yaşayabilir ile cümle

yaşayabilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Bu alt tür, konakçı olmadan ancak birkaç gün yaşayabilir.It is unable to survive more than a few days without a host.
Bir defa beslendikten sonra oniki ay süreyle beslenmeden yaşayabilirler.After that they can survive for many months without feeding.
Kraliçe arılar 5 seneye kadar yaşayabilirler.The beetle can live for 3 years.
50 yıldan fazla yaşayabilir ve ömür boyu aynı eşle çiftleşirler.They may live for 50 years or more, and mate for life.
Deniz samuru Pasifik okyanusunun açıklarında bile yaşayabilir.On clear days the Pacific Ocean can be seen from there.
Ağaç 100 yaşına kadar yaşayabilir.The tree can live for up to 400 years.
Ortalama 25 yıl kadar yaşayabilirler.They can live for up to 25 years.
Dişiler 14 yıl yaşayabilir.The grivet may live for 13 years.
Ve bu inancı nasıl yaşayabiliriz?And how would we live such a faith?
Hiç kimse onlara yardım yıllar ve yıllar yaşayabilir misiniz? "Mary endişeyle sordu.Would they live years and years if no one helped them?" inquired Mary anxiously.
Bir oda tutarız ve... ...üçümüz beraber yaşayabiliriz.We'll get a room and .... ...the three of us can live together
Ben, şüpheyle, belirsizlikle, bilmeyerek yaşayabilirim.I can live with doubt and uncertainty and not knowing.
Oraya gidip bu üç boyutlu hayal ürününü yaşayabilirsiniz.So you can actually visit and have this three-dimensional fictional experience there.
Hep beraber bu dünyada yaşayabiliriz.We can all live together in this world.
O zaman hayatımızı süreçte hastalanmadan, dolu dolu yaşayabiliriz.And then we can enjoy our lives more fully without getting sick in the process.
Kalp kasınızın bir kısmı ölebilir ve yaşayabilirsiniz.Cause you can have some of your heart tissue die and you can survive.
Ama yunuslar aslında erken onların 50s yaşayabilirizBut dolphins can actually live into their early 50s
Vay canına, birine bağırıp, içindekileri tamamen dışarıya vurup, endişe etmeden yaşayabilir miyiz?"Wow, you can yell at somebody, you can really express yourself, and not worry?
Bu dev kaplumbağalar 150 yıl kadar yaşayabilirThis giant tortoise could live to be 150 years old
Eğer beni doğurmasaydı, hala yaşayabilirdi.If she hadn't had me, she would still be alive.
Daha küçük bir alanda nasıl yaşayabilirsiniz?So how can you live little?
Bununla yaşayabilirim.I can live with that.
Benim gibi, küçük fakir bir ülkede yaşayabilirsiniz.You can live in a small poor country, like me.
Sağlıklı bir aklım olsa, sakat bir bedenle de yaşayabilirim.I rather have a healthy mind and a warped body.
Ya işte fevkalade utanç verici bir gün yaşayabilirsiniz.Or you can just have an incredibly embarrassing day at work.
Bu organizmalar tamamen kuru ortamlarda bulunabilirler. Havasız yerlerde yaşayabilirler.These organisms can be totally desiccated; they can live in a vacuum.
Bu fotoğrafta 35 yaşında. Ancak yunuslar aslında 50'li yaşlara kadar yaşayabilirler.She's 35 years old in this shot, but dolphins can actually live into their early 50s.
Düşündüm de, orada onunla birlikte yaşayabiliriz. Öyle...I thought we'd live together here but...
Neyle karşılaşacağımızı bildiğimize göre bu tecrübeyi tekrar yaşayabiliriz dedik.We thought we actually could go through this again and thought we knew what we would be up against.
Hayallerinizi yaşayabilirsiniz. Translated by OzgurMeteYOU CAN LlVE YOU DREAM!!!!!!
Bir iş olmadan nasıl yaşayabilirim?How can I live without a job?'
Zihin soruyor, "Bir iş olmadan ben nasıl yaşayabilirim?" "Yapamam."Mind is asking, 'How can I live without a job?
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Africa, Asia, Australia, into the Pacific.
Biri, bu kadar çok sırrı varken nasıl bir kadınla beraber yaşayabilir?How can one live with a woman while having so many secrets?
Bu iki dünyandan birinde yaşayabilirsiniz...We can live in one of these two worlds.
Karım bir rolü gerçekten yaşayabilir.My wife can really live a part.
Birlikte yaşayabiliriz.We can live together!
Bu yüzden tanrıya inanmadan da tanrısal anlar yaşayabiliriz.So one can have so-called spiritual moments without belief in the spirit.
Fakir olan dünya içinde yaşayabilirsiniz, ki insanlar bunu pek sevmezlerYou can either live in a world which is poorer, which people in general don't like.
Telefonsuz yaşayabilir miydiniz?Can you live without a telephone?
Uzaktan kumanda olmadan yaşayabilir miydiniz?Can you live without a remote control?
Sanırım yaşayabilirim.Now, I feel like I'll live.
Kardeşim, Sen ölürsen, sensiz yaşayabilir miyim sence ?!Brother, if you're dead, do you think I can live?
Metaforlar fiillerin içinde de yaşayabilirler.Metaphors can also live in verbs.
Benimle 20 yıl yaşayabilir ya da yarın gidebilirsiniz.You can stay with me for 20 years, go tomorrow.
Bu dişi sadece üç-dört gün yaşayabilir ve yaklaşık 400 yumurta yapması gerek.This female can live only three to four days, and she needs to give rise to around 400 eggs.
"Nasıl burada uzun zaman boyunca zarafetle yaşayabiliriz?,"How can we live here gracefully over the long haul?"
Ve onların hepsi sizsiniz. Siz sadece, bu deneyimi her seferde bir defa yaşayabilirsiniz.And they're all you, only you can only experience it one at a time.
Ben de öyle diye düşünüyordum. Kim bilir, belki de bedenimiz başka bir deneyim yaşayabilirdi?I've been thinking, who knows, perhaps we could have another experience in the flesh?
Böylece beyniniz bir nevi vücut dışına seyahat deneyimi yaşayabilir.And the brain then senses that there's an out-of-body experience.
Böylece bir nevi vücur dışına seyahat deneyimi yaşayabilirsiniz.And you get a sense of out-of-body experience.
Gençler problem yaşayabilir.The younger, maybe not.
Sanırım biraz daha uzun yaşayabilirim. Kafayı yemişsin sen... Hayal aleminde yaşıyorsun.I think I can live a little longer.
Burada yaşayabilirdim.I could've just lived here.
Milutinoviç, "Kosova bağımsızlığını kazanırsa Sırplar burada nasıl yaşayabilir ki?"If Kosovo becomes independent, how can Serbs live here?
Diğer bakterilerin aksine, hücre dışındaki kültürlerde yaşayabilir ve hücre duvarından yoksundur.Unlike other bacteria they can live in cultures outside cells and they lack a cell wall.
Gürcü meşesi, tarla akçaağacı ve diğerleri bir arada yaşayabilir.The Georgian oak, the field maple and the other are mixed together.
Bir kişi 20/20 vizyonu olsa bile görsel algısal işleme ile ilgili problemler yaşayabilir.A person can have problems with visual perceptual processing even if they have 20/20 vision.
Yaklaşık beş yıla kadar yaşayabilirler.They can live up to about five years.
Örneğin, bir kişi çimlerinde güneş lekeleri görürken bir geçmişe dönüş yaşayabilir.For example, a person may experience a flashback while seeing sun spots on their lawn.
İlgili Sayfalar