Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşın yaşın ile cümle

yaşın yaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
On yaşına kadar Hiroshima'da yaşadı.She lived in Hiroshima until she was ten.
En büyük erkek evladın kaç yaşında?How old is your oldest son?
18 yaşından küçükler evlenemez.People under 18 cannot marry.
18 yaşın altındaki insanlar evlenemez.People under 18 cannot marry.
Justin Bieber müzik kariyerine başladığında on dört yaşındaydı.When Justin Bieber started his music career, he was fourteen years old.
Ben senin yaşındayken, Virgil ve diğerlerinin hepsini ezbere bilirdim.When I was your age, I knew Virgil and all the others by heart.
Onun 40 yaşında olduğunu tahmin ettim.I guessed her to be 40 years old.
Altı yaşındaki birine sorun, altmış yaşındaki birine değil.Ask a six-year-old, not a sixty-year-old.
Altmış yaşındaki ev sahibim niye bir trambolin aldı?Why did my sixty-year-old landlord buy a trampoline?
Mikey on üç yaşında.Mikey is thirteen.
Yamanaka yaşına göre genç görünüyor.Yamanaka looks young for his age.
O artık genç değil. O en azından otuz yaşında.She isn't young anymore. She's at least 30 years old.
Benim babam sadece on beş yaşında.My father is only fifteen years old.
Bayan Klein 80 yaşın üzerinde, ama hâlâ çok aktif.Mrs Klein is over 80, but she's still very active.
Erkek kardeşim Jacques on dört yaşında.My brother Jacques is fourteen years old.
O beş yaşında iken o şiiri ezberleyebildi.He was able to memorize that poem when he was five years old.
Muiriel yirmi yaşında.Muiriel's twenty.
O, 54 yaşındayken öldü.She died when she was 54 years old.
O, kesinlikle kırk yaşın üzerindedir.She is certainly over forty.
ÇHS'ye göre, 18 yaşından küçük tüm insanlar çocuk olarak kabul edilir.According to the CRC, all people under 18 are considered to be children.
Sosyal ağ siteleri, 13 yaşından küçük insanlar için tehlikelidir.Social networking sites are dangerous for people under 13.
25 yaşına kadar, o beş farklı ülkede yaşamıştı..By the age of 25, she had lived in 5 different countries.
Beş yaşındayken zaten kayabiliyordum.At five I was already able to ski.
On beş yaşındayken anne oldu.She became a mother when she was fifteen years old.
18 yaşın altındaki insanlar evlenemezler.People under 18 do not marry.
Noel babanın gerçekten olup olmadığını anneme sorduğumda dokuz yaşındaydım.I was nine years old when I asked my mom if Santa Claus really existed.
Birkaç adam kaç yaşında olduğunu biliyor.Few men know how to be old.
Altı yaşındayken piyano derslerine başladı.She began piano lessons when she was six years old.
Çocuklar altı yaşındayken okula başlarlar.Children begin school when they are six years old.
Lütfen yaşınızı forma yazınız.Please put your age on the form.
Senin yaşında olmak istiyorum.I'd love to be your age.
İlk kez araba sürdüğünde, kaç yaşındaydı?What age was she when she first drove a car?
Yalnızca 26 yaşında olmasına rağmen şimdiden zengindir.She's already rich even though she's only 26 years old.
Mary beş yaşından beri dans etmektedir.Mary has danced since she was five.
Tom beş yaşındayken dalmayı öğrendi.Tom learned to dive when he was five.
Amerika'da 18 yaşın altındaysanız küçüksünüzdür.In America, you are a minor if you are under 18 years old.
Aile, genç çocuklarının trajik ölümünün yasını tuttu.The family mourned the tragic death of their young child.
Millet kralın ölümünün yasını tuttu.The nation mourned the death of the king.
Evren kaç yaşında?How old is the universe?
27 yaşındayım.I'm 27.
Yirmi dört yaşındayım.I'm 24 years old.
O 17 yaşında evlendi.She got married at the age of 17.
O, 90 yaşına kadar yaşadı.He lived until the age of 90.
Ben 10 yaşındayken, erkek kardeşim evden ayrıldı.When I was 10, my brother left our home.
Yaklaşık olarak kırk yaşında.He is near forty.
Takriben kırk yaşında.He is near forty.
Ben de 17 yaşındayım.I'm 17, too.
Birkaç yıl kanserle savaştıktan sonra sonunda seksen yedi yaşında yaşamını yitirdi.After battling cancer for several years, he finally passed away at the age of 87.
Çocuk altı yaşında olacak.The child will be six.
Onun 48 yaşında hamile kalabildiğine herkes çok şaşırmıştı.Everyone was just flabbergasted that she was able to get pregnant at 48.
Bilimsel tahminlere göre, evren yaklaşık 14 milyar yaşında.According to scientific estimates, the universe is nearly 14 billion years old.
10 yaşındayken gitar çalmayı öğrendim.I learned to play the guitar when I was ten.
Otuz üç yaşında.She's thirty-three.
Sanırım o, kırk yaşında.I think she's 40 years old.
Bence 40 yaşında.I think she's 40 years old.
Arkadaşım on yedi yaşındadır.My friend is seventeen.
19 yaşındayken evlendim.I married when I was 19 years old.
On sekiz yaşındayken, o evlendi.When he was 18, he married.
O en az otuz beş yaşında olmalı.He must be at least 35 years old.
Sadece otuz altı yaşındaydı.He was just thirty-six years old.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod