Ana içeriğe geç
Sözlük

yaş ile cümle

yaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Savaş başladığında on yıldır orada yaşıyorduk.We had lived there for ten years when the war broke out.
İyi bir vatandaş yasalara uyar.A good citizen obeys the laws.
Bütün hayvan türleri yaşamak için içgüdüsel dürtüye sahiptir.All forms of life have an instinctive urge to survive.
Bütün millet kahramanın ölümüne yas tuttu.The whole nation mourned the hero's death.
Şehirde sokağa çıkma yasağı konuldu.A curfew was imposed on the city.
Ailem, benim büyük büyükbabamın zamanında Tokyo'da yaşamak için geldi.My family came to live in Tokyo in my great-grandfather's time.
Büyükbabam seksen yaşın üzerindedir fakat o iyi bir yürüyücüdür.My grandfather is over eighty years old, but he is a good walker.
Büyükbabam seksen yaşında bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.My grandfather died of a disease at eighty.
Büyükbabam 90 yaşında ve çok canlı.My grandfather is 90 years old and very lively.
Büyükbabam doksanlı yaşlarında.My grandfather is in his nineties.
Dedem doksan dokuz yaşına kadar yaşadı.My grandfather lived to be ninety-nine years old.
Büyükbabam hayatının geriye kalan kısmını sakin bir şekilde yaşamak istiyor.My grandfather wants to live quietly for the rest of his life.
Dedem yaşından dolayı pek iyi duyamıyor.Because of his age, my grandfather doesn't hear well.
Yaşından dolayı, büyükbabam iyi duymaz.Because of his age, my grandfather doesn't hear well.
Büyükbaba kendi yaşı için hâlâ çok aktif.Grandfather is still very active for his age.
Büyükbaba yaşlandığından dolayı emekli oldu.Grandfather has retired because he is getting old.
Büyükannem doksan beş yaşına kadar yaşadı.My grandmother lived to be ninety-five years old.
Büyükannem bu kasabada en yaşlıdır.My grandmother is the oldest in this town.
Büyükannem yaşam tarzını hiçbir zaman değiştirmedi.My grandmother never changed her style of living.
Jack davasından kazandığı parayla refah içinde yaşayabilmeli.With the money Jack won from his lawsuit, he should be able to live on easy street.
Erken kalkan uzun yaşar.One who keeps good hours will live long.
Erken kalkanlar uzun yaşarlar.Those who keeps early hour will live long.
Bazı spekülatörler yaşlı insanların cehalet ve acizliklerinden yararlanmaktadır.Some speculators take advantage of the ignorance and helplessness of old people.
Havaalanın yakınlarında yaşayanlar için gürültü en ciddi problemdir.Noise is the most serious problem for those who live around the airports.
Oğlum okul için yeterince yaşlı değildir.My son is not old enough for school.
Benim oğlum yaşına göre küçük.My son is small for his age.
Birçok bilim adamı bu küçük köyde yaşıyor.Many scientists live in this small village.
Birçok ülke benzer sorunlar yaşıyorlar.Many countries are experiencing similar problems.
Birçok ülke yoksullukla ilgili sorunlar yaşıyor.Many countries have problems with poverty.
Birçok ülkenin sigara içilmesini yasaklayan yasaları var.Many countries have laws prohibiting smoking.
Birçok ülkenin uyuşturuculara karşı sıkı yasaları vardır.A number of countries have strict laws against drugs.
Birçok ülkede iç savaş yaşanıyor.Civil wars are occurring in many countries.
Osamu Dazai otuz dokuz yaşındayken kendini öldürdü.Osamu Dazai killed himself at the age of thirty-nine.
Güneş olmasaydı, dünyada yaşayamazdık.Without the Sun, we could not live on the Earth.
Taro, 10 yıldır Obihiro'da yaşıyor.Taro has lived in Obihiro for ten years.
Emeklilikten sonra ülkede sakin bir hayat yaşamak istiyorum.I'd like to live a quiet life in the country after retirement.
Büyük evler yaşamak için mutlaka rahat değildir.Large houses are not necessarily comfortable to live in.
Büyük evler yaşamak için pahalı.Large houses are expensive to live in.
O, Osaka'da yaşıyor.He lives in Osaka.
Yaşlı insanlar değişiklikten çoğunlukla korkuyorlar.Older people often fear change.
Uzun zaman önce, çoğu insan mevsimler değiştikçe taşınan gruplarda yaşıyordu.A long time ago, most people lived in groups that moved around as the seasons changed.
Yaklaşık senin yaşında genç bir kızdı.She was a young girl about your age.
Büyük bir şehirde yaşamanın birçok avantajları var.Living in a large city has many advantages.
Başkan yasa tasarısını veto etti fakat Kongre onun vetosunu geçersiz kıldı.The President vetoed the bill, but Congress overrode his veto.
Çoğu kişi kentsel alanlarda yaşar.Most people live in urban areas.
Bir sürü zorluklar yaşadığını hayal ediyorum.I imagine that you went through a lot of difficulties.
Aşağıdaki odada kim yaşıyor?Who lives in the room below?
Herkes rahat bir şekilde yaşamak istiyor.Everybody wants to live in comfort.
Hiç kimse iki yüz yaşına kadar yaşayamaz.No man can live to be two hundred years old.
Herkes mutlu bir hayat yaşamak ister.Everybody wants to live a happy life.
Kimse tek başına yaşayamaz.Nobody can live by himself.
Hiç kimse yiyecek olmadan yaşayamaz.Nobody can exist without food.
Benim dersane öğretmenim annemle aynı yaşta.My homeroom teacher is the same age as my mother.
Bir insan hissettiği yaştadır.A man is as old as he feels.
Bir insan hissettiği kadar yaşlıdır.A man is as old as he feels.
Adam, yaşlı kadını soyduğunu itiraf etti.The man confessed that he had robbed the old woman.
Diğer dünyalarda yaşam var mı?Is there life on other worlds?
Dünyada yaşayan her şey birbirine bağlıdır.All living things on earth depend one another.
Toprak hâlâ yaş. Büyük ihtimalle oyun iptal edilecek.The ground is still wet. As likely as not, the game will be cancelled.
Çin ve Tibet dağlarında yaşayan siyah ve beyaz renkli ayılara "panda" denir.The black and white bears living in the mountains in China and Tibet are called 'pandas'.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod