yaşaya ile cümle

yaşaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Karıncayiyenler yalnız yaşayan hayvanlardır.Aardvarks are solitary animals.
Yerdomuzları yalnız yaşayan hayvanlardır.Aardvarks are solitary animals.
Perdeyi kapa! Caddenin karşısındaki evde yaşayan adam bir röntgenci.Close the curtains! The guy living in the house across the street is a Peeping Tom.
Tom'un yaşayacak hiçbir yeri yoktu.Tom had no place to live.
Susuz yaşayabilirim.I can live without water.
Hayatımı nasıl yaşayacağımı bana söylemeyi bırak.Stop telling me how to live my life.
Büyük şehirlerde yaşayan insanların bir egzersiz eksikliğinden muzdarip olma eğilim var.People who live in big cities have a tendency to suffer from lack of exercise.
Sadece burada yaşayan soğuğu bilir.Only one who lives here, knows the coldness.
Tom ve Mary'nin asıl sorunu onların yaşayacak bir yer bulamaması.Tom and Mary's main problem is they can't find a place to live.
Benim yaşadığım ayı sorunları yaşayacağınızı sanmıyorum.I don't think you'll have the same problems I had.
Onlar bir sorun yaşayacaklar, bence.They're going to have a problem, I think.
Yandaki evde yaşayan adam Mary'nin sevgilisidir.The man who lives next door is Mary's lover.
Ve sonra insanoğlunun suda yaşayamadığını hatırladı.And then she remembered that human beings could not live in the water.
Orada yaşayan bir ruh yoktu.There wasn't a living soul there.
Kamboçya'da yaşayacağım.I'll live in Cambodia.
O, biz yaşayabilelim diye öldü.He died so that we may live.
Sonsuza kadar yaşayacakmışsın gibi hayal et. Bugün ölecekmişsin gibi yaşa.Dream as if you'll live forever. Live as if you'll die today.
Sanırım insanlar ayda yaşayabilir.I think men can live on the moon.
Herkim sigara yada içki içmezse ölünceye kadar yaşayacaktır.Whoever doesn't smoke or drink will live until death.
Ben artık bu şekilde yaşayamam.I can't live this way anymore.
Almanya'da yaşayan bir arkadaşım var. Onun adı Tom. Onu tanıyor musunuz?I have a friend who lives in Germany. His name is Tom. Do you know him?
Tom yaşayacak bir yer buldu.Tom found a place to live.
Nerede yaşayacaksın?Where are you going to live?
Ben sadece gelecekteki çocuğum için yaşayacağım.I will only live for my child in the future.
Biri yalnızca hava ve sevgiyle yaşayamaz.One cannot live solely on air and love.
Biz her şeyi yaşayabiliriz.We can survive anything.
Tom bana Boston'da yaşayan herhangi birini tanıyıp tanımadığımı sordu.Tom asked me if I knew anybody living in Boston.
Tokyo'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in Tokyo.
Yiyecek olmadan yaşayabiliriz...sadece çok uzun süre değil.We can survive without food... just not for too long.
Keşke Boston'da yaşayabilsem.I wish I could live in Boston.
Yaşayacak bir yer bulmana yardım edeceğim.I'll help you find somewhere to live.
Tom'un Boston'da yaşayan bir erkek kardeşi var.Tom has a brother who lives in Boston.
Boston'da yaşayan bir amcam var.I have an uncle who lives in Boston.
Boston'da yaşayan bir dayım var.I have an uncle who lives in Boston.
Boston'da yaşayan bir ağabeyim var.I have an older brother who lives in Boston.
Boston'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in Boston.
Boston'da yaşayan birkaç arkadaşım var.I have a few friends living in Boston.
Tom'un Boston'da yaşayan herhangi bir akrabası olup olmadığını öğren.Find out if Tom has any relatives living in Boston.
Yaşayacak mı?Will she live?
Sensiz yaşayamam. Benim için tek kadın sensin.I can not live without you. You are the only woman for me.
Tom sadece büyük bir şehirde yaşayan bir çiftlik çocuğu.Tom is just a farm boy living in a big city.
Tom'un yaşayacağından emin değilim.I'm not sure Tom is going to survive.
Yaşarken yaşayalım.While we live, let us live.
Tom'un sadece yedi yıl yaşayacağını o zaman kim tekrar düşünürdü?Who would have thought back then that Tom would only live for seven years?
Yasaya göre tüm insanlar eşittir.All men are equal according to law.
Daha önce burada yaşayan Tom adında biri vardı.There was a guy named Tom who used to live here.
Kulübede yaşayan adam kör.The man living in the cottage is blind.
Arkadaş nedir? İki bedende yaşayan bir ruh.What is a friend? A soul that lives in two bodies.
O her zaman anılarımızda yaşayacak.He will forever live on in our memories.
O sonsuza kadar bizim anılarımızda yaşayacak.She will forever live on in our memories.
Tom bana Park caddesinde yaşayan hiç kimseyi tanımadığını söyledi.Tom told me he didn't know anyone who lived on Park Street.
Bu dünyada sıkıntı yaşayacaksın.In this world you will have trouble.
O uzun bir süredir Fransa'da yaşayan bir İtalyan Yahudisidir.He is an Italian Jew who has lived in France for a long time.
Kırmızı ışığı geçerseniz, bu, yasaya aykırıdır.If you cross with a red light, it's against the law.
Namibya'da yaşayacağım.I'm going to live in Namibia.
Yaşayacak bir yer arıyoruz.We're looking for somewhere to live.
Krallar gibi yaşayacağız.We'll live like kings.
Biz onunla yaşayabiliriz.We can live with that.
Burada yaşayabilir miyiz?Can we live here?
Tom olmadan yaşayamam.I can't live without Tom.
İlgili Sayfalar