Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşa ile cümle

yaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben o tür bir hayat yaşayamam.I can't live that kind of life.
Sizinle yaşamamın yaşam tarzınızı etkilediğini düşünüyorum.I think my living with you has influenced your way of living.
Onsuz yaşamayı öğrendim.I learned to live without her.
Doksan yıldan fazla yaşamak hiç ender değildir.It is not rare at all to live over ninety years.
Televizyon olmadan yaşayamam.I can't live without a TV.
Televizyonsuz yaşayamam.I can't live without a TV.
Yaşamın maliyetini büyük ölçüde artırmıştır.The cost of life increased drastically.
Sen yaşamımın büyük aşkısın.You are the great love of my life.
O senden seks yaşamını anlatmanı istemiyor.He doesn't want you to tell him about your sex life.
Herhangi bir yaşam belirtisi vermememe rağmen hayattayım.I am alive even though I am not giving any sign of life.
Yaşam vergi ödeyince başlar.Life begins when you pay taxes.
Hapishanedeki yaşam bir hayvanın yaşamından daha kötüdür.Life in prison is worse than the life of an animal.
Yaşam uzun değil geniştir!Life is not long, it is wide!
Filler bugün yaşayan en büyük kara hayvanlarıdır.Elephants are the largest land animals alive today.
Bu şarkı o kadar acıklı ki gözlerimi yaşarttı.This song is so moving that it brings tears to my eyes.
Yaşamın anlamının ne olduğunu kendine soruyor musun hala?You are still asking yourself what the meaning of life is?
Yasalara uymalısın.You are supposed to obey the law.
Gelirine uygun bir şekilde yaşamak için ekstra giderleri kısmalısın.You must cut down on extra expenses in order to live within your means.
İlkelerine göre yaşamalısın.You should live up to your principles.
İlkelerine uyarak yaşamalısın.You must live up to your principles.
Kızın nerede yaşadığını biliyor musun?Do you know where the girl lives?
Yakında burada yaşamaya alışacaksın.You will soon get accustomed to living here.
Bana günlük yaşantından bahset.Tell me about your daily life.
Senin yaşam felsefen benimkinden farklı.Your philosophy of life varies from mine.
Davranışınız tamamen yasaldır.Your conduct is perfectly legal.
Senin sigara içmeni yasaklıyorum.I forbid you to smoke.
Keşke senin evine yakın yaşayabilsem.I wish I could live near your house.
Onursuzca yaşamaktansa ölmeyi tercih ederim.I would rather die than live in dishonor.
Havasız yaşamak imkansızdır.To live without air is impossible.
Hava, yaşamak için vazgeçilmezdir.Air is indispensable to life.
Eğer hava ve su olmasaydı, yaşayamazdık.If it were not for air and water, we could not live.
Hava ve su olmasa, hiçbir şey yaşayamazdı.Without air and water, nothing could live.
Eğer hava olmasa dünyada yaşayamayız.If it were not for air, we could not live on the earth.
Hava olmasaydı dünyada yaşayamazdık.If it were not for air, we could not live on the earth.
Hava olmasa hiçbir yaratık yaşayamaz.Were it not for air, no creatures could live.
Yaşayan hiçbir şey havasız yaşayamazdı.No living thing could live without air.
Havasız hiçbir şey yaşayamazdı.Without air, nothing could live.
Hava olmasa hiçbir şey yaşayamaz.But for air, nothing could live.
Havasız yaşayamayacağımız açıktır.It is clear that we cannot live without air.
Hava yoksa insan on dakika bile yaşayamaz.If there were no air, man could not live even ten minutes.
Hava olmasa yaşayamayız.If it were not for air, we could not live.
Çılgınlık yapmadan yaşayan insan düşündüğü kadar akıllı değildir.Who lives without folly is not so wise as he thinks.
Para yaşamın bedelini ödeyemez.Money cannot compensate for life.
Yakında yaşayan çiftçi araştırmak için geldi.The farmer that lived nearby came to investigate.
Onlar bizim bu günlerden birinde bir deprem yaşayacağımızı söylüyorlar.They say we'll have an earthquake one of these days.
Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.This city will suffer from an acute water shortage unless it rains soon.
Soğanları doğrarken gözüm yaşardı.Tears came into my eyes when I was chopping onions.
Eğitim, yaşamın en temel yönlerinden biridir.Education is one of the most essential aspects of life.
Kyoto'da yaşadığım zamanlarda,müzeyi sıklıkla ziyaret ederim.I would often visit the museum when I lived in Kyoto.
Ben tam olarak Kyoko'nun nerede yaşadığını bilmiyorum, ama Sannomiya yönünde.I don't know exactly where Kyoko lives, but it's in the direction of Sannomiya.
Balıklar suda yaşar.Fish live in the water.
Balık suyun dışında yaşayamaz.Fish cannot live out of water.
Balık denizde yaşar.Fish live in the sea.
Balık bu nehirde yaşamayı bıraktı.Fish have ceased to live in this river.
İnekler otla yaşar.Cows live on grass.
Sigara içmek kesinlikle yasaktır.Smoking is strictly prohibited.
Sigara içmek artık tüm yerli uçak seferlerinde yasaklandı.Smoking is now banned on all domestic plane flights.
Açlık hiçbir yasayı tanımaz.Hunger knows no law.
Geri dönenlerin Japonya'da yaşamaya alışma sorunu var.Returnees have trouble getting used to life in Japan.
Bir aile birini bir makinede yaşatmak için parasının hepsini harcamamalı.A family should not spend all of its money to keep someone alive on a machine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod