yaşayabilir ile cümle

yaşayabilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ben de öyle diye düşünüyordum. Kim bilir, belki de bedenimiz başka bir deneyim yaşayabilirdi?Je pensais ces temps-ci... peut-être pourrions-nous vivre une nouvelle expérience dans la chair?
Ben de öyle diye düşünüyordum. Kim bilir, belki de bedenimiz başka bir deneyim yaşayabilirdi?lch habe nachgedacht: vielleicht könnten wir eine neue Erfahrung auf Erden machen?
Ben de öyle diye düşünüyordum. Kim bilir, belki de bedenimiz başka bir deneyim yaşayabilirdi?M-am tot gandit, cine stie, poate ca vom putea avea o alta experienta ca incarnati?
Ben de öyle diye düşünüyordum. Kim bilir, belki de bedenimiz başka bir deneyim yaşayabilirdi?Přemýšlela jsem, kdo ví, možná bychom mohli mít další zkušenost v těle?
Ben de öyle diye düşünüyordum. Kim bilir, belki de bedenimiz başka bir deneyim yaşayabilirdi?Rozmyślałam, kto wie, być może mogliśmy doświadczyć czegoś innego w naszym ciele?
Ben de öyle diye düşünüyordum. Kim bilir, belki de bedenimiz başka bir deneyim yaşayabilirdi?Stavo pensando, chissà potremo vivere una nuova esperienza nella carne?
Ben de öyle diye düşünüyordum. Kim bilir, belki de bedenimiz başka bir deneyim yaşayabilirdi?Ta đang nghĩ... ...có lẽ sẽ lại sống... ...1 trải nghiệm cuộc sống mới.
Ben de öyle diye düşünüyordum. Kim bilir, belki de bedenimiz başka bir deneyim yaşayabilirdi?Σκεπτόμουν, ποιος ξέρει, ίσως να μπορούσαμε να έχουμε άλλη μία εμπειρία ενσαρκωμένοι;
Ben de öyle diye düşünüyordum. Kim bilir, belki de bedenimiz başka bir deneyim yaşayabilirdi?Я думала, кто знает, может быть, мы могли бы иметь другой опыт во плоти?
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Anda mungkin tinggal di negara miskin yang kecil seperti saya.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Bạn có thể sống trong một đất nước nhỏ nghèo khó như tôi.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Élhetünk egy kicsi, szegény országban, mint én.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Ihr könnt wie ich in einem kleinen armen Land leben.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Je kan in een klein arm land leven zoals ik.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.여러분도 저와 같이 가난한 나라에 살고,
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Możesz mieszkać w małym, biednym kraju, tak jak ja.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Môžete žiť v malej chudobnej krajine ako ja.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.On peut vivre dans un petit pays pauvre, comme moi.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Podemos viver num país pequeno e pobre, como eu.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Poţi trăi într-o ţară mică şi săracă, aşa cum trăiesc eu.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Puedes vivir en un país pequeño y pobre, como yo.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Puoi vivere in un piccolo paese povero, come me.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Μπορείς να ζεις σε μια μικρή, φτωχή χώρα, σαν εμένα.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Ви можете жити в невеликій бідній країні, як я.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Вы можете жить в небольшой бедной стране, как я.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.Може да живеете в малка, бедна страна, като мен.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.אתם יכולים לחיות במדינה קטנה ודלה, כמוני.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.تستطيع العيش في دولة صغيرة وفقيرة، مثلي
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.小さな会社のつまらない部署で
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.저와 20년을 함께 보낼 수도 있으면 당장 내일 떠날 수도 있습니다
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Ai posibilitatea să stai cu mine 20 de ani şi să pleci mâine.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Anda bisa tinggal dengan saya selama 20 tahun, kemudian pergi keesokan hari
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Bạn có thể ở lại với tôi 20 năm, ra đi ngày hôm sau.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Je kan 20 jaar bij me blijven of morgen vertrekken.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Kanssani voi olla 20 vuotta tai lähteä huomenna.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Man kan hos mig i 20 år, forlade mig i morgen.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Man kann 20 Jahre bleiben, morgen gehen.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Możesz zostać na dwadzieścia lat lub tylko do jutra.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Můžete se mnou zůstat 20 let a odejít zítra.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Podem ficar comigo 20 anos, ou partir amanhã.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Si può stare con me per 20 anni, e andarsene domani.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Velem tarthatsz 20 évig, de akár holnap is elmehetsz.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Vous pouvez rester avec moi pendant 20 ans ou partir demain.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Μπορείτε να μείνετε μαζί μου για 20 χρόνια, ή να φύγετε αύριο.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Ви можете прожити зі мною 20 років або ж піти геть завтра.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Вы можете оставаться со мной 20 лет и уйти завтра.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.Можеш да останеш за 20 години или да си тръгнеш утре.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.אתה יכול להשאר איתנו 20 שנה, או ללכת מחר.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.يمكنك البقاء معي لمدة 20 سنة والذهاب غداً
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.你可以喺度做廿年,然後聽日就走
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.誰も月に100ドル以上はもらえません
Ben, şüpheyle, belirsizlikle, bilmeyerek yaşayabilirim.Ich kann mit dem Zweifel und der Unsicherheit und dem Unwissen leben.
Ben, şüpheyle, belirsizlikle, bilmeyerek yaşayabilirim.Je peux vivre le doute, avec l'incertitude et le fait de ne pas savoir
Ben, şüpheyle, belirsizlikle, bilmeyerek yaşayabilirim.Posso vivere con dubbi e incertezze e non sapendo.
Ben, şüpheyle, belirsizlikle, bilmeyerek yaşayabilirim.Puedo vivir con dudas e incertidumbre y sin saber.
Ben, şüpheyle, belirsizlikle, bilmeyerek yaşayabilirim.Voin elää epäilyksessä ja epävarmuudessa tietämättä.
Ben, şüpheyle, belirsizlikle, bilmeyerek yaşayabilirim.Мога да живея със съмнение и несигурност и без да зная.
Bilmiyorum. Ben, şüpheyle, belirsizlikle, bilmeyerek yaşayabilirim.Saya tidak tahu aku bisa hidup dengan keraguan dan ketidakpastian dan tidak tahu.
Biri, bu kadar çok sırrı varken nasıl bir kadınla beraber yaşayabilir?Bagaimana mungkin orang tinggal bersama seorang wanita tapi punya banyak rahasia?
Biri, bu kadar çok sırrı varken nasıl bir kadınla beraber yaşayabilir?¿cómo vivir con una mujer teniendo tantos secretos?
İlgili Sayfalar