.
Tom her zaman yaptığı her işi iyi yaptı.Tom has always done well in every job he has had.
Tom geçen Pazar yatakta hastaydı.Tom was sick in bed last Sunday.
Tom bu işi yalnız başına yapabilir.Tom can do this work alone.
Tom onu sadece para için yaptı.Tom did it simply for the money.
Tom senin kadar yaşlı değildir.Tom is not as old as you.
Tom yarın erken kahvaltı yapacak.Tom will have breakfast early tomorrow.
Tom yarım saattir sessizce oturuyordu.Tom was sitting silent for half an hour.
Tom Japonya'da on yıl yaşadı.Tom lived in Japan for ten years.
Tom yatakta hasta yatıyor.Tom is lying ill in bed.
Tom yatakta hasta uzanıyor.Tom is lying ill in bed.
Tom baş aşağı yavaş yavaş yürüyordu.Tom was walking slowly with his head down.
Tom dünyanın en yakışıklı aktörüdür.Tom is the most handsome actor in the world.
Tom sokakta yatan bir ayyaşı fark etti.Tom noticed a drunkard lying in the street.
Tom at yarışında asla yenilmemekle övünüyor.Tom boasts of never having been defeated in a horse race.
Tom'un Japoncası yavaş yavaş gelişiyor.Tom's Japanese is improving little by little.
Tom'un işini yapması için birini kabul etmek zorunda kalacağız.We'll have to take on someone to do Tom's work.
Tom'a sürpriz bir karşılama partisi yapalım.Let's give Tom a surprise welcome party.
Tom ve benim ortak yanımız yok.Tom and I have nothing in common.
Ya Tom ya da ben gitmeliyim.Either Tom or I must go.
Hangi evde yaşadın?Which house did you live in?
Toplantı ne kadar yakında başlayacak?How soon will the meeting begin?
Ne kadar indirim yapabilirsin?How much of a discount can you give?
O, ne kadar süre orada yaşadı?How long has he lived there?
Her durumda, yarın seni arayacağım.In any case, I'll call you tomorrow.
Neyse, ona elimden geleni yaptım.Anyway, I gave it my best shot.
Her halükârda, sadece yağmur durursa, sonra dışarı çıkabiliriz.Anyway, if it just stops raining, then we might be able to go out.
Her halükarda ben elimden geleni yapacağım.At any rate, I will do my best.
Ne olursa olsun elimden gelenin en iyisini yapacağım.In any event, I will do my best.
Her halukarda, bu işi yarına kadar bitirmek zorundayım.In any case, I must finish this work by tomorrow.
Tony Kobe'de yaşıyor.Tony lives in Kobe.
Tony geçen yıldan beri Kumamoto'da yaşamaktadır.Tony has lived in Kumamoto since last year.
Tony kaç yaşındadır?How old is Tony?
Tony ne yapıyor?What is Tony doing?
Tony ne iş yapar?What does Tony do?
Tony'yi ilk çalıştırdığımdaki kadar çok, yaklaşık dört kez yapıyorum.I'm making about four times as much myself as when I first hired Tony.
Tony, bize bir parça yararlı tavsiye verdi.Tony gave us a piece of helpful advice.
Totoro herkesle arkadaşlık yapar.Totoro makes friends with everyone.
Öylesine güzel bir gündü ki biz piknik yapmaya karar verdik.It was such a fine day that we decided to have a picnic.
Çok yorgunum. Canım şimdi yürüyüş yapmak istemiyor.I'm very tired. I don't feel like taking a walk now.
Öyle güzel bir gündü ki piknik yapmaya karar verdik.It was such a nice day that we decided to have a picnic.
O kadar sıcak bir geceydi ki gece yarısına dek uyuyamadım.It was such a hot night that I could not sleep till midnight.
Yağmur iyi ve şiddetli yağıyordu.It was raining good and hard.
Yaptığına gerçekten minnettarım.I really appreciate what you've done.
Hava çok soğuktu ve daha da kötüsü yağmur yağmaya başladı.It was very cold, and what was worse, it began to rain.
O kadar soğuktu ki bir ateş yaktık.It was so cold that we made a fire.
Böyle bir adama yardım etmeye kalkışmam.I cannot bring myself to help such a man.
Çok yakışıklı bir prens istisnai güzel bir prensesle tanıştı.A very handsome prince met an exceptionally beautiful princess.
Bir ödül hatası yaptım.I have made a prize mistake.
Turalar ben kazanırım, yazılar sen kaybedersin.Heads I win, tails you lose.
Hangi yoldan giderseniz gidin, yaklaşık on dakika içinde istasyona varabilirsiniz.Whichever way you may take, you can get to the station in about ten minutes.
Hangi yol en yakın?Which way is the nearest?
Ahşap bir evde yaşamayı tercih ederim.I'd rather live in a wooden house.
Yalıtılmış yağmur duşları var.There are isolated rain showers.