Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşlanma ile cümle

yaşlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Duvara yaslanma.Don't lean against the wall.
Bina yaşlanma belirtileri gösteriyor.The building exhibits signs of dilapidation.
Sandalyeme yaslanma.Don't lean on my chair.
Masama yaslanmayın.Don't lean on my desk.
Fiziksel değişiklikler doğrudan yaşlanmayla ilgilidir.Physical changes are directly related to aging.
Japonya nüfusunun yaşlanmasına karşı koymaya çalışıyor.Japan is trying to cope with the aging of its population.
Babaannenin ani ölümünden sonra, büyükbaba hızla yaşlanmaya başladı.After Grandma's sudden death, Grandpa began to age rapidly.
Tom ve karısı, çok yaşlanmadan önce bir çocuk sahibi olmak istedi.Tom and his wife wanted to have a child before they were too old.
Ben yaşlanmaya başlıyorum!I'm starting to get old!
İlaç firması yaşlanma sürecini durdurmak için hayat iksirini arıyor.The pharmaceutical company is looking for the Elixir of Life to stop the ageing process.
Bu asla yaşlanmaz.This never gets old.
Mary'yle yaşlanmak istiyorum.I want to grow old with Mary.
Tom biraz yaşlanmadı.Tom hasn't aged one bit.
Yaşlanmaktan kaçamazsın.You can't run away from age.
Kimse yaşlanmaktan kaçamaz.No one can escape growing old.
O şey asla yaşlanmaz.That thing never gets old.
O asla yaşlanmaz.That never gets old.
Yaşlanmak iyi değildir ama alternatifi daha iyi değildir.Ageing isn't good, but the alternative is no better.
Gerçek aşk asla yaşlanmaz.True love never grows old.
Seninle yaşlanmak istiyorum.I want to grow old with you.
Kapılara yaslanmayınız.Don't lean against the doors.
Sen bir günde yaşlanmadın.You haven't aged a day.
Yaşlanman daha dindar olman gerektiği anlamına gelmez.The older you get doesn't mean you should become more religious.
Yaşlanmaktan korkmayan insanları seviyorum.I like people who are not afraid to grow old.
Yaşlanmaktan korkmuyorum.I'm not afraid of growing old.
Karımla yaşlanmak istiyorum.I want to grow old with my wife.
Yaşlanmak istemiyorlar.They don't want to grow old.
Yaşlanma ölmek zorunda olduğunuz bir hastalıktır.Ageing is a disease that you must die of.
Yaşlanma hiçbir şeye mal olmaz.Aging doesn't cost anything.
Tom ile birlikte yaşlanmak istiyorum.I want to grow old with Tom.
Yaşlanmak mecburidir, büyümekse tercih meselesi.Growing old is mandatory. Growing up is optional.
Vampir olduktan sonra hiç yaşlanmaz ve artık hep on altı yaşında kalacaktır.After becoming a vampire, he never ages and physically will remain 16 years old.
Alucard bir ölümsüzdür ve yaşlanmaz.Kaulu is immortal and does not age.
Şiirin yaşlanma ve ölüme odaklanması, filmin sanatsal zorlukları irdelemesiyle bağlantılıdır.The poem's focus on aging and death connects to the film's exploration of artistic difficulty.
Bitki çeşitli yaşlanma zamanlarında ve üzüm votkasında konyak üretiyor.The factory produces cognacs of various aging times and grape vodka.
Bu işlem onu hayatta tutsa da nabzı atmamakta ve yaşlanmamaktadır.This keeps her alive, but leaves her without a pulse and unable to age.
Gerontofobi yaşlanmaya karşı olan bir fobi, ya da yaşlılığa karşı bir nefret ve korkudur.Gerontophobia is the fear of growing old, or a hatred or fear of the elderly.
Cildin hızlı yaşlanmasına neden olur.Kouření způsobuje stárnutí kůže.
Buna göre az sayıda insanın yaşlanma olanağı bulduğu düşünülmektedir.A small number are known to have survived to adulthood.
Kedilerde yaşlanma, cins, boyut ve beslenme düzenine bağlıdır.Aging in cats depends on breed, size and diet.
Ayrıca yaşlanmazlar.And he hasn’t aged.
"Yaşlanma, Seks ve DNA Onarımı".Aging, Sex, and DNA Repair.
Yaşlanmak, beyazlamak, saçları ağarmak anlamı vardır.Examples include age, gender, weight, and hair color.
Örnek: İnsanlar, gün geçtikçe yaşlanıyorlar. ( Onu yaşlanmak ifadesi olmuyor.It is often said that it will prevent the person from growing (if they are not fully grown already).
1980'li yıllardan itibaren demografik yapıda çok ciddi yaşlanma olmuştur.Since the early 1980s Allier has faced many demographic handicaps.
Yaşlanmaktan biraz eğlence çıkarıyor, ve, bilirsiniz, insanlar sevebilir bunu.It's making a little bit fun of getting older, and, you know, people might like it.
Yaşlanma konusunda bir uzman.He's an expert in aging.
Bu etkenler cildin erken yaşlanmasına neden olur.These factors cause premature skin aging.
Yaşlanmaya karşı savaşta size en iyi çözümü sunduğumuz için gururluyuz.We are proud to introduce to you the best solution in the fight against aging.
Peki, neden yaşlanmayla ilgilenmeliyiz ki?So why should we be interested in aging at all?
Ölüm, çoğunlukla yaşlanma dediğimiz şeyin sonunda gerçekleşir.Death is often the result of a process we call aging.
Yaşlanmamızın ilk sebebi, DNA'mızın bozulması.The first way we age is due to DNA damage.
Şu anda yaşlanmayı önleyici ilaçlar mevcut mu?Is anti-aging medicine available right now?
Hayır, şu anda geliştirilmekte olan ve yaşlanmayı etkin şekilde önleyen bir ilaç yok.There are no really effective anti-aging medicine for pharmaceutical development right now.
Neden yaşlanmaya karşı direnç göstermeliyiz?Why should we defy aging?
Yaşlanmayla ilgili çalışmalarda hükumetin rolü ne?What role does government play in the study of aging?
Hükumetin yaşlanmaya karşı mücadeleye katkısı pek az oldu.The role of government in working on combating aging has so far being very slight.
Yaşlanmaya karşı yürüttüğünüz araştırmaları ne tür kurumlar destekliyor?What types of organizations support anti-aging studies?
Arada birçok insan bana yaşlanma konusu hakkındaki yorumlarımı sordu.At the break, I was asked by several people about my comments about the aging debate.
Beni merak edeceğin kadar yaşlanmadım daha!I'm not so old that you need to worry about me!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod