Tom bize bitişik yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live next door to us.
İstediğimiz iyi bir yaşam kazanmak için bir şans.What we want is a chance to earn a decent living.
Ben kişisel yaşamınıza müdahale etmek istemiyorum.I don't want to interfere with your personal life.
Hayatının geriye kalan kısmını nasıl yaşamak istediğin bu mudur?Is this how you want to live the rest of your life?
Çok az insan yüz yaşına kadar yaşar.Few live to be a hundred years old.
Sen hayatının geri kalanında Tom ile yaşamak ister misin?Do you want to live with Tom for the rest of your life?
Tom muhtemelen kasabanın bu tarafında yaşamak istemiyor.Tom probably doesn't want to live on this side of town.
Böyle başka bir deneyim yaşamak istemiyorum.I don't want to go through another experience like that.
İnsanlar neden burada yaşamak ister anlamıyorum.I just don't understand why people would want to live here.
Ailenle birlikte evde yaşamak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to live at home with your parents?
Ziyaret etmek için güzel bir yerdi ama orada yaşamak istemedim.It was a nice place to visit, but I wouldn't want to live there.
Belki sonunda artık burada yaşamak istemediğine karar vereceksin.Maybe eventually you'll decide you don't want to live here anymore.
Çok para istemiyorum. Sadece rahat yaşayacak kadar para istiyorum.I don't want a lot of money. I just want enough to live comfortably.
Erkek kardeşime benzediğim söylenmeden sadece bir gün yaşamak istiyorum.I'd like to go through just one day without being told I look like my brother.
Boston'da yaşamak istiyorum.I want to live in Boston.
Yaşamım çok mutlu.My life is very happy.
Yaşamımda kendimi hiç bu kadar mutlu hissetmedim.I've never felt so happy in my life.
Sen daha mutlu bir yaşam için bir şansı hak ediyorsun.You deserve a chance for a happier life.
Bütün hafta güzel hava yaşadık.We've had beautiful weather all week.
Sanırım Tom'un sorunlar yaşadığını fark edemeyecek kadar çok meşguldüm.I guess I was too busy to notice that Tom was having problems.
Sırtımdaki ağrıyla yaşamayı öğrendim.I've learned to live with the pain in my back.
Yaşayarak öğreniriz.We live and learn.
Yaşadıkça öğreniriz.We live and learn.
Özgür yaşa veya öl.Live free or die.
Bu ülkede yaşamak hoşuma gidiyor.I like living in this country.
İstanbul'da yaşamakla ilgili en nefret ettiğim şey sürekli trafikte sıkışıp kalmaktır.What I hate most about living in Istanbul is always getting stuck in traffic.
Yaşamın amacı mutlu olmaktır.Life's purpose is to be happy.
Burada kimse yaşamıyor.No one lives here.
O evde yaşayan biri var mı?Is there anyone living in that house?
Orada kimse yaşamıyor.Nobody lives there.
Sonsuza dek yaşamak istiyorum.I intend to live forever.
Yasaya uydum.I followed the law.
Boston'da yaşayan birisini tanıyorum.I know someone who lives in Boston.
Onun Londra'da birlikte yaşadığı insanlar beni ziyarete geliyor olacaklar.The people he lives with in London will be coming to visit me.
O yasadışı.That's illegal.
Yaşam bir rüya olabilir.Life could be a dream.
Katalin yaşamını Esperanto'ya adadı.Katalin dedicated her life to Esperanto.
Yaşamayı sürdürüyoruz.We're surviving.
Ben yaşayacağım.I'll live.
Aç insanların % 98'i gelişmekte olan ülkelerde yaşar.98% of hungry people live in developing countries.
Yıllar yıllar önce, yaşlı bir adam yaşarmış.Many, many years ago, there lived an old man.
Kız kardeşim bana yakın yaşamıyor.My sister does not live near me.
Fabio Şangay'da iki yıl yaşadı.Fabio lived for two years in Shanghai.
Penguenler Kuzey Kutbu'nda mı yaşar?Do penguins live at the North Pole?
Penguenler Kuzey Kutbu'nda mı yaşarlar?Do penguins live at the North Pole?
Kuzey kutbunda yaşayan penguenler var mı?Are there penguins living at the North Pole?
Yasa dışı ticaret üzerine sert önlemler almak zorundayız.We have to crack down on illegal trading.
Mars'ta yaşayabilsek bile, önce oraya ulaşmalıyız.Even if we could live on Mars, we must first get there.
Bu yasadışı.It's illegal.
Bell, Londra'da yaşamış, değil mi?Bell lived in London, right?
Park etmek yasak!Parking prohibited!
Bütün yaşamım boyunca benim gibi biriyle tanışmak istedim.All my life I've wanted to meet someone like me.
Onun yaşam amacı zengin bir adamla evlenmektir.Her life goal is to marry a rich man.
Kesinlikle yasaktır.Strictly forbidden.
Ben onunla yaşayabilirim.I can live with that.
George burada ne kadar süre yaşadı?How long has George lived here?
Gloria yıllardır Rio'da yaşamıyor.Gloria hasn't lived in Rio for many years.
Üç sene önce orada yaşadım.I lived there three years ago.
Babam 30 yıl Nagoya'da yaşadı.My father lived in Nagoya for 30 years.
Mars'ta yaşam var mı?Is there life on Mars?