Ana içeriğe geç
Sözlük

yaş ile cümle

yaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, onu bir yastıkla boğdu.She suffocated him with a pillow.
O onun yakınında yaşardı.She used to live near him.
O onunla yaşardı.She used to live with him.
O ondan daha yaşlıdır.She's older than him.
O, ondan iki yaş daha büyüktür.She's two years older than him.
O, ondan iki yaş daha gençtir.She's two years younger than him.
Tam orada yaşıyorum.I live just over there.
Canton'da yaşıyorum.I live in Canton.
Ayı geldiğinde yaşlı adam uyuyordu.That old man was sound asleep when the bear came.
Bazı insanlar köpeklerine köpek yiyeceği yedirmede sorun yaşıyorlar.Some people have trouble getting their dogs to eat dog food.
Yaşlı adamın köpeğini tavuk kemiği ile beslediğini gördüm.I saw the old man feed his dog chicken bones.
Ben üç yıl boyunca Sasayama'da yaşadım.I lived in Sasayama for three years.
Gelişmiş yaşam şartlarına acil bir ihtiyaç var.There is an urgent need for improved living conditions.
İyi bir yasal tavsiyeye acil bir ihtiyaç vardır.There is an urgent need for good legal advice.
İklim değişikliğinin yaşamlarımızı nasıl etkileyeceğini anlamaya acil bir ihtiyaç var.There is an urgent need for understanding how climate change will affect our lives.
Sanırım nasıl yaşadığımı yeniden gözden geçirmemin zamanıdır.I think it's time for me to reconsider how I've been living.
Geçen çarşamba günü köpeğim öldü. 16 yaşındaydı.Last Wednesday my dog passed away. She was 16.
Genç adam kuralları biliyor ama yaşlı adam kural dışı durumları biliyor.The young man knows the rules, but the old man knows the exceptions.
Dünya yasalarla kurtarılmayacak.The world is not going to be saved by legislation.
Onlara harika bir hayat yaşadığımı söyle.Tell them I've had a wonderful life.
Yasal bir öpücük çalıntı olanla asla eş değerde değildir.A legal kiss will never equal a stolen one.
Orta yaşta bir genç her gün ne kadar televizyon izler?How much time does the average teenager watch TV every day?
Yaşamak için bir haftan daha olsaydı, zamanını ne yaparak geçirirdin?If you only had one more week to live, what would you spend your time doing?
Milli parklarda avcılık yasaklanmıştır.Hunting is prohibited in national parks.
O, nerede yaşadığımızı biliyor.He knows where we live.
Nerede yaşadığımızı bilir.He knows where we live.
O size yakın mı yaşıyor, efendim?Does she live near you, sir?
Doksan yaşına kadar yaşamak hiç ender değildir.It's not at all rare to live to be over ninety years old.
O ormanda yapayalnız yaşıyor.He lives all alone in the woods.
Roma'da yaşamayı hep istemişimdir.I have always wanted to live in Rome.
Her zaman Roma'da yaşamayı istedim.I have always wanted to live in Rome.
Her zaman aklımda çok şey olduğu için uykuya dalma sorunu yaşıyorum.I have trouble falling asleep because I always have a lot on my mind.
Magdalena ve Lech on üç yaşındadır.Magdalena and Lech are thirteen.
Ania ve Piotr on iki yaşındadır.Ania and Piotr are twelve.
Bronisław 18 yaşında.Bronisław is eighteen years old.
Libusza Poznań'da yaşıyor.Libusza lives in Poznań.
Ania, Gdańsk'ta yaşıyor.Ania lives in Gdańsk.
Biayłstok'ta yaşıyorum.I live in Białystok.
Tímea, Polonya'da yaşayan bir Macardır.Tímea is a Hungarian living in Poland.
Beş yaşındaki kızım kreşe her zaman mutlu ve enerji dolu gider.My five year old daughter always goes to kindergarten happy and full of energy.
Bu yerde yaşıyorum.I live in this place.
Bu alanda yaşıyorum.I live in this area.
3 yaşındaki çocuğum harbiden sinirlerimi hoplatıyor.My 3-year-old is really getting on my nerves.
O genç görünüyor, ama gerçekte o, 40 yaşın üzerinde.She looks young, but in reality she's over 40.
Girişim, köylüler için yaşam kalitesini ölçülebilir şekilde artırdı.The initiative measurably improved quality of life for the villagers.
Oğlum on yaşında.My son is ten years old.
Bu alanda yaşayan insanlar su yokluğu nedeniyle ölüyor.People living in this area are dying because of the lack of water.
Ne zamana kadar burada yaşamayı planlıyorsun?Until when are you planning to live here?
Karının bu kadar yaşlı olduğunu düşünmemiştim.I didn't think that your wife was so old.
Yaşlı bir adam karanlık bir yolda yalnız oturuyordu.An elderly man was sitting alone on a dark path.
Onun ikisi de Kyoto'da yaşayan iki kız kardeşi var.He has two sisters who both live in Kyoto.
Henüz ondan daha yaşlıyımI am yet older than he is.
Kocalar ve karılar yaşadıkları sürece birbirlerine yardım etmeli.Husbands and wives should help each other as long as they live.
Eşler yaşadıkları sürece birbirlerine yardım etmeli.Husbands and wives should help each other as long as they live.
Arada sırada artık yaşamayan annemi düşünüyorum.From time to time, I think about my mother who is no longer living.
Litvanya'ya gitmeyi ve yaşamayı hayal ediyorum.I dream of going to Lithuania and living there.
Senin yaşında tekrar evlenmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about getting married again at your age?
Yaşında görünüyor musun?Do you look your age?
Benim okula geri dönmek için çok fazla yaşlı olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm too old to go back to school?
Benim başka bir bebek için çok yaşlı olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm too old to have another baby?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod