yaşında ile cümle
yaşında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Üç yaşındaki oğlum için bir randevu almak istiyorum.I'd like to make an appointment for my three-year-old son.
İki yaşındaki kızım için tıbbi bir muayene olmak istiyorum.I'd like to get a medical examination for my two-year-old daughter.
İki yaşındaki bir çocuk bu kadar hızlı koşabilir mi?Can a two-year-old boy run that fast?
Yirmi yaşında olsam oy verebilirim.If I were twenty, I could vote.
2030'a kadar onun nüfusunun yüzde yirmi biri altmış beş yaşından büyük olacak.By 2030 twenty-one percent of its population will be over sixty-five.
Ben 19 yaşındayım.I am 19 years old.
On dokuz yaşındayım.I am 19 years old.
19 yaşındayım.I am 19 years old.
1955'te kanseri nüksetti ve 1956'da 42 yaşında öldü.In 1955, the cancer returned and she died in 1956 at the age of 42.
18 yaşından büyük insanlar araba kullanabilir.People above 18 may drive.
On sekiz yaşındayken araba kullanmayı öğrendim ve ehliyet aldım.I learned to drive a car and got a driver's license when I was eighteen.
Artık 18 yaşındasın, böyle bir şey yapmamalısın.Now that you are 18 years old, you should not do such a thing.
O, on sekiz yaşında kabul edilebilse, orduya katılır.If he could pass for eighteen years old, he'd join the army.
On yedi yaşında bir delikanlı genelde babası boyundadır.A boy of seventeen is often as tall as his father.
On yedi yaşında bir delikanlı genelde babası kadar uzundur.A boy of seventeen is often as tall as his father.
İlk kez on altı yaşındayken tenis oynadım.When I was sixteen, I played tennis for the first time.
On beş yaşındayken kendime ait bir odam vardı.When I was fifteen, I got a room of my own.
On üç yaşındayken, evden kaçtı.When she was thirteen, she ran away from home.
On iki yaşındayken nehri yüzerek geçebiliyordum.I could swim across the river when I was twelve.
O, on iki yaşındayken sesi kırıldı.His voice broke when he was twelve.
On yaşındaki bir çocuk için o çok akıllıdır.He is very clever for a boy of ten.
Ben on yaşından önce bir aslan görmemiştim.I had not seen a lion before I was ten years old.
“O kaç yaşında?” “On iki yaşında.”"How old is she?" "She is twelve years old."
Yetim iki kızkardeşiyle beş yaşındayken karşılaştı.The orphan met up with his two sisters when he was five years old.
Bir yetim olan babam on yaşında para kazanmaya başlamak zorunda kalmıştı.Being an orphan, my father had to start earning money at ten.
On sekiz yaşındayken Tokyo'ya geldiğimden beri on yıl geçti.Ten years have passed since I came to Tokyo at the age of eighteen.
Okulumuz seksen yaşında.Our school is 80 years old.
On sekiz yaşında liseden mezun oluruz.We graduate from high school at eighteen.
Bizi oraya götüren rehber sadece on yaşındaydı.The guide who took us there was only ten years old.
Altmış yaşındaki teyzem büyük miras aldı.My sixty-year-old aunt inherited the huge estate.
Televizyonum neredeyse 15 yaşında ama hâlâ iyi bir görüntüye sahip.My TV set is almost 15 years old, but it still has a good picture.
Hatırlayabildiğim kadarıyla, en son karşılaştığımızda ben üç yaşındaydım.As far as I can remember, it was three years ago that we last met.
Büyük babam seksen yaşında hâlâ aktif.My grandfather is still active at eighty.
Büyükannem seksen beş yaşında hâlâ çok aktif.My grandmother is still very active at eighty-five.
Büyük annem 82 yaşında hâlâ enerjik.My grandmother is still vigorous at 82 years old.
Amcam 18 yaşında denize gitti.My uncle went to sea at 18.
Babam elli yaşında.My father is fifty years old.
Annem yirmi yaşında evlendi.My mother got married at the age of twenty.
Kız kardeşim gelecek yaz 13 yaşında olacak.My sister will be thirteen years old next summer.
Şimdi otuz yaşındayım.I am 30 years old now.
Ben şimdi 30 yaşındayım.I am 30 years old now.
On yaşındayken gitar çalmayı öğrendim.I learned to play guitar when I was ten years old.
Ben altı yaşındayken bisikletin nasıl sürüleceğini öğrendim..I learned how to ride a bike when I was six years old.
Ben, 22 yaşında bir adamım.I am a 22 year-old man.
Kaç yaşında olduğunu biliyorum.I know how old you are.
Ben o zaman sadece yedi yaşında bir kızdım.I was only a seven-year-old girl at that time.
On dört yaşında olacağım.I am going to be fourteen.
Kaç yaşında olduğumu düşünüyorsun?How old do you think I am?
Ben üç yaşından beri bale dersleri alıyorum ve bir balerin olmayı umuyorum.I have been taking ballet lessons since I was three and hope to be a ballerina.
Ben on altı yaşındayım.I am sixteen years old.
Yarın on dört yaşında olacağım.I will be fourteen years old tomorrow.
Gelecek hafta on yedi yaşında olacağım.I will be seventeen next week.
Önümüzdeki yıl on altı yaşında olacağım.I will be sixteen years old next year.
Ben de on yedi yaşındayım.I am seventeen years old, too.
20 yaşında bize oy kullanma hakkı verilir.We are entitled to vote at the age of 20.
Ne yazık ki şair genç yaşında öldü.Unfortunately the poet died in his youth.
Gelecek doğum günümde yirmi yaşında olacağımı söyledim.I said that I would be twenty next birthday.
Bir araba ehliyeti 18 yaşından itibaren alınabilir.A car licence can be held from age 18.
Bu kitap fillerin 100 yaşından daha fazla yaşadığını söylüyor.This book says that elephants live to be over 100 years old.
İster inan ister inanma, Tom 70 yaşında.Believe it or not, Tom is 70 years old.