Konstantin Kosteneçki, Stefan Lazareviç'in yaşamöyküsü, 1431, Manasija."세르비아의 군주이자 전제공" (gospodin Srbljem despot), by Constantine of Kostenets in 1431.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Al die toevalligheden die bij elkaar het levensverhaal maakten dat wij geërfd hebben.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.All jene Zufälle, die noch dazu kamen und die Lebensgeschichte schufen, die wir erhielten.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.상처를 준 사건들은 모두 우리에게 전해진 인생의 이야기를 구성합니다.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Tất cả các tai nạn gây thương tích hình thành cách kể chuyện cuộc sống mà chúng ta thừa kế.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Todos esos accidentes que terminaron creando la narrativa vital que heredamos.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Tous ces événements qui nous sont arrivés par hasard qui créent la vie racontée que nous avons hérité.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Tutti quegli eventi che si sono conclusi creando il racconto di vita che abbiamo eriditato.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Všechny události, které se zřetězily a stvořily život, který nám byl dán.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Wszystkie te przypadki, które doprowadziły do stworzenia opowieści o życiu, którą otrzymujemy.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Όλα αυτά τα ατυχήματα που καταλήγουν στο να δημιουργούν την ιστορία της ζωής που κληρονομήσαμε
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Все те случайности, которые сплелись воедино, создав унаследованную нами жизненную историю.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Всички онези случайности, които в крайна сметка са създали живия разказ, който сме наследили.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.כל אותן תאונות שבסופו של דבר יוצרות את סיפור החיים שאנו יורשים.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.كل تلك الحوادث التي إجتمعت صانعةً رواية الحياة تلك التي نرثها.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.語り継ぐべき人生の物語を紡いだのです こんな条件でいいでしょう