Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Non voglio certo dire che dobbiamo tutti iniziare a vivere in 40 metri quadri.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Nu spun că trebuie să trăim cu toții în 40 metri pătrați.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Så jag säger inte att vi alla måste leva på 39 kvadratmeter.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Så jeg siger ikke, at vi alle er nødt til at leve på 39 kvadratmeter.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Saya tidak mengatakan kita semua harus hidup dalam ruangan berukuran 420 kaki persegi.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Takže netvrdím, že všetci musíme žiť v priestore s rozlohou 40 m2.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Vậy tôi không nói rằng tất cả chúng ta cần sống trong diện tích 150 mét vuông.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Δεν λέω πως πρέπει όλοι να ζούμε σε 40 τ.μ.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Така че аз не казвам, че ние всички трябва да живеем в 420 квадратни фута (40 кв. метра).
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Тож я не кажу, що ми всі маємо жити в 420 кв. футах
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.Я не говорю, что нам всем надо жить на 40 кв. метрах.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.אז אני לא אומר שכולנו צריכים לחיות ב40 מטר מרובעים.
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.لا أزعم أن علينا العيش.. في 420 قدم مربع
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.我唔係話每個人都需要生活 在420平方呎裏。
Ben, herkes 420 fit karelik bir alanda yaşasın demiyorum.暮らせと言っているのではありません しかしコンパクトな生活の利点は分かって下さい
Bhumi'nin ekolojik sürdürülebilirlik yasasına" diyenlerin arasına katıldı.Bhumi dla ekologicznego przetrwania".
Bhumi'nin ekolojik sürdürülebilirlik yasasına" diyenlerin arasına katıldı.la ley superior de Gaia, de la Pachamama, de Vasundhara De Bhumi para la sostenibilidad ecológica
Bhumi'nin ekolojik sürdürülebilirlik yasasına" diyenlerin arasına katıldı.من أجل الاستدامة البيئية
Bhumi'nin ekolojik sürdürülebilirlik yasasına" diyenlerin arasına katıldı.しかし生活様式がこの法則に反しているため
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Bærer hverandres Byrder og opfylder således Kristi Lov!
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Bær hverandres byrder, og opfyll på den måte Kristi lov!
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Bären varandras bördor; så uppfyllen I Kristi lag.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Drug drugega nosite bremena, in tako izpolnite postavo Kristusovo.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Egymás terhét hordozzátok, és úgy töltsétek be a Krisztus törvényét.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Einer trage des andern Last, so werdet ihr das Gesetz Christi erfüllen.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Hãy mang lấy gánh nặng cho nhau , như_vậy anh_em sẽ làm trọn luật_pháp của Ðấng_Christ .
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Hãy mang lấy gánh nặng cho nhau, như vậy anh em sẽ làm trọn luật pháp của Ðấng Christ.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Jedni drugich brzemiona noście, a tak wypełniajcie zakon Chrystusowy.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Jedni druhých bremená neste a tak naplňte zákon Kristov.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Jedni druhých břemena neste a tak plňte zákon Kristův.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Kantakaa toistenne kuormia, ja niin te täytätte Kristuksen lain.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.너희가 짐을 서로 지라 그리하여 그리스도의 법을 성취하라
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Levai as cargas uns dos outros, e assim cumprireis a lei de Cristo.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Portate i pesi gli uni degli altri, così adempirete la legge di Cristo
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Portez les fardeaux les uns des autres, et vous accomplirez ainsi la loi de Christ.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Purtaţi-vă sarcinile unii altora, şi veţi împlini astfel Legea lui Hristos.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Sobrellevad los unos las cargas de los otros y de esta manera cumpliréis la ley de Cristo
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.U moet elkaars moeilijkheden en problemen dragen; dan voldoet u aan de opdracht van Christus.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Αλληλων τα βαρη βασταζετε και ουτως εκπληρωσατε τον νομον του Χριστου.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.И тъй, доколкото имаме случай, нека струваме добро на всички, а най-вече на своите по вяра.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Носите бремена друг друга, и таким образом исполните закон Христов.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.Один одного тягарі носіть, і так сповняйте закон Христів.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.שאו איש את משא רעהו בזאת תמלאו את תורת המשיח׃
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.احملوا بعضكم اثقال بعض وهكذا تمموا ناموس المسيح.
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.你 們 各 人 的 重 擔 要 互 相 擔 當 、 如 此 、 就 完 全 了 基 督 的 律 法
Birbirinizin yükünü taşıyın, böylece Mesihin Yasasını yerine getirirsiniz.你 們 各 人 的 重擔 要 互相 擔當 、 如此 、 就 完全 了 基督 的 律法
Bizde insanlara şunu imzalattık; "MIT onur yasasının bu kısa araştırmada geçerli olduğunun farkındayım."Każdy podpisywał, że rozumie, iż badanych obowiązuje kodeks honorowy MIT.
Bizde insanlara şunu imzalattık; "MIT onur yasasının bu kısa araştırmada geçerli olduğunun farkındayım."On a donc fait signer : " J'accepte que cette courte étude est tenue au code d'honneur du MIT. "
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.Ia boleh tinggal di salah satu kotamu menurut pilihannya, dan kamu tak boleh memperlakukan dia dengan keras
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.그가 너의 성읍 중에서 기뻐하는 곳을 택하는 대로 너와 함께 네 가운데 거하게 하고 그를 압제하지 말지니라
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.Nie umrą ojcowie za syny, a synowie nie umrą za ojce; każdy za grzech swój umrze.
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.Non consegnerai al suo padrone uno schiavo che, dopo essergli fuggito, si sarà rifugiato presso di te
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.עמך ישב בקרבך במקום אשר יבחר באחד שעריך בטוב לו לא תוננו׃
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.عندك يقيم في وسطك في المكان الذي يختاره في احد ابوابك حيث يطيب له. لا تظلمه
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.他 必 在 你 那 裡 與 你 同 住 、 在 你 的 城 邑 中 、 要 由 他 選 擇 一 個 所 喜 悅 的 地 方 居 住 . 你 不 可 欺 負 他
Bırakın kendi seçeceği yerde, beğendiği bir kentte aranızda yaşasın. Ona baskı yapmayacaksınız.他 必 在 你 那 裡與 你 同住 、 在 你 的 城邑 中 、 要由 他 選擇 一 個 所 喜 悅 的 地方 居住 . 你 不 可欺 負他
Bırak zincirleriyle yaşasınlar.Forsæt med at leve bundet i kæder.
Bırak zincirleriyle yaşasınlar.(Lebt doch alle in Ketten! / ) "Nein" "Hartman".
Bırak zincirleriyle yaşasınlar.Pozwól żyć im przykutymi łańcuchami.
Bırak zincirleriyle yaşasınlar.Ας τους να ζουν με αλυσίδες..