Ezra kendini RABbin Yasasını inceleyip uygulamaya ve İsrailde kuralları, ilkeleri öğretmeye adamıştı.لان عزرا هيّأ قلبه لطلب شريعة الرب والعمل بها وليعلّم اسرائيل فريضة وقضاء
Ezra kendini RABbin Yasasını inceleyip uygulamaya ve İsrailde kuralları, ilkeleri öğretmeye adamıştı.以 斯 拉 定 志 考 究 遵 行 耶 和 華 的 律 法 、 又 將 律 例 典 章 教 訓 以 色 列 人
Ezra kendini RABbin Yasasını inceleyip uygulamaya ve İsrailde kuralları, ilkeleri öğretmeye adamıştı.以斯拉 定志 考究 遵行 耶和華 的 律法 、 又 將 律例 典章 教訓 以色列人
Fakat yenilik dağılım yasasının bize söylediği şu:하지만 혁신의 확산 법칙이 말하는 바는
Fakat yenilik dağılım yasasının bize söylediği şu:マスマーケットで成功したいなら
Fransızca'nın doğru kullanımı ve dilin devamlılığının sağlanması yasasını kanunlaştırıyor.프랑스어를 영속시키고 프랑스어에서 옳은 사용법을 제정하는 역할에 걸맞게 차려입고 있습니다.
Fransızca'nın doğru kullanımı ve dilin devamlılığının sağlanması yasasını kanunlaştırıyor.le bon usage du français et de perpétuer la langue.
Fransızca'nın doğru kullanımı ve dilin devamlılığının sağlanması yasasını kanunlaştırıyor.שקובעת את תו התקן עבור השימוש התקין בצרפתית ושימור השפה.
Fransızca'nın doğru kullanımı ve dilin devamlılığının sağlanması yasasını kanunlaştırıyor.كواضع لقوانين الإستعمال الصحيح للغة الفرنسية واستدامتها.
Fransızca'nın doğru kullanımı ve dilin devamlılığının sağlanması yasasını kanunlaştırıyor.正しい発音を制定する という役割に実にふさわしいです アカデミー・フランセーズには大きく2つの任務があります
Gaia'nın yasasına, Pachamama'nın yasasına, Vasundhara'nın yasasına,la ley suprema de la humanidad, de la dignidad humana, de los derechos humanos,
Gaia'nın yasasına, Pachamama'nın yasasına, Vasundhara'nın yasasına,القانون الأسمى للأرض الأم
Gaia'nın yasasına, Pachamama'nın yasasına, Vasundhara'nın yasasına,ブーミの生態学的持続可能性のための高次な法則に。」
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››(71:5) и будут бояться Тебя, доколе пребудут солнце и луна, в роды родов.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Aşa că se vor teme de Tine, cît va fi soarele, şi cît se va arăta luna, din neam în neam;
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Bali se te bodo, dokler bo svetilo solnce in dokler trajal mesec, od roda do roda.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Báti se budou tebe, dokudž slunce a měsíc trvati bude, od národu až do pronárodu.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Będą się bać ciebie, póki słońce i miesiąc trwać będzie, od narodu aż do narodu.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Budú sa ťa báť, kým len bude slnce, a dokiaľ bude trvať mesiac, pokolenie pokolení.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››De skal frykte dig, så lenge solen er til, og så lenge månen skinner, fra slekt til slekt.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Dig frukte man, så länge solen varar, och så länge månen skiner, från släkte till släkte.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Durará con el sol y la luna, generación tras generación
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Féljenek téged, a míg a nap áll és a meddig a hold fénylik, nemzedékrõl nemzedékre.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Han skal leve, så længe Solen lyser og Månen skinner, fra Slægt til Slægt.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Hễ mặt trời, mặt trăng còn có bao lâu, Thì chúng nó kính sợ Chúa bấy lâu, cho đến muôn đời.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Hễ mặt_trời , mặt_trăng còn có bao_lâu , Thì chúng_nó kính sợ Chúa bấy_lâu , cho_đến muôn_đời .
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Il suo regno durerà quanto il sole, quanto la luna, per tutti i secoli
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››저희가 해가 있을 동안에 주를 두려워하며 달이 있을 동안에 대대로 그리하리로다
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Man wird dich fürchten, solange die Sonne und der Mond währt, von Kind zu Kindeskindern.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Niin he pelkäävät sinua, niin kauan kuin aurinko paistaa ja kuu kumottaa, polvesta polveen.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››On te craindra, tant que subsistera le soleil, Tant que paraîtra la lune, de génération en génération.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Semoga ia tetap bertahan turun-temurun selama ada matahari dan bulan
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Viva ele enquanto existir o sol, e enquanto durar a lua, por todas as gerações.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Θελουσι σε φοβεισθαι ενοσω διαμενει ο ηλιος και η σεληνη, εις γενεας γενεων.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››Ще Ти се боят догде трае слънцето, И догде съществува луната, из родове в родове.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››ייראוך עם שמש ולפני ירח דור דורים׃
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››يخشونك ما دامت الشمس وقدام القمر الى دور فدور.
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››太 陽 還 存 、 月 亮 還 在 、 人 要 敬 畏 你 、 直 到 萬 代
Güneş ve ay durdukça, Kral kuşaklar boyunca yaşasın; metin ‹‹Kuşaklar boyunca senden korksunlar.››太陽還 存 、 月亮 還 在 、 人 要 敬畏 你 、 直 到 萬代
Haykır: Yaşasın Ekmek! -Haydi, seninle yarışacağım!- Przestańcie, jesteście pijane!
"Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.Khi tôi tình cờ biết được đạo luật "Không đứa trẻ nào bị bỏ lại phía sau."
"Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım."학업에 뒤처지는 아이 만들지 않기 법안"을 (미국의 최근 제정된 법) 봤을 때 말이죠.
"Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.När jag stötte på lagstiftningen vid namn "Inget barn lämnat bakom."
"Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.כשנתקלתי בחוק: "אף ילד לא נותר מאחור"
"Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.عندما اطلعت على قانون "لن يترك أيّ طفل".
"Hiçbir Çocuk Geri Kalmasın" yasasını duyduğumda anlamıştım.これが皮肉であることは 一目瞭然ですよね
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.Albowiem kocham się w zakonie Bożym według wewnętrznego człowieka.
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.Batin saya suka akan hukum Allah
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.Car je prends plaisir à la loi de Dieu, selon l`homme intérieur;
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.Denn ich habe Lust an Gottes Gesetz nach dem inwendigen Menschen.
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.Fiindcă, după omul din lăuntru îmi place Legea lui Dumnezeu;
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.for jeg har lyst til Guds lov efter mitt innvortes menneske,
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.Infatti acconsento nel mio intimo alla legge di Dio
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.In mijn diepste wezen wil ik heel graag doen wat Gods wet van mij vraagt.
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.Kajti veselim se postave Božje po notranjem človeku,
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.내 속 사람으로는 하나님의 법을 즐거워하되
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.Lebo sa spolu radujem so zákonom Božím podľa vnútorného človeka;
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.Mert gyönyörködöm az Isten törvényében a belsõ ember szerint;
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.Nebo zvláštní libost mám v Zákoně Božím podle vnitřního člověka;
İç varlığımda Tanrının Yasasından zevk alıyorum.Porque, segundo o homem interior, tenho prazer na lei de Deus;