ya ile cümle

ya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Gölün yakınında kamp yaptık.We made camp near the lake.
Biz Pazartesi günü saat akşam 6'da buluşmak için anlaşma yaptık.We made arrangements to meet at 6 p.m. on Monday.
Sıkı bir savaş yaptık.We fought a hard battle.
Senin yardımın planımızın başarısı için çok önemlidir.Your help is vital to the success of our plan.
Kyoto'ya kadar gittik.We went as far as Kyoto.
Yabancı hukuka uymak zorundaydık.We had to obey the foreign law.
Yabancı firmalardan kaynaklanan bir rekabetle karşı karşıyayız.We face competition from foreign suppliers.
Teknoloji çağında yaşıyoruz.We live in the age of technology.
Yan sokaktaki küçük ve rahat bir evde yaşıyoruz.We live in a cozy little house in a side street.
Londra'ya kadar otobüsle gittik.We went by bus as far as London.
Yararı beraber paylaştık.We shared the benefit together.
Gece için yol kenarı parkta yatacak bir yer bulduk.We bedded down at the roadside park for the night.
Yapmamız gerekeni yapmadan bıraktık.We have left undone what we ought to have done.
Sadece konuşmak için gece yarısına kadar uyanık kaldık.We sat up half the night just talking.
Bu soruna farklı açılardan yaklaşmalıyız.We should approach this problem from different angles.
Temmuzdan beri burada yaşamaktayız.We've been living here since July.
Biz başkaları ile iletişim kurmak için sözlerin yanı sıra jestler de kullanırız.We use gestures as well as words to communicate with others.
Bir gün dünyayı daha iyi bir yer yapacağız.We will someday make the world a better place.
Şu şirketle sert bir yarış halindeyiz.We are in a fierce competition with that company.
Zor koşullar altında elimizden gelenin en iyisini yaptık.We made the best of that bad situation.
Zarardan yarar sağladık.We made the best of that bad situation.
Yardım için sana güveniyoruz.We are looking to you for help.
Biz yedide kahvaltı yaparız.We have breakfast at seven.
Biz saat on birde yaymaya gideriz.We retire at eleven o'clock.
Programımızda bir değişiklik yapamayız.We cannot make a change in our schedule.
Teknemiz küçük bir adaya yaklaştı.Our boat approached the small island.
Yaşamlarımız çevremiz tarafından belirlenir.Our lives are determined by our environment.
Narita'ya varışımız bir saat ertelendi.Our arrival at Narita was delayed by an hour.
Bizim başarımız onun bize yardım edip etmemesine bağlı.Our success depends on whether he helps us or not.
Başarımız bize yardımcı olup olmayacağınıza bağlıdır.Our success depends upon whether you will help us or not.
Bizim kamu liderleri yaratıcı ve sık sık yeni fikirler ortaya atarlar.Our public leaders are imaginative and often come up with new ideas.
Bizim okulumuz parka çok yakındır.Our school is very close to the park.
Yat kulübümüzün on üyesi vardır.Our yacht club has ten members.
Bizim personelimiz yardım etmeye isteklidir.Our staff is eager to help you.
Personellerimiz size yardım etmekte istekli.Our staff is eager to help you.
Personelimiz size yardımcı olmak için isteklidir.Our staff is eager to help you.
İşi yapmamıza izin verin.Let us do the work.
Uzayı işgâl edeceğimiz ve Ay'a yolculuk yapacağımız gün yakında gelecek.The day will soon come when we will conquer space and travel to the moon.
Biz o firma ile iş yaparız.We do business with that company.
Ükemizi yabancı saldırısından korumak zorundayız.We have to defend our country from the foreign aggression.
Ticari şirketlerimiz bütün dünyada işlerini yaparlar.Our trading companies do business all over the world.
Ordumuz düşman savunmasını yardı geçti.Our army broke through the enemy defenses.
Ordumuz kırallığa baskın yaptı.Our army took the kingdom by surprise.
Tom bizim takımda kurtarma vuruşu yapar.Tom bats cleanup on our team.
Çok fazla yağ yemek kalp hastalığına sebep olmalı.Eating too much fat is supposed to cause heart disease.
Geçmişte değil, şimdiki zamanda yaşamalısın.You must live in the present, not in the past.
Bizim politikamız geçmiş için değil gelecek için yapmaktır.Our policy is to build for the future, not the past.
Hiç hata yapmayan biri hiçbir şey yapmayan biridir.He who makes no mistakes makes nothing.
Bagajınıza yardımcı olmama izin verin.Let me help you with your baggage.
Hanako arabasıyla ilgili son ödemeyi yaptı ve çok memnun hissetti.Hanako made the final payment on her car, and felt very satisfied.
Çiçekler çok hoş bir koku yayarlar.The flowers give off a very pleasant scent.
Yağmurdan sonra çiçekler yeniden canlandı.The flowers revived after the rain.
Çiçekleri sulamama gerek yoktu. Bitirdikten hemen sonra yağmur yağmaya başladı.I needn't have watered the flowers. Just after I finished, it started raining.
Yakında çiçek açacak.The flower will come out soon.
Salı günü yayınlanan planda 54 milyar dolar vergi indirimi duyuruldu.The plan announced Tuesday calls for $54 billion in tax cuts.
Salı gününden beri yağmur yağıyor.It has been raining since Tuesday.
Dünya'ya en yakın benzemede Mars hepsinden en ilgi çekici olanı.Mars is all the more interesting for its close resemblance to our Earth.
Mars yaşayabileceğimiz geleceği parlak bir yer.Mars is a promising place where we may be able to live.
Mars'ta hiç yaşam işareti yok.There is no sign of life on Mars.
Yanmış bir çocuk ateşten anlar.A burnt child fears the fire.

İlgili Sayfalar