yaşında ile cümle

yaşında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom otuz yaşında.Tom's thirty.
Tom yaklaşık otuz yaşında.Tom's thirtyish.
Otuz yaşındayım.I'm thirty.
"Kaç yaşındasın?" "On altı yaşındayım"."How old are you?" "Sixteen years old".
Bu oğlanlar on altı yaşındalar.Those boys are sixteen years old.
5 yaşından önce ölen çocukların üçte biri yetersiz beslenmeden ölüyor.One third of children who die before the age of 5 die from malnutrition.
Ben on dört yaşındayken babam subaraknoid kanama yüzünden öldü.My father died of a subarachnoid hemorrhage when I was fourteen.
Gelecek sene 17 yaşında olacak.Next year she will be 17.
Bugün anaokulundan dört yaşındaki erkek yeğenimi aldım.Today I picked up my four-year-old nephew from kindergarten.
O şu anda kaç yaşında?How old is she now?
O şimdi kaç yaşında?How old is she now?
Geçen ay 25 yaşındaki kızımız bir kız doğurdu.Last month our 25-year-old daughter gave birth to a girl.
Gelecek yıl on altı yaşında olacağım.I'll be 16 next year.
Sen bir dört yaşında çocuğu bütünüyle yalnız nasıl bırakabildin?How could you leave a four-year-old child all alone?
Sen otuz yaşında değilsin.You're not thirty.
Otuz yaşında değilsiniz.You aren't thirty.
Sen otuz yaşından fazlasın.You're over thirty.
Otuz yaşındasın, değil mi?You're thirty, right?
O 96 yaşında yatağında öldü.She died in her bed at the age of 96.
Tom otuz yaşındaydı.Tom was thirty.
Sadece on sekiz yaşındayım.I'm only eighteen.
Kraliçe Victoria evlendiğinde kaç yaşındaydı?How old was Queen Victoria when she got married?
Siz ikiniz kaç yaşındasınız?How old are you both?
Karın kaç yaşında?How old is your wife?
Tom kaç yaşında?How old is Tom?
Tom şimdi otuz yaşında.Tom is thirty now.
Ben senin yaşındayken, bir işim vardı.When I was your age, I had a job.
Senin yaşındayken bir erkek arkadaşım vardı.When I was your age, I had a boyfriend.
Senin yaşındayken benim bir kız arkadaşım vardı.When I was your age, I had a girlfriend.
Bana senin yaşında olduğum zamanı hatırlatıyorsun.You remind me of myself when I was your age.
Yirmi beş yaşındayım.I'm twenty-five.
Dört yaşındayken buraya geldim.I came here when I was four.
Ben senin yaşındayken benim bir işim vardı.I had a job when I was your age.
Senin yaşındayken ben de aynı sorunu yaşadım.I had the same problem when I was your age.
Berlin Duvarı yıkıldığında Tom on iki yaşındaydı.Tom was twelve when the Berlin Wall fell.
13 yaşında bir üvey kızım var.I have a 13-year-old stepdaughter.
13 yaşında bir kızım var.I have a daughter who's 13 years old.
Yaklaşık senin yaşında bir kız torunum var.I have a granddaughter about your age.
Tom'un yaşında bir oğlum var.I have a son Tom's age.
On yaşında bir oğlum var.I have a ten-year old son.
On yaşında bir erkek çocuğum var.I have a ten-year-old boy.
Tom'un yaşında bir kızım var.I've got a daughter Tom's age.
On beş yaşından beri soğuk almadım.I haven't had a cold since I was fifteen.
On üç yaşından beri buna sahibim.I've had this since I was thirteen.
On üç yaşından beri Tom'u görmedim.I haven't seen Tom since he was thirteen.
Ben 30 yaşından önce kesinlikle evlenmek istemiyorum.I definitely don't want to get married before I'm thirty.
13 yaşından beri boks yapıyorum.I've been boxing since I was thirteen.
Kaç yaşındasın? Ben yirmi altı yaşındayım.How old are you? I'm twenty-six years old.
On üç yaşındayken dans etmeyi öğrendim.I learned to dance when I was thirteen.
On üç yaşında evden ayrıldım.I left home when I was thirteen.
Altı yaşında bir oğlum var.I've got a six-year-old son.
İngilizcede birinin yaşından bahsetmek istiyorsak "to be" fiilini kullanmamız gerekir.If we want to talk about age in English, we should use the verb "to be".
On üç yaşındayken Tom'la tanıştım.I met Tom when I was thirteen.
On üç yaşındayken bu hastanede üç hafta geçirdim.I spent three weeks in this hospital when I was thirteen years old.
On üç yaşındayken giydiğim şapkaya hâlâ sahibim.I still have the hat I used to wear when I was thirteen.
Sanırım Tom'la ilk karşılaştığımda yaklaşık on üç yaşındaydım.I think I was about thirteen when I first met Tom.
Neredeyse kırk yaşındayım ve hâlâ bekârım.I am almost 40 years old and I am still single.
Ben senin yaşındayken, bu konuda seninle aynı şekilde düşündüm.When I was your age, I thought the same way as you about this issue.
Japonya'da çocuklar üç yaşında keman çalmaya başlar.In Japan, children begin to play the violin at the age of three.
On üç yaşındayken Fransızca öğrenmeye başladım.I started studying French when I was thirteen.

İlgili Sayfalar