Birini yazarken görmedim.I didn't see anyone writing.
Aptalca soruları yanıtlamıyorum.I don't answer stupid questions.
Tom artık bunu yapmıyor.I don't care who's responsible.
Yaşamayı hak etmiyorum.I don't deserve to live.
Ben şimdi bir şey yapmıyorum.I don't do anything now.
O kadar iyi yapmam.I don't do that well.
Onu yararlı bulmuyorum.I don't find that helpful.
Yalnızlığı iyi idare edemem.I don't handle loneliness well.
Benim yatacak zamanım yok.I don't have a bedtime.
Ben bir yat borusuna sahip değilim.I don't have a curfew.
Artık burada yaşamıyorum.I don't live here anymore.
Tom'la birlikte yaşamıyorum.I don't live with Tom.
Kuralları ben yapmıyorum.I don't make the rules.
Bir yatağa ihtiyacım yok.I don't need a bed.
Tom'un yardımına ihtiyacım yok.I don't need Tom's help.
Ben onu normal olarak yapmam.I don't normally do that.
Bunu normal olarak yapmam.I don't normally do this.
Normalde bunu yapmam.I don't ordinarily do this.
Ben bunun işe yarayacağını sanmıyorum.I don't think it'll work.
Yalan söylediğini sanmıyorum.I don't think you're lying.
Tom'un yardımını istemiyorum.I don't want Tom's help.
Ben yalnızca Tom'u sevmiyorum.I just don't love Tom.
Ben gerçekten çok yapmadım.I really didn't do much.
Onu yapma dedim.I said don't do that.
Sanırım Tom yaşıyor.I think Tom is alive.
Herhangi bir yararı olmayacak.It won't do any good.
Bu gece yağmur yağması bekleniyor.It's supposed to rain tonight.
Yarın raporumun vadesi doluyor.My report is due tomorrow.
O hafif yanlış bir hesaptı.That was a slight miscalculation.
Tom hiç balık yakalamadı.Tom didn't catch any fish.
Tom kötü yaralandı.Tom has been badly wounded.
Tom biraz yaşlanmadı.Tom hasn't aged one bit.
Tom'un şirketi plastik ticareti yapıyor.Tom's company deals in plastic.
Tom onu niçin yaptı?Why did Tom do it?
Burada yaşıyorsun, değil mi?You live here, don't you?
Bu konuda bir şey yapmamı ister misiniz?Would you like me to do something about it?
Ben senin yaşındayken, bir işim vardı.When I was your age, I had a job.
Senin yaşındayken bir erkek arkadaşım vardı.When I was your age, I had a boyfriend.
Senin yaşındayken benim bir kız arkadaşım vardı.When I was your age, I had a girlfriend.
Bana senin yaşında olduğum zamanı hatırlatıyorsun.You remind me of myself when I was your age.
Onun hakkında yalan söylemeyeceğim.I won't lie about it.
Sana yalan söylemeyeceğim.I won't lie to you.
Tom için ödeme yapmayacağım.I won't pay for Tom.
Üzgünüm numarası yapmayacağım.I won't pretend I'm sorry.
Şöyle ya da böyle önemli değil.It doesn't matter either way.
Bu yardım edecek gibi görünmüyor.It doesn't seem to help.
Pek işe yaramıyor.It doesn't work very well.
Bu sana yanlış geliyor, değil mi?It feels wrong, doesn't it?
Sadece o mumu yakma.Just don't light that candle.
Bunu köpeğim yapmadı.My dog didn't do that.
Arkadaşlarım onu yapmadı.My friends didn't do that.
Lütfen daha yakına gelme.Please don't come any closer.
Lütfen bana yalan söylemeyin.Please don't lie to me.
Lütfen bana yalan söyleme.Please don't lie to me.
Lütfen beni yalvartma.Please don't make me beg.
Hiçbir şey bilmiyormuş gibi yap.Pretend you don't know anything.
Akla yatmayan bir şey var.Something doesn't make any sense.
Amcası İsviçre'de yaşıyor.Her uncle lives in Switzerland.
Onun teyzesi Avustralya'da yaşıyor.His aunt lives in Austria.
O şimdiye kadar gördüğüm en yakışıklı erkeklerden biri.He's one of the most beautiful guys I've ever seen.