ya ile cümle
ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yanmış parmağı akan suda soğut.Cool the burned finger in running water.
Umutsuz insanlar çoğu kez korkunç şeyler yaparlar.Desperate men often do desperate things.
Umarım yakında hava açar.I hope it will clear up soon.
Çok geçmeden yağmur yağabilir.It may rain soon.
Yavaş yavaş parti sona erdi ve herkes eve gitti.By and by the party ended and everyone went home.
Daha iyisini bilecek kadar yeterince yaşlısın.You're old enough to know better.
Daha dikkatli sür yoksa kaza yapacaksın.Drive more carefully, or you will have an accident.
Daha dikkatli ol, yoksa hata yapacaksın..Be more careful, or you will make mistakes.
Daha yavaş konuşun.Speak more slowly.
Meseleleri daha geniş bir temelde yargılamalıyız.We should judge matters on a broader basis.
Yapacak daha fazla iş oluncaya kadar o, işten kovuldu.He was laid off until there was more work to do.
Daha erken yazmadığım için lütfen beni affet.Please forgive me for not having written sooner.
O beni kısa sürede ona yazmamakla suçladı.She accused me of not writing to her sooner.
Size kısa sürede e-posta yazmadığım için üzgünüm.Sorry I didn't e-mail you sooner.
Daha fazla zamanım olsaydı sana yazardım.If I had had more time, I would have written to you.
Daha fazla zamanım olsaydı daha iyi yapabilirdim.I could have done better if I had had more time.
Daha fazla zamanım olsaydı, daha uzun bir mektup yazardım.I would have written a longer letter if I'd had more time.
Bana yakın gel.Come closer to me.
Bana yaklaş.Come closer to me.
Daha yakına gel ve bu resme bir göz at.Come closer and have a good look at this picture.
Biraz daha egzersiz yapacağım.I'm going to get more exercise.
Daha ucuz bir yayınınız var mı?Haven't you got a cheaper edition?
Daha yavaş konuşmaz mısın?Won't you speak more slowly?
O, bana daha yavaş konuşmamı rica etti.He asked me to speak more slowly.
Daha yavaş yürüyün.Walk more slowly.
Daha yavaş sürer misin?Could you drive more slowly?
Daha yavaş yemelisin.You ought to eat more slowly.
Daha yavaş sür yoksa ceza yersin.Drive more slowly, or you'll get a ticket.
Lütfen daha yavaş konuşabilir misin?Could you speak more slowly, please?
Tabii ki yaşam tarzımız Amerika'dan farklı.Of course our lifestyle is different from America.
Tabii ki, elimizden geleni yapmalıyız.Of course, we must do our best.
Sana yardım edeceğim, elbette.I will help you, of course.
Moskova'ya ulaşmadan önce dört günlük daha seyahatiniz kaldı.You've got another four day's journey before you reach Moscow.
Bir hayalet görsen ne yaparsın?What would you do if you saw a ghost?
Yarın hava güzel olursa dışarı çıkacağım.I will go out if it is fine tomorrow.
Yarın hava güneşli olursa, pikniğe gideriz.If it is sunny tomorrow, we will go on a picnic.
Eğer yarın çok kar yağarsa, bir kardan adam yapalım.If it snows much tomorrow, let's make a snowman.
Yarın hava güzel olursa,basketbol oynayacağızIf it is fine tomorrow, we will play baseball.
Yarın hava güzel olursa beyzbol oynayacağız.If it is fine tomorrow, we will play baseball.
Eğer yarın güzel bir gün olursa pikniğe gideriz.If it's a nice day tomorrow, we'll go on a picnic.
Yarın yağmur yağarsa evde kalacağım.If it rains tomorrow, I'll stay at home.
Eğer yarın yağmur yağarsa oyun iptal edilecek.The game will be called off if it rains tomorrow.
Eğer yarın yağmur yağarsa toplantıya gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I'm not going to the meeting.
Yarın yağmur yağarsa beyzbol maçı ertelenir.If it rains tomorrow, the baseball game will be put off.
Yarın yağışlı olursa maç ertelenir.If it is rainy tomorrow, the game will be put off.
Yarın yağmur yağarsa,pikniğe gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I won't go on a picnic.
Yarın yağmur yağarsa, otobüsle gideriz.If it should rain tomorrow, we would go by bus.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalır mısın?If it rains tomorrow, will you stay at home?
Yarın yağmur yağarsa, oraya araba ile gideriz.If it rains tomorrow, we will go there by car.
Yarın yağmur yağarsa evde kalalım.If it rains tomorrow, let's stay home.
Yarın yağmur yağarsa gezi iptal edilecek.If it should rain tomorrow, the excursion will be canceled.
Eğer sana yardım etmek iseseydi, her şeyden önce sana gelebilirdi.If he would help you, he might come to you at once.
O geç gelirse ne yapmalıyız?What if he should happen to come late?
Ya geç kalırsa ne olacak?What if he should happen to be late?
Yağmur yağarsa o gelmeyecek.If it should rain, he will not come.
Eğer erkek kardeşim burada olsaydı, ne yapılacağını bilebilirdi.If my brother were here, he would know what to do.
Yerinde olsam, onu yapmam.If I were you, I wouldn't do it.
Annem hâlâ hayatta olsaydı bana yardım ederdi.If my mother were still alive, she would have helped me.
Babasının yardımı olmasaydı o, işte başarısız olurdu.If it had not been for his father's help, he would have failed in business.
Bir milyon doların olsa ne yaparsın?What would you do if you had a million dollars?