yaşayabilir ile cümle
yaşayabilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Genellikle en fazla 3 yıl, bazıları 6 yıla kadar yaşayabilir.최대 4년이며, 보통은 1년에서 1년 6개월이다.
Avlanması için açık hava gerekir ama yoğun yağmur ormanlarından yarı kurak bozkıra kadar yaşayabilir.큰 비는 주로 우기에 오기 때문에 양곤은 열대 몬순 기후로 분류할 수 있다.
O zaman nasıl yaşayabilirler?אם כך, כיצד הם יכולים לחיות?
Cinsel olgunluğa üç yaşında ulaşır ve 28 yıl kadar yaşayabilir.הוא מגיע לבגרות מינית בגיל 3 שנים, ועשוי לחיות כ-28 שנים.
Bu hayvanlar sadece hayvanat bahçelerinde yaşayabilir.הלייגרים יכולים אפוא להתקיים רק בגני חיות.
Her ortamda yaşayabilir.אני יכול לגור בכל מקום.
Dayanıklı balıklardandırlar; fazla oksijen bulundurmayan sularda yaşayabilirler.דגים מיוחדים אלה יכולים לנשום אוויר והם יכולים לחיות במים כמעט חסרי חמצן.
Ömrü 150 ila 200 yıl arasında olabildiği gibi, 300 yıldan daha fazla da yaşayabilir.במאה זו בני אדם יחיו כנראה עד גיל 150 שנה פחות או יותר.
Yetişkin karakulaklar çift halinde ya da tek başlarına yaşayabilirler.הקיימנים עשויים לחיות לבד, בזוגות או בקבוצות קטנות.
İnsanların neredeyse yarısı hayatının herhangi bir noktasında hemoroidle ilgili sorunlar yaşayabilir.Около половината от хората могат да имат проблеми с хемороиди в някакъв етап от живота си.
Yumurtaları insan bedeni dışında en fazla üç hafta yaşayabilir.Извън човешкото тяло, яйцата могат да оцелеят до три седмици.
Bu bakteriler yiyeceklerde yaşayabilirler ama bu duruma oldukça nadir rastlanır.Тези бактерии могат да живеят и в храна, но това не е толкова обичайно.
Günümüzde bu kaplumbağalar koruma altındadırlar ve insan ömründen uzun yaşayabilirler.Костенурките я спасяват и оттогава са приятели.
Kraliçe arılar 5 seneye kadar yaşayabilirler.Цариците могат да живеят до една година.
Erkekleri ise 5 yıl gibi daha kısa yaşayabilirler.По-редки са случаите, когато представители живеят около пет години.
Öte yandan karanlıkta ise görmede sorun yaşayabilirler.Човекът, от друга страна, може да види истината в тях.
Ancak birkaç tür açık alanlarda, çayırlarda, kuru habitatlarda, hatta çöllerde yaşayabilirler.Може да се забележи в открити тревисти местности, сухи или гористи терени и дори в населени места .
Ayrıca günlerce ot dışında bir şey yemeden yaşayabilir.Освен това те могат да оцелеят без храна в продължение на половин година.
Yetişkin karakulaklar çift halinde ya da tek başlarına yaşayabilirler.Птицата-носорог живее по двойки или единично.
Bu alt tür, konakçı olmadan ancak birkaç gün yaşayabilir.Бактерията може да оцелее без гостоприемник само в продължение на няколко дни.
Bu bakteriler yiyeceklerde yaşayabilirler ama bu duruma oldukça nadir rastlanır.Te bakterije mogu živjeti u hrani, no to je vrlo neuobičajeno.
Bu hayvanlar sadece hayvanat bahçelerinde yaşayabilir.Može ih se vidjeti samo u zoološkim vrtovima.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Možeš li samu radnju napraviti malo više sjebanom?
İnsanların neredeyse yarısı hayatının herhangi bir noktasında hemoroidle ilgili sorunlar yaşayabilir.Polovina ukupne svjetske populacije može u nekom vremenu tijekom života iskusiti tegobe s hemoroidima.
Bununla birlikte, insanlar hedeflerine varamadan bataryalarının biteceği endişesini yaşayabilirler.Ipak, ljudi bi mogli biti zabrinuti da će ostati bez energije prije dolaska na odredište.
İyi bakılırsa 2 yıl kadar yaşayabilirler.Može poživjeti dva mjeseca.
Bu kuşlar her yerde yaşayabilirler.Ove ptice su se vjerojatno parile na svim mjestima diljem otoka.
Kadınlar 40 yaşın üstüne kadar yaşayabilirler.Mogu doživjeti do 40 godina.
20 yıl kadar yaşayabilirler.Mogu živjeti više od 20 godina.
Virüsler çevrede uzun süre yaşayabilirler.Spužve mogu veoma dugo živjeti.
Uzun ömürlü bir ağaç olup, yaklaşık 2000 yıl kadar yaşayabilir.Drvo može živjeti 2000 godina.
Burada alışveriş keyfini doyasıya yaşayabilirsiniz.Zoznam skladieb si môžete pozrieť tu.
18 yıla kadar yaşayabilirler.Lahko živijo do 18 let.
İnsanların neredeyse yarısı hayatının herhangi bir noktasında hemoroidle ilgili sorunlar yaşayabilir.Skoraj polovica ljudi ima enkrat v svojem življenju težave s hemoroidi.
Ağaç 100 yaşına kadar yaşayabilir.Drevo lahko doživi 130 let.
50 yıldan fazla yaşayabilir ve ömür boyu aynı eşle çiftleşirler.Lahko živi do 50 let ali več in je partner vse življenje.
Zira az bakıma ihtiyaç duyar ve buna karşın 100 yıldan fazla yaşayabilir.Gorgija je dosegel visoko starost, živel naj bi namreč več kot sto let.
Yetişkin karakulaklar çift halinde ya da tek başlarına yaşayabilirler.So rastlinojede živali, ki živijo posamič ali v parih.
Cinsel olgunluğa üç yaşında ulaşır ve 28 yıl kadar yaşayabilir.Spolno dozori v tretjem letu starosti, živi pa lahko do 20 let.
Toprağa dökülen sporlar rüzgarla ya da böceklerle çevreye dağılır ve toprakta yıllarca yaşayabilir.Z blatom pridejo spore v zemljo in prah, kjer lahko preživijo več let.
Apartmanda rahatlıkla yaşayabilir.Gali gyventi bute, jei gaus pakankamai krūvio.
Ağaç 100 yaşına kadar yaşayabilir.Šiam medžiui galėtų būti mažiausiai 100 metų.
Makiler yaklaşık 18 sene yaşayabilirler.Suaugusios blakės gyvena iki 18 mėnesių.
Kraliçe arılar 5 seneye kadar yaşayabilirler.Sėklos išlieka gyvybingos iki 5 metų.
Çapak balıkları 16 yaşına kadar yaşayabilirler.Žuvis trumpaamžė, gyvenanti iki 6 metų.
Ortalama 25-30 yıl kadar yaşayabilirler.Vidutiniškai gyvena apie 25-30 metus.
Virüsler çevrede uzun süre yaşayabilirler.Viirused võivad keskkonnas elusana püsida pikemat aega.
Bu hayvanlar sadece hayvanat bahçelerinde yaşayabilir.Neid on talutatud loomaaedadesse elama.
Zira az bakıma ihtiyaç duyar ve buna karşın 100 yıldan fazla yaşayabilir.Samuti nõuab rookatus hoolt ja peab küll vastu kaua, kuid siiski vähem kui sada aastat.
Ağaç 100 yaşına kadar yaşayabilir.Põõsas tervikuna võib elada üle 100 aasta vanaks.
Spermler, kancığın üreme organlarında birkaç gün yaşayabilir.Spermatosoidid on naise kehas võimelised elama umbes 72 tundi.
Bu intihar yönteminde başarısız olan kişi ömür boyunca yanıklarla yaşayabilir.Lahendamata konfliktid kuskil staadiumis võivad inimesega terve elu kaasas käia.
Kafestekiler 30-40 yıl yaşayabilir.Kaamelite eluiga ulatub 30–40 aastani.
Ama bu büyük bir kayıp olabilirdi, onunla yaşayabilirdim, ama yine de büyük bir kayıp olurdu.Ale cítím, že by to byla velikánská ztráta, sice bychom to přežili, ale stejně.
Ama bu büyük bir kayıp olabilirdi, onunla yaşayabilirdim, ama yine de büyük bir kayıp olurdu.Dar cred că ar fi o mare pierdere, una care nu m-ar afecta, dar totuși semnificativă.
Ama bu büyük bir kayıp olabilirdi, onunla yaşayabilirdim, ama yine de büyük bir kayıp olurdu.Das wäre ein riesiger Verlust - mit dem ich gut leben könnte, aber trotzdem riesig.
Ama bu büyük bir kayıp olabilirdi, onunla yaşayabilirdim, ama yine de büyük bir kayıp olurdu.하지만 왠지 그건 커다란 손실일 것만 같은 느낌이 들어서요. 뭐 그래도 사는데 지장은 없겠지만 그래도 큰 손실일 듯 해요.
Ama bu büyük bir kayıp olabilirdi, onunla yaşayabilirdim, ama yine de büyük bir kayıp olurdu.Maar dat zou een enorm verlies zijn -- (Gelach) ik zou ermee kunnen leven, maar toch, enorm.
Ama bu büyük bir kayıp olabilirdi, onunla yaşayabilirdim, ama yine de büyük bir kayıp olurdu.Ma credo che sarebbe una grossa perdita, ci potrei convivere, ma sarebbe una grande perdita.
Ama bu büyük bir kayıp olabilirdi, onunla yaşayabilirdim, ama yine de büyük bir kayıp olurdu.Mais je crois que ce serait une perte immense, qui ne m'empêcherait pas de vivre, mais quand même immense.
İlgili Sayfalar