Ana içeriğe geç
Sözlük

yaş ile cümle

yaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Araba kazaları ile ilgili mevcut yasa değişiklikler gerektirir.The existing law concerning car accidents requires amending.
Bir araba ehliyeti 18 yaşından itibaren alınabilir.A car licence can be held from age 18.
Charles gençken bir hovardalık hayatı yaşadı.Charles lived a life of debauchery when he was young.
Genç kız yaşlı adam tarafından takip edildi.The young girl was chased by the old man.
Gençler yaşlılara karşı kibar olmalılar.The young should be kind to the old.
Gençler yaşlılara saygı göstermeliler.The young should respect the old.
Genç insanlar genellikle yaşlılardan daha fazla enerjiye sahiptir.Young people usually have more energy than the old.
Gençler, kendilerini bir şeye yaşlı insanlardan daha çabuk adapte ederler.Young people adapt themselves to something sooner than old people.
Gençler ve yaşlılar arasında bir iletişim eksikliği vardır.There is a lack of communication between the young and the old.
Gençlerden oluşan bir grup yaşlı adama saldırdı.A group of youths attacked the old man.
Kendi imkanlarınla yaşamalısın.You should live within your means.
İmkanlarının ötesinde yaşamamalısın.You must not live beyond your means.
Amcam mutlu bir hayat yaşadı.My uncle lived a happy life.
Amcam mutlu bir hayat yaşadı ve huzurlu bir ölümle öldü.My uncle lived a happy life and died a peaceful death.
Teyzem mutlu bir hayat yaşadı.My aunt lived a happy life.
Teyzem kırsalda yalnız bir evde yaşıyor.My aunt lives in a lonely house in the country.
İlk kölelik yasağı on dokuzuncu yüzyılın ortasındaydı.The first prohibition of slavery was in the mid-nineteenth century.
Kitaplar yaşamın zevklerini artırır.Books add to the pleasures of life.
Yardım istemek için onun beni duymasında sorun yaşadım.I had trouble making him hear me calling for help.
Kraliçe Buckingham Sarayında yaşamaktadır.The Queen lives in Buckingham Palace.
Kraliçe çok yaşa!Long live the Queen!
Bir kadına onun yaşını sormamalıyız.We should not ask a woman her age.
Kadınlar genel olarak erkeklerden daha uzun yaşamaktadır.Women generally live longer than men.
Kadınlar genellikle erkeklerden daha uzun yaşar.Women usually live longer than men.
Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşama eğilimindedir.Women tend to live longer than men.
Kadınlar çoğunlukla erkeklerden daha uzun yaşıyorlar.Women commonly live longer than men.
Kabinin görünümüne bakılırsa içeride kimse yaşamıyor.From the look of the cabin, no one lives in it.
Onun küçük bir emeklilik maaşıyla yaşaması zordu.It was hard for him to live on his small pension.
Küçük bir gelirle yaşamak zordur.Living on a small income is hard.
Kız, göz yaşlarıyla hâlâ ıslak yüzünü kaldırdı.The girl lifted her face, still wet with tears.
Üç çocuk içeri girdi. Ben en yaşlı görünen çocukla konuştum.Three boys came in. I spoke to the boy who seemed to be the oldest.
Bu kitap fillerin 100 yaşından daha fazla yaşadığını söylüyor.This book says that elephants live to be over 100 years old.
Filler Asya ve Afrika'da yaşarlar.Elephants live in Asia and Africa.
Antlaşma, kimyasal silah kullanımını yasaklar.The treaty bans the use of chemical weapons.
Antlaşma atom bombası ve hidrojen bombasını yasaklıyor.The treaty bans atomic bombs and hydrogen bombs.
Bitki yaşamı için, suya ek olarak güneş ışığı kesinlikle gereklidir.In addition to water, sunshine is absolutely necessary for plant life.
Yiyecek yaşam için gereklidir.Food is necessary for life.
Gıda yaşam için elzemdir.Food is essential to life.
İster inan ister inanma, Tom 70 yaşında.Believe it or not, Tom is 70 years old.
Senin görüşlerine göre yaşamak zor.It is hard to live up to your convictions.
Endişeler onu hızla yaşlandırdı.Worries aged him rapidly.
81 yaşındaki büyükbabası onunla gurur duyuyor.The new venture was financed by a group of entrepreneurs.
Yeni şirket kuralı daha yaşlı işçiler için adil değildi.The new company rule was unfair to older workers.
Yeni yolun tepede yaşayan insanlara faydası olacaktır.The new road will benefit the people living in the hills.
Yeni yasanın %60 oranında hava kirliliğini azaltacağı düşünülüyor.A new law is expected to cut air pollution by 60%.
Yeni yasalar devrimin tohumlarını ekti.The new laws sowed the seeds of revolution.
Yeni yasa dini azınlıkları oy verme haklarından mahrum edecek.The new law will deprive religious minorities of their right to vote.
Yeni yasa birazcık organize suçu kapsamalıdır.The new law should take a bite out of organized crime.
Gazeteye göre, Tokyo'da yaşamanın maliyeti dünyada en yüksektir.According to the newspaper, the cost of living in Tokyo is the highest in the world.
Herhangi bir yaşta Allah'a tapmak ve ebeveynlere saygı duymak daha önemlidir.It is important, in any age, to adore God and to respect one's parents.
Shinko'nun erkek kardeşi sekiz yaşındadır.Shinko's brother is eight.
Kişinin yaşam tarzı, büyük ölçüde para ile belirlenir.One's lifestyle is largely determined by money.
Bir insan kaç yaşında olursa olsun, öğrenebilir.No matter how old one may be, one can learn.
İncil'de, " İnsan yalnız ekmek ile yaşamayacak " diyor.It says in the Bible, "Man shall not live on bread alone."
Hiç kimse kendi başına kendisi için yaşayamaz.No one can live by and for himself.
Herkesin yaşama hakkı vardır.Everyone has a right to live.
İnsanlar sonsuza kadar yaşayamazlar.People can't live forever.
İnsanlar sürekli yaşayamazlar.People can't live forever.
İnsan yaşamak için yer, yemek için yaşamaz.Man eats to live, he does not live to eat.
Ne kadar yaşlanırsak o kadar unutkan oluruz.The older we grow, the more forgetful we become.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yaş ile cümle - Sayfa 20 - yaş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App