ya ile cümle
ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onu yapmaya devam et.Stick to it!
Bir hata daha yaparsa, kovulur.Another mistake, and he will be fired.
Lütfen onu yavaşça tekrarlar mısın?Could you please repeat it slowly?
Onun tekrar yapmanı rica edebilir miyim?Could I ask you to do that again?
Onu ikinci bir kez yap.Do it a second time.
Tekrar yap!Do it again!
Bir şeyin doğrusunu bilecek kadar yeterince yaşlısın. Terbiyeni takın.You are old enough to know better. Behave yourself.
Şimdi yatmaya gitsem iyi olur.I'd better go to bed now.
Henüz pasaport için başvuru yaptınız mı?Have you applied for a passport yet?
Yatmanın zamanı geldi de geçti bile. Radyoyu kapat.It is time you went to bed. Turn off the radio.
Ne kadar süredir Tokyo'da yaşıyorsun?How long have you been living in Tokyo?
Biraz daha yavaşça konuşabilir misin?Could you please speak a little bit more slowly?
Biraz daha yavaş konuşabilir misiniz?Could you please speak a little bit more slowly?
Yeterince yaşadım.I have had it.
Yakında akşam yemeği vakti olacak.It'll soon be time for dinner.
Yakında gün ağaracak.Day will break soon.
O yakında iyileşecek.It will not be long before he gets well.
Kış yaklaşıyor.Winter is drawing on.
Yağışlı sezon yakın.The rainy season is near at hand.
Yakında hava daha sıcak olacak.It will get warmer soon.
Güneş yakında doğacak.The sun will come up soon.
İlkbahar yakında gelecek.Spring will come soon.
Benim doğum günüm yaklaşıyor.My birthday is coming soon.
Yakında seni görmeye can atıyorum.I am looking forward to seeing you soon.
Yakında dışarı çıkmana izin verilecektir.You will be allowed to go out soon.
Çok yakında yağmur yağacak.It is going to rain very soon.
Yakında bu romanı okumayı bitireceğim.I'll soon finish reading this novel.
Elma hasatı yaklaşıyor.The apple harvest will soon come.
Yedi gün boyunca yağmur yağdı.It has been raining for seven full days.
Yağışlı mevsim iki hafta sonra biter.The rainy season will be over in another two weeks or so.
İkinci bir yardıma ne dersin?How about a second helping?
Eğer tekrar yaşasam bir müzisyen olmak isterim.If I were to live again, I would like to be a musician.
Şimdi 16 yaşındasın, daha iyi bilmen gerekir.Now you are sixteen, you should know better.
Artık onsuz yaşayamam.I can't live any longer without him.
Kavunun yarısı yendi.Half of the melon was eaten.
Mary annesinin haberi olmadan kek yaptı.Mary made a cake without her mother's knowledge.
Mary annesinden habersiz kek yaptı.Mary made a cake without her mother's knowledge.
Burada neredeyse hiç yağmur yağmaz.It hardly ever rains here.
Meg dört yapraklı yonca buldu.Meg found a four leaf clover.
Meksika Japonya'nın yarısı kadar çok insana sahiptir.Mexico has half as many people as Japan.
Bay Mailer yarına kadar burada kalacak.Mr Mailer is to stay here till tomorrow.
Mary yarın bize yardımcı olacak.Mary is going to help us tomorrow.
Mary Japonjayı yavaşça konuştu.Mary spoke Japanese slowly.
Mary yavaşça Japonca konuştu.Mary spoke Japanese slowly.
Mary Japonya'ya gitmek için para biriktiriyor.Mary is setting by money to go to Japan.
Mary yanında uyuyan bir kediyle okuyordu.Mary was reading, with a cat sleeping beside her.
Mary geçen pazartesinden beri yatakta hasta.Mary has been ill in bed since last Monday.
Mary ev işini vaktinde yapmalı.Mary ought to do her homework on time.
Mary ev ödevini yapacağını söyledi.Mary said she would do her homework.
Mary ellerini gözlerine gölge yaparak duruyordu.Mary stood with her hand shading her eyes.
Mary bisikletini yağladı.Mary oiled her bicycle.
Mary beni gördüğünde bana yaklaştı.Mary came up to me when she saw me.
Mary hocama karşı benim yanımda yer aldı.Mary took sides with me against my teacher.
Mary dün gece geç saatlere kadar yatmadı.Mary stayed up late last night.
Mary büyük haritayı masanın üstüne yaydı.Mary spread the big map on the table.
Mary'nin konuşacak hiç kimsesi yok fakat o kendini yalnız hissetmiyor.Mary has nobody to talk with, but she doesn't feel lonely.
Mary, her zaman erkek arkadaşının ödevlerini yapmasına yardımcı olur.Mary always assists her boyfriend in doing his assignments.
Mary kendine "Ne yapmalıyım?" diye sordu.Mary said to herself "What shall I do?".
Mary oyunda, yaşlı bir kadın rolünü oynadı.Mary played the role of an old woman in the play.
Mary her zaman yaptığı her şeyde başarılıydı.Mary has always been successful in everything she has done.