Ve DMCA o endüstrileri korkutan Evde Ses Kayıt Yasasına dayanıyor.Et le DMCA remonte à l'Audio Home Recording Act, qui a horrifié ces compagnies.
Ve DMCA o endüstrileri korkutan Evde Ses Kayıt Yasasına dayanıyor.Och DMCA går tillbaka till Audio Home Recording Act, vilket skrämde den här branschen.
Ve DMCA o endüstrileri korkutan Evde Ses Kayıt Yasasına dayanıyor.Og DMCA'en går tilbage til 'Audio Home Recording Act'en, som forskrækkede disse brancher.
Ve DMCA o endüstrileri korkutan Evde Ses Kayıt Yasasına dayanıyor.Se remonta a la ley de grabación de audio que horrorizó a esas industrias.
Ve DMCA o endüstrileri korkutan Evde Ses Kayıt Yasasına dayanıyor.Şi DMCA duce înapoi la Legea Înregistrării de Acasa, care a îngrozit aceste industrii.
Ve DMCA o endüstrileri korkutan Evde Ses Kayıt Yasasına dayanıyor.Z kolei DMCA odnosi się do ustawy Audio Home Recording Act, która tak przeraziła te koncerny.
Ve DMCA o endüstrileri korkutan Evde Ses Kayıt Yasasına dayanıyor.Και ο ΝΠΙΨΧ ανατρέχει στο Νόμο για την Οικιακή Εγγραφή Ήχου που τρομοκράτησε τις βιομηχανίες αυτές.
Ve DMCA o endüstrileri korkutan Evde Ses Kayıt Yasasına dayanıyor.А DMCA, в свою чергу, веде до Акту про аудіозапис вдома, який лякає ці індустрії.
Ve DMCA o endüstrileri korkutan Evde Ses Kayıt Yasasına dayanıyor.А DMCA начался с Закона о домашней аудиозаписи, который испугал индустрию.
Ve DMCA o endüstrileri korkutan Evde Ses Kayıt Yasasına dayanıyor.И от DMCA може да се върнем до закона за Домашните звукозаписи, който ужаси тези компании.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın.A -- on znal patentový zákon a věděl, že to nemůžeme patentovat, protože to nejde.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın.És -- de ő ismerte a szabadalmi jogot, és hogy mi ezt nem szabadalmaztathatjuk, mivel nem tudjuk.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın. Hiç bir anlamı yoktu.Dar - cunoştea legea, şi ştia că nu o putem patenta, pentru că nu puteai.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın. Hiç bir anlamı yoktu.I -- ponieważ znał prawo patentowe więc wiedział że nie możemy tego opatentować ponieważ nie jest to możliwe.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın. Hiç bir anlamı yoktu.И, но той познаваше патентното право, и че не можем да го патентоваме, защото това не е възможно.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın. Hiç bir anlamı yoktu.Он-то знал законы и он знал, что запатентовать это мы не сможем, потому что этому нет применения.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın.Hij kende het patentrecht, en wist dat we het niet konden patenteren, want dat ging niet.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın.그는 특허법을 알고 있었고 우리가 특허를 낼 수 없다는 것도 알고 있었죠. 특허를 낼 수도 없고 쓸모도 없었으니까요.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın.Og -- men han kendte patentlovgivningen, og at vi ikke kunne patentere det, fordi det kunne man ikke.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın.Y -- pero él sabía leyes de patentes, y que no podíamos patentarlo, porque no podías.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın.Και -- αλλά ήξερε το νόμο, και δε μπορούσαμε να το κάνουμε αυτό, επειδή δε γινόταν.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın.אך הוא הכיר את חוק הפטנטים ושהתשובה היא לא, כי לא היה בזה שימוש.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın.و.. لكنه كان يعلم بقانون براءة الاختراع، وبأننا لم نستطع تسجيل ذلك، لأنك لم تستطع ذلك. فإنه غير مفيد.
Ve--fakat o patent yasasını biliyordu ve bunun patentini alamazdık. çünkü yapamazdın.何の役にも立ちゃしませんから (笑)
Ve size bir önceki videoda enerjinin korunumu yasasından bahsetmiştim.A v minulém videu jsem vám řekl o zákonu zachování energie.
Ve size bir önceki videoda enerjinin korunumu yasasından bahsetmiştim.En in het vorige filmpje zei ik al dat er een wet van behoud van energie is.
Ve size bir önceki videoda enerjinin korunumu yasasından bahsetmiştim.I powiedziałem na ostatnim filmie, że istnieje zasada zachowania energii.
Ve size bir önceki videoda enerjinin korunumu yasasından bahsetmiştim.그리고 지난 강의에서 했듯이 에너지 보존 법칙에 따라
Ve size bir önceki videoda enerjinin korunumu yasasından bahsetmiştim.В последнем видео я сказал вам, что существует закон сохранения энергии.
Ve size bir önceki videoda enerjinin korunumu yasasından bahsetmiştim.І в минулому відео я вам казав, що в нас є закон збереження енергії.
Ve size bir önceki videoda enerjinin korunumu yasasından bahsetmiştim.אבל, בסירטון האחרון אמרנו שקיים חוק שימור האנרגיה.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.A poruncit lui Iuda să caute pe Domnul, Dumnezeul părinţilor săi, şi să împlinească legea şi poruncile.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.A přikázal Judovi, aby hledali Hospodina Boha otců svých, a ostříhali zákona a přikázaní jeho.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.A rozkázal Júdovi, aby hľadali Hospodina, Boha svojich otcov, a aby robili to, čo káže zákon a prikázanie.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.Da tutte le città di Giuda allontanò le alture e gli altari per l'incenso. Il regno fu tranquillo sotto di lui
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.e mandou a Judá que buscasse ao Senhor, Deus de seus pais, e que observasse a lei e o mandamento.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.Hij eiste van zijn onderdanen dat zij de geboden van de HERE, de God van hun voorouders, gehoorzaamden.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.In ukazal je Judi, naj išče GOSPODA, Boga očetov svojih, in izpolnjuje postavo in zapoved.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.Ja hän kehoitti Juudaa etsimään Herraa, heidän isiensä Jumalaa, ja noudattamaan lakia ja käskyjä.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.유다 사람을 명하여 그 열조의 하나님 여호와를 구하게 하며 그 율법과 명령을 행하게 하고
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.Och han uppmanade Juda att söka HERREN, sina fäders Gud, och hålla lagen och budorden.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.og bød Judæerne søge HERREN, deres Fædres Gud, og holde Loven og Budet,
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.Og han bød Juda å søke Herren, deres fedres Gud, og holde loven og budene.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.und ließ Juda sagen, daß sie den HERRN, den Gott ihrer Väter, suchten und täten nach dem Gesetz und Gebot.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.и заповяда на Юда да търсят Господа Бога на бащите си, и да изпълняват закона и заповедите Му.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.и повелел Иудеям взыскать Господа Бога отцов своих, и исполнять закон Его и заповеди;
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.ויאמר ליהודה לדרוש את יהוה אלהי אבותיהם ולעשות התורה והמצוה׃
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.وقال ليهوذا ان يطلبوا الرب اله آبائهم وان يعملوا حسب الشريعة والوصية.
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.吩 咐 猶 大 人 尋 求 耶 和 華 他 們 列 祖 的 神 、 遵 行 他 的 律 法 、 誡 命
Yahudalılardan atalarının Tanrısı RABbe yönelmelerini, Onun yasasına ve buyruklarına uymalarını istedi.吩咐猶 大人 尋 求 耶和華 他 們列祖 的 神 、 遵行 他 的 律法 、 誡命
YAŞASIN!! Başardı!아싸!
Yaşasın. (Alkışlar)En raad eens?
Yaşasın. (Alkışlar)Pois, adivinhem!
Yaşasın. (Alkışlar)(מחיאות כפיים)
Yaşasın! Artık bizim de iyon motorumuz var.Da, avem un motor ionic acum.
Yaşasın! Artık bizim de iyon motorumuz var.Eh oui, nous avons la propulsion ionique maintenant.
Yaşasın! Artık bizim de iyon motorumuz var."Estão cem anos à nossa frente com este motor".
Yaşasın! Artık bizim de iyon motorumuz var.Igen, nekünk most van ionhajtóművünk.
Yaşasın! Artık bizim de iyon motorumuz var.Ja, zdaj pa imamo ionski pogon.
Yaşasın! Artık bizim de iyon motorumuz var.예, 우리도 이제 아이온 드라이브가 있지요.