Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşlar ile cümle

yaşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.그녀는 20대에 런던의 스크로더 벤쳐스에서 가장 어린 파트너였습니다.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.Als twintiger was ze de jongste partner bij Schroder Ventures in Londen.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.Chị ấy là hội viên trẻ nhất trong quỹ đầu tư Schroder ở Luân Đôn khi chị ấy mới hai mấy tuổi.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.Dia mitra paling muda di Schroder Ventures, London, berumur 20-an.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.Ella era la asociada más joven en Schroder Ventures en Londres cuando tenía poco más de 20 años.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.Era la partner più giovane da Schroder Ventures a Londra quando aveva vent'anni,
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.Jako dwudziestokilkulatka Diana była najmłodszym partnerem w Schroder Ventures w Londynie.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.La vârsta de 20 de ani, a fost cel mai tânăr partener la Schroder Ventures din Londra.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.Sie war die jüngste Teilhaberin von Schroder Ventures in London, als sie ein Mitte 20 war.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.Vers l'âge de 20 ans, elle était le partenaire le plus jeune chez Schroder Ventures à Londres.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.Στα είκοσί της ήταν η νεότερη συνεργάτης των επιχειρήσεων Schroder στο Λονδίνο.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.Вона була наймолодшим партнером Schroder Ventures в Лондоні, не маючи і 30 років.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.Она была самым молодым партнером Schroder Ventures в Лондоне, будучи моложе 30 лет.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.Тя е била най-младият партньор в Schroder Ventures в Лондон, когато беше около 20 годишна.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.היא היתה השותפה הצעירה ביותר בSchroder Ventures בלונדון בשנות העשרים שלה.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.لقد كانت أصغر شريك في مشاريع شرودر في لندن في عشريناتها.
20'li yaşlarındayken, Londra'daki Schroder Ventures'ın en genç ortağıydı.成功したイーベンチャーズのCEOも経験し
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."30 är det nya 20," sa Alex, och så vitt jag visste stämde det.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."30 er det nye 20" sagde Alex, og så vidt jeg kunne se, havde hun ret.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."30 ist das neue 20", sagte Alex und soweit ich das einschätzen konnte, hatte sie recht.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."30 — это новые 20", — говорила Алекс, и насколько я могла судить, она была права.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."A 30 az új 20" mondta Alex, és amennyire meg tudtam állapítani, igaza volt.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim.Alex nói rằng "30 tuổi là tuổi 20 mới", và theo tôi, cô ấy đúng.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."Dertig is het nieuwe 20," zei Alex. Ik dacht dat ze gelijk had.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."I trent'anni sono i nuovi vent'anni", diceva Alex, e per quello che ne sapevo, aveva ragione.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim.'서른은 새로운 스무살 일 뿐야.' 라고 알렉스는 말하곤 했죠. 물론 전 그녀 말이 맞다고 생각했어요.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."Los treinta son los nuevos veinte", decía Alex, y por lo que yo veía, ella tenía razón.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."Třicet je nových dvacet," říkala Alex a mně se zdálo, že má pravdu.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."Trideseta so nova dvajseta," je govorila Alex, in če ste vprašali mene, je imela prav.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."Tridsiatka je nová dvadsiatka," zvykla hovoriť Alex, a podľa mňa mala pravdu.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."Trzydziestka to nowa dwudziestka", mówiła Alex, i sądziłam, że ma rację.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."Vârsta de 30 e noua vârstă de 20", spunea Alex, și-avea dreptate, în ceea ce mă privea.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."Τα τριάντα είναι τα καινούρια είκοσι", έλεγε η Αλεξ, και απ' όσο γνώριζα, είχε δίκαιο.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."Тридесет са новите 20", казваше Алекс и доколкото можех да се произнеса, тя беше права.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."Тридцять - це нові 20", повторювала Алекс, і я вважала, що вона має рацію.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim."שלושים הוא העשרים החדש," אלכס היתה אומרת, ועד כמה שיכולתי לראות, היא צדקה.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim.قالت ألكس: "الثلاثون هي الـ20 الجديدة"، و بحسب رأيي فهي صائبة.
"30'lu yaşlar yeni 20" derdi, ve haklı olduğunu söyleyebilirdim.私もそんなものだと 思っていました 就職も結婚も出産も 昔より遅くなって
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.A byl tam chlapík, třicátník, a kupoval si knížku.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Ada satu orang ini yang membeli satu buku, dan usianya sekitar 30an.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Bol tam jeden pán, v 30-tich rokoch, ktorý si tam kupoval knihu.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Có một anh chàng đến mua sách, khoảng 30 tuổi.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Daar was deze jongen die een boek kocht, hij was een dertiger.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Da war dieser Mann, so Mitte 30, und hat ein Buch gekauft.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Der var en fyr der købte en bog, han var i 30erne.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Det var den här killen som köpte en bok, runt 30 års åldern.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.E lì c'era un tizio, sulla trentina, che aveva comperato il libro.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Eräs kolmekymppinen mies tuli ostamaan kirjan.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Era un tip care cumpăra o carte, avea cam 30 de ani.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Había un hombre comprando un libro, de unos 30 años.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Il y avait ce type qui achetait un livre, la trentaine.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.In tam je bil en kupec, v svojih tridesetih.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.서른 쯤 된 남자분이 책을 사고 계시길래
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu. Ne iş yaptığını sordum.Estava um sujeito dos seus 30 anos a comprar o livro e perguntei-lhe o que fazia.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Volt ott egy fickó, vett egy könyvet, a harmincas éveiben járt.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Και ήταν ένας νεαρός γύρω στα 30 που αγόραζε βιβλίο.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.И вот подходит ко мне один из покупателей, лет 30-ти.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Имаше един мъж, който си купи книга, той беше в трийсетте.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.Там був хлопець, який купував книжку. Йому було десь 30.
30 yaşlarında bir adam bir kitap satın alıyordu.היה שם אחד שקנה ספר, הוא היה בשנות השלושים שלו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yaşlar ile cümle - Sayfa 31 - yaşlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App