Yokohama'da yaşıyorum.I live in Yokohama.
Bir pansiyonda yaşıyorum.I live in a rooming house.
Kaç yaşında olduğumu düşünüyorsun?How old do you think I am?
Ben konfor içinde yaşıyorum.I live in comfort.
Ben yazın klimasız yaşayamam.I can't survive without air conditioning in the summer.
Ben rahat içinde yaşamak istiyorum.I want to live in comfort.
Okula yakın yaşadığımdan dolayı,öğle yemeği için eve geliyorum.Because I live near the school, I come home for lunch.
Okula yakın yaşadığım için öğle yemeği için eve gelirim.Living near the school, I come home for lunch.
Geçen seneden beri Sanda'da yaşamadım.I have not lived in Sanda since last year.
Geçen yıldan beri Kobe'de yaşamaktayım.I have lived in Kobe since last year.
Geçen yıl New York'ta yaşadım.I lived in New York last year.
Geçen yıl Sanda'da yaşamadım.I did not live in Sanda last year.
Geçen yıl Sanda City'de yaşadım.I lived in Sanda City last year.
Kyoto'da ya da Nara'da yaşamak istiyorum.I want to live in Kyoto or in Nara.
Kyoto'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in Kyoto.
Mali sıkıntılar yaşıyorum.I am in financial difficulties.
Ay'da yaşamı hayal etmeye çalıştım.I tried to imagine life on the moon.
Sağlıklı kalabildiğim sürece uzun yaşamak isterim.I want to live as long as I can stay in good health.
Mutlu bir hayat yaşamak istiyorum.I want to live a happy life.
Şimdi Kyoto'da yaşıyorum.I live in Kyoto now.
Ben dünden beri Kobe yaşamaktayım.I have lived in Kobe since yesterday.
Dün gece polisle sorun yaşadım.I was in trouble with the police last night.
Ben üç yaşından beri bale dersleri alıyorum ve bir balerin olmayı umuyorum.I have been taking ballet lessons since I was three and hope to be a ballerina.
Ben üç yıl önce Japonya'da yaşadım.I lived in Japan three years ago.
Çocukluğumdan beri burada yaşamaktayım.I have lived here since I was a boy.
Ben peş peşe sorun yaşıyorum.I am having trouble with one thing after another.
Ben on altı yaşındayım.I am sixteen years old.
Amcamla birlikte yaşıyorum.I am living with my uncle.
Küçükken yatağımı ıslatırdım fakat yedi yaşına gelmeden önce vazgeçtim.I used to wet the bed when I was small, but I grew out of it by the time I was seven.
Küçük bir kasabada yaşıyorum.I live in a small town.
Ben çocukla konuştum, ki o kızdan daha yaşlı görünüyordu.I spoke to the boy, who seemed to be older than the girl.
Ben iş yerimden bir saat uzakta yaşıyorum.I live an hour away from work.
Kobe banliyölerinde yaşamak istiyorum.I'd like to live in the suburbs of Kobe.
Yaşadığım sürece onu bir daha görmeyeceğim.I'll never see him again as long as I live.
Yaşadığım sürece onu tekrar hiç görmeyeceğim.I'll never see him again as long as I live.
Yaşadığım sürece sana destek olacağım.I'll support you as long as I live.
Yaşadığım kadar çalışacağım.I'll work as long as I live.
Ben refah yaşayacağım.I'll live on welfare.
Matsushima'yı ziyaret etmeden önce on yıl Sendai'de yaşadım.I had lived in Sendai for ten years before I visited Matsushima.
O bize birçok zorluklarla yaşadığını söyledi.He told us he had gone through many hardships.
Ben büyük bir şehirde yaşıyorum.I live in a big city.
Bu evde kimin yaşadığını biliyorum.I know who lives in this house.
Ben tekdüze yaşamdan bıktım.I'm tired of the monotonous life.
Utanç içinde yaşamaktansa ölmeyi tercih ederim.I would rather die than live in disgrace.
Ben bir kasabada yaşıyorum ama anne ve babam köyde yaşıyorlar.I live in a town, but my parents live in the country.
Uzun süredir burada yaşamaktayım.I have lived here for a long time.
Bir dükkanın üstünde bir evde yaşıyorum.I live in a flat above a shop.
Kırsal alanda yaşamak istiyorum.I want to live in rural areas.
Kırsalda yaşamayı sevmiyorum.I don't like living in the country.
Kırsal yaşam beni çok fazla cezbediyor.Rural life appeals to me very much.
Kırsalda yaşamayı şehirde yaşamaya tercih ediyorum.I prefer living in the country to living in the city.
Tokyo'ya gelmeden önce on yıl Sendai'de yaşamıştım.I had lived in Sendai for ten years before I came to Tokyo.
Tokyo varoşlarında yaşıyorum.I live on the outskirts of Tokyo.
Tokyo, Akasaka'da yaşıyorum.I live at Akasaka in Tokyo.
Ben aynı yaştayım.I am the same age.
Benzer yaştayım.I am the same age.
Ben Japonya'da yaşıyorum.I live in Japan.
Japonya'da yaşıyorum.I live in Japan.
Ben Japon pirinç yastıklarından hoşlanıyorum; onlar boynum için yararlı.I like Japanese rice pillows; they are good for my neck.
Çok yaşlı olabilirim.I may be too old.