Bugün de yaşanabilir bir gelecek yaratmak için aynı sıçramaya ihtiyacımız var.우리가 성장가능한 미래를 창조하기 위해 오늘날 우리는 동일한 생각의 도약이 필요합니다.
Bugün de yaşanabilir bir gelecek yaratmak için aynı sıçramaya ihtiyacımız var.Manapság egy ugyanilyen gondolkodásmód-váltásra van szükség egy életképes jövőhöz!
Bugün de yaşanabilir bir gelecek yaratmak için aynı sıçramaya ihtiyacımız var.Oggi dobbiamo pensare a qualcosa di analogo in modo da creare un futuro possibile.
Bugün de yaşanabilir bir gelecek yaratmak için aynı sıçramaya ihtiyacımız var.We moeten nu een soortgelijke gedachtesprong maken om de toekomst leefbaar te houden.
Bugün de yaşanabilir bir gelecek yaratmak için aynı sıçramaya ihtiyacımız var.Σήμερα χρειαζόμαστε τον ίδιο τρόπο σκέψης για να δημιουργήσουμε ένα βιώσιμο μέλλον.
Bugün de yaşanabilir bir gelecek yaratmak için aynı sıçramaya ihtiyacımız var.И теперь мы также нуждаемся в подобном скачке мышления для создания жизнеспособного будущего.
Bugün de yaşanabilir bir gelecek yaratmak için aynı sıçramaya ihtiyacımız var.היום אנחנו זקוקים לאותו זינוק בחשיבה כדי שנוכל ליצור עתיד מעשי.
Bugün de yaşanabilir bir gelecek yaratmak için aynı sıçramaya ihtiyacımız var.اليوم يجب ان يكون ذلك التفكير البعيد المدى لاجلنا لننشئ مستقبل منظور,
Bugün de yaşanabilir bir gelecek yaratmak için aynı sıçramaya ihtiyacımız var.同じように次元の異なる考え方が必要です 我々はスマートカーを構想していますが
Finliler sohbet ederken arada sessizlik yaşanabilir.Dans une conversation finlandaise, il peut y avoir quelques moment silencieux.
Finliler sohbet ederken arada sessizlik yaşanabilir.En las conversaciones de los finlandeses, pueden producirse momentos de cierto silencio.
Finliler sohbet ederken arada sessizlik yaşanabilir.När finländare samtalar, kan det ibland uppstå tysta stunder.
Finliler sohbet ederken arada sessizlik yaşanabilir.В речи финнов случаются длинные паузы.
Finliler sohbet ederken arada sessizlik yaşanabilir.عند حوار الفنلنديين من الممكن أن تكون هناك لحظات صامتة بقدر لا بأس به تتخلل الحوار.
Finliler sohbet ederken arada sessizlik yaşanabilir.与芬兰人交谈时,可能会遇到冷场。沉默冷场并非坏事儿,而是一件很自然的事儿。遇到冷场时,您不必打破沉默。
Her sabah kalkıp hayatını yaşanabilir kılmak için çok fazla çalışan birinin hikayesini dinlemeyi hayal edin.매일 아침 일어나 더 나은 인생을 만들기 위해 정말 정말 열심히 일하는 사람으로부터 당신이 예상하지 못한 이야기를 듣는다고 상상해보세요.
Her sabah kalkıp hayatını yaşanabilir kılmak için çok fazla çalışan birinin hikayesini dinlemeyi hayal edin.דמיינו שאתם שומעים סיפור מפתיע על אדם שקם כל בוקר ועובד קשה מאוד כדי לשפר את חייו.
Her sabah kalkıp hayatını yaşanabilir kılmak için çok fazla çalışan birinin hikayesini dinlemeyi hayal edin.تصور انه يمكنك الاستماع لقصة لا تتوقعها عن شخص يستيقظ كل يوم ويعمل بكل كد وتعب .. لكي يحسن من وضعه المعيشي
Her sabah kalkıp hayatını yaşanabilir kılmak için çok fazla çalışan birinin hikayesini dinlemeyi hayal edin.より良い生活のために懸命に働く人たちは 予想もつかない話をしてくれます お互いの思い込みを砕くストーリーです
Kredilerin bir kısmında geri ödenme sıkıntısı yaşanabilir.E algumas delas irão entrar em incumprimento, outras não.
Kredilerin bir kısmında geri ödenme sıkıntısı yaşanabilir.Někteří dlužníci budou se splátkami v prodlení, jiní nikoliv.
Kredilerin bir kısmında geri ödenme sıkıntısı yaşanabilir.Niektorý dlžníci nebudú schopný splácať ,niektorý budú.
Kredilerin bir kısmında geri ödenme sıkıntısı yaşanabilir.И някои от тях ще бъдат обикновени , а други не
Kredilerin bir kısmında geri ödenme sıkıntısı yaşanabilir.しかし、平均して、この特別目的事業体は
Kurumda kısa zaman aralıkları süresince de yaşanabilir.Il également possible de résider dans un institut pour de courtes périodes.
Kurumda kısa zaman aralıkları süresince de yaşanabilir.Laitoksessa voi asua myös lyhyitä aikoja.
Kurumda kısa zaman aralıkları süresince de yaşanabilir.Man kan också bo korta tider i en anstalt.
Kurumda kısa zaman aralıkları süresince de yaşanabilir.También puede vivir en la institución durante cortos periodos de tiempo.
Kurumda kısa zaman aralıkları süresince de yaşanabilir.В учреждении можно жить также на временной основе.
Kurumda kısa zaman aralıkları süresince de yaşanabilir.يمكن للمعاق أن يسكن في المؤسسة بشكل مؤقت أيضاً.
Kurumda kısa zaman aralıkları süresince de yaşanabilir.需要全天候智障人士,如果无法在家里或服务型居所里得到所需服务,可以接受住院护理(laitos)。 住院护理也可为短期住院。
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.Da es ein Gästezimmer ist, ist es einbisschen klein, aber es ist erträglich.
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.Dato che è una stanza per gli ospiti, è un pò piccola. Ma è tollerabile.
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.Din moment ce e o camera de oaspeti, e cam mica. Dar e tolerabila.
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.Dù chỉ là phòng cho khách, và cũng rất nhỏ, nhưng vẫn không đến nỗi.
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.I och med det är ett gäst rum, så är den lite liten. Men det är uthärdlig.
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.Karena itu hanya kamar tamu, memang agak kecil. Tapi masih bisa ditolerir.
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.Keďže je to hosťovská izba, je trochu malá. Ale dá sa to zniesť.
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.Omdat het een logeer kamen is, is het vrij klein. Maar er is mee te leven.
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.Puisque c'est une chambre d'invité, c'est un peu petit mais c'est supportable.
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.To tylko mały gościnny pokój, ale jest do zniesienia
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.Αφού είναι ξενώνας, είναι λίγο στενάχωρα. Αλλά είναι ανεκτά.
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.Понеже е стая за гости е малко малка, но се търпи.
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.Поскольку это комната для гостей, она довольно маленькая. Но это терпимо.
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir..מאחר וזה חדר האורחים.. הוא דיי קטן אבל זה בסדר
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.بما أنها غرفة ضيوف فهي صغيرة و لكن يمكن إحتمالها
Misafir odası olduğu için biraz küçük ama yinede yaşanabilir.少しの間だけだから
Tarafınızca tutulan sayfa kilidi zaman aşımına uğradı. Düzenleme çakışmaları yaşanabilir!你的编辑锁定超时. 可能会发生编辑冲突!
Ve bir yıldızın etrafında, en azından tek birinin, yaşanabilir bir gezegen bulunur.A u jedné hvězdy, minimálně jedné hvězdy, je obyvatelná planeta.
Ve bir yıldızın etrafında, en azından tek birinin, yaşanabilir bir gezegen bulunur.A wokół jednej z nich, co najmniej jednej, jest zdatna do zamieszkania planeta.
Ve bir yıldızın etrafında, en azından tek birinin, yaşanabilir bir gezegen bulunur.E em volta de uma estrela, pelo menos de uma estrela, está um planeta habitável.
Ve bir yıldızın etrafında, en azından tek birinin, yaşanabilir bir gezegen bulunur.E intorno a una stella, almeno una stella, c'è un pianeta abitato.
Ve bir yıldızın etrafında, en azından tek birinin, yaşanabilir bir gezegen bulunur.En rond een ster, ten minste één ster, is een bewoonbare planeet.
Ve bir yıldızın etrafında, en azından tek birinin, yaşanabilir bir gezegen bulunur.És az egyik csillag körül, legalább az egyik körül, létrejön egy lakható bolygó.
Ve bir yıldızın etrafında, en azından tek birinin, yaşanabilir bir gezegen bulunur.Et autours d'une étoile, au moins une étoile, il y a une planète habitable.
Ve bir yıldızın etrafında, en azından tek birinin, yaşanabilir bir gezegen bulunur.그리고 그 주변에서 하나의 별, 적어도 하나의 별은 생명체가 살 수 있는 행성입니다.
Ve bir yıldızın etrafında, en azından tek birinin, yaşanabilir bir gezegen bulunur.Okolo jednej hviezdy, najmenej jednej hviezdy, je obývateľná planéta.
Ve bir yıldızın etrafında, en azından tek birinin, yaşanabilir bir gezegen bulunur.Şi în jurul unei stele, măcar al unei stele, există o planetă locuibilă.
Ve bir yıldızın etrafında, en azından tek birinin, yaşanabilir bir gezegen bulunur.Und um einen dieser Sterne, wenigstens einen einzigen, kreist ein bewohnbarer Planet.
Ve bir yıldızın etrafında, en azından tek birinin, yaşanabilir bir gezegen bulunur.Và xung quanh 1 ngôi sao, ít nhất một ngôi sao, là một hành tinh có sự sống.