ya ile cümle

ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben senin yaşındayken Plüton bir gezegendi.When I was your age, Pluto was a planet.
Filler bugün yaşayan en büyük kara hayvanlarıdır.Elephants are the largest land animals alive today.
Peynir, inek, keçi, koyun, ve diğer memelilerin sütlerinden yapılan bir katı gıdadır.Cheese is a solid food made from the milk of cows, goats, sheep, and other mammals.
Onu şimdi yapmazsam, asla yapamam.If I don't do it now, I never will.
Bu şarkı o kadar acıklı ki gözlerimi yaşarttı.This song is so moving that it brings tears to my eyes.
Yaşamın anlamının ne olduğunu kendine soruyor musun hala?You are still asking yourself what the meaning of life is?
Kullanıcı adı ve şifrenizin doğru yazıldığını kontrol edin.Check that your username and password are written correctly.
Bu resmi kim yaptı?Who painted this painting?
Yavaş yavaş, kendi yazılarındaki iyileşmeyi fark edeceksin.Little by little, you will notice improvement in your writings.
Yanında kalabilir miyim? Gidecek hiçbir yerim yok.Can I stay at your place? I have nowhere to go.
Her şey yapılana kadar teorik olarak imkansızdır.Everything is theoretically impossible until it's done.
Ne yaptığımızı bilseydik buna araştırma denmezdi, değil mi?If we knew what we were doing, it wouldn't be called research, would it?
Bir şeyi kendisi yapmak zorunda olmayan biri için hiçbir şey imkansız değildir.Nothing is impossible for the man who doesn't have to do it himself.
Yanınızda bir kaleminiz var mı?Do you have a pen on you?
Mario bana yalan söylediğinden beri artık onunla konuşmuyorum.Since Mario lied to me, I don't speak to him anymore.
O yaşında görünmüyor.He doesn't look his age.
Dikkatlice bak. Nasıl yapıldığını sana göstereceğim.Look carefully. I'm going to show you how it's done.
Mantık, yanlış sonuca inançla ulaşmanın sistematik bir metodudur.Logic is a systematic method of coming to the wrong conclusion with confidence.
Senin için yalan söyleyecek insanlar, sana da yalan söylerler.People who will lie for you, will lie to you.
Nasıl istersen öyle yap.Do as you want.
İstediğiniz gibi yapın.Do as you want.
Banyo yapacağım.I'm going to take a bath.
Biz ayrıldığımızda yağmur yağıyordu, fakat vardığımızda hava güneşliydi.It was raining when we left, but by the time we arrived, it was sunny.
Onu benim için yapıp yapmadığını bilmiyorum.I don't know if he would have done it for me.
Son kezden bu yana o çok değişti.He changed a lot since the last time.
Bu bıçak benim için çok yararlıydı.This knife was very useful to me.
Sen yanlış anahtarı aldın.You took the wrong key.
Onu yapmak için zamanım olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if I'll have time to do it.
"Birisi bana yardımcı olabilir mi?" "Ben olurum.""Can somebody help me?" "I will."
Sen imkansızı yapmamı rica ediyorsun.You ask me to do the impossible.
Yarın gelmek zorunda değilsin.You don't have to come tomorrow.
Ben bir parkta yürüyüş yapıyorum.I'm taking a walk in a park.
Parkta yürüyüş yapıyorum.I'm taking a walk in a park.
İşin yoksa, bana yardım et.If you are free, give me a hand.
Bütün gece kar yağıyordu.It's been snowing all night.
Yalnız kalmak istemiyorsanız size eşlik edebilirim.If you don't want to stay alone, I can keep you company.
O kız arkadaşı ile birlikte yaşıyor.He's moving in with his girlfriend.
Mektup yazmam gerekiyor. Kağıdın var mı?I have to write a letter. Do you have some paper?
Bana bir iyilik yapar mısınız, lütfen?Could you do me a favour please?
Yasalara uymalısın.You are supposed to obey the law.
Muhasebecilik yapabilir misin?Can you do bookkeeping?
Bir bayana yaşının sorulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
Bir bayana yaşını sormayacak kadar mantıklı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
İşleri yarım bırakmamalısın.You shouldn't do things by halves.
Ona yardım etmelisin, ve çabucak!You must help her, and soon!
Onun masumiyetinden yararlanmamalısın.You must not take advantage of her innocence.
Onun saflığından yararlanmamalısın.You must not take advantage of her innocence.
Ondan özür dilemelisin ve bunu derhal yapmalısın.You must apologize to her, and that at once.
Ona yardım etmen gerek.You're required to help them.
Tüm yapmanız gereken, onun cevabını beklemek.All that you have to do is to wait for his reply.
Onun yaşını dikkate almalısın.You must take his age into account.
Onun kütüphanesinden yararlanabilirsin.You may make use of his library.
Yapman gereken tek şey onun tavsiyesini takip etmek.All you have to do is follow his advice.
Yapacağın tek şey onun tavsiyesini dinlemek.All that you have to do is to follow his advice.
Ona işinde yardım etmiş olman gerekirdi.You should have helped him with his work.
Ona işinde yardım etmen gerekirdi.You should have helped him with his work.
Ona işinde yardım etmeliydin.You should have helped him with his work.
Onun yardımına bağlı olabilirsin.You can depend on his help.
Ona bir mektup yazmadın mı?Didn't you write a letter to him?
Sadece ona biraz yardım etmek zorundasın.You have only to give him a little help.

İlgili Sayfalar