Bence o 40 yaşın üzerinde.I think she's over 40 years old.
Sanırım o 40 yaşın üzerinde.I think she's over 40 years old.
O, en fazla 18 yaşındadır.She is at most 18 years old.
O, en fazla yirmi yaşındadır.She's at most 20 years old.
O yirmi yaşında ilk çocuğunu doğurdu.She gave birth to her first child at twenty years old.
Onun saç sitili onu yaşından daha genç gösteriyor.Her hair style makes her look younger than her age.
O muhtemelen yüz yaşına kadar yaşar.She is likely to live to be one hundred.
Seneye altı yaşında olacak.She is going to be six next year.
O, 6 yaşında piyano derslerine başladı.She began lessons in piano at age 6.
Az sayıda insan 100 yaşına kadar yaşar.Few people live to be 100 years old.
Babam on beş yaşındayken denizci oldu.My father went to sea at fifteen.
Babam 48 yaşında ama yaşına göre genç gösteriyor.My father is 48, but he looks young for his age.
Babam 48 yaşında ama yaşına göre genç görünüyor.My father is 48, but he looks young for his age.
Babam kırk dokuz yaşında öldü.My father died at the age of forty-nine.
Babam elli yaşındayken nihayet araba sürmeyi öğrendi.My father finally learned to drive when he was fifty.
Babam altmış yaşında emekli olacak.My father will retire at the age of sixty.
Babam 65 yaşında emekli oldu.My father retired at the age of 65.
Yetmiş yaşındaki babam hala çok aktif.At seventy, my father is still very active.
Babam yakında kırk yaşında olacak.My father will soon be forty years old.
Ben yedi yaşındayken babam öldü.My father died when I was seven years old.
Babam, ben yedi yaşındayken öldü.My father died when I was seven years old.
Altı yaşında, ilk kez bir sirke götürüldüm.At the age of six, I was taken to a circus for the first time.
Kız kardeşim yirmi bir yaşında ve bir üniversite öğrencisi.My sister is twenty-one years old and a college student.
Kız kardeşim dört yaşından beri piyano dersleri alıyor.My sister has been taking piano lessons since she was four.
Kızım neredeyse on beş yaşındadır.My daughter is barely fifteen.
Gelecek ay on yedi yaşında mı olacaksın?Will you be seventeen next month?
Seneye on yedi yaşında olacağım.I'll be seventeen next year.
Ebeveynlerim bana Noel için bir kimya seti verdiğinde neredeyse on yaşındaydım.I was nearly ten when my parents gave me a chemistry set for Christmas.
Çalışan bir adama yaşına göre değil maharetine göre ödeme yapılmalı.A working man should be paid in proportion to his skill, not his age.
Elli yaşından sonra yeni bir dil öğrenmek o kadar kolay değil.It's not that easy to learn a new language after fifty.
O sırada sadece on beş yaşındaydık.At the time, we were just fifteen years old.
O seksen bir yaşına girdi.She turned eighty-one.
O şimdi seksen bir yaşındadır.She is now eighty-one years old.
Yirmi yaşındayken bir öğretmen oldu.She became a teacher when she was twenty.
Yaşınız nedir?What is your age?
Yaşın kaç?What is your age?
Ben otuz yaşında bekar bir kadınım.I'm a thirty-year-old unmarried woman.
O, on yaşındayken Japonya'ya geldi.He came to Japan when he was 10 years old.
Bu köpek kaç yaşındadır?How old is this dog?
Yaşınız ne olursa olsun okuyabilirsiniz.You can study, no matter your age.
"Kaç yaşındasın?" "On altı yaşındayım.""How old are you?" "I'm sixteen."
Genç yaşına rağmen çok iyi bir iş yaptı.Despite his young age, he did a very good job.
Sekiz yaşındayken bir resim okuluna kaydoldum.I enrolled in an art school when I was eight.
O, 18 yaşındayken Tokyo'ya geldi.She came to Tokyo when she was 18.
O on yaşındayken yetim oldu.He became an orphan when he was ten.
O otuz yaşında.He is thirty years old.
Sekiz yaşına ulaştığında, çocuk sünnet edilecek.The child will be circumcised when he reaches the age of eight.
Kaç yaşındasın?How old are you?
Bu hayvanat bahçesi kaç yaşında?How old is this zoo?
Oğlunuz kaç yaşında?How old is your son?
Ben kırk beş yaşındayım.I am forty-five years old.
Ben bu resimde on beş yaşındaydım.I was fifteen years old in this picture.
Olga sekiz yaşından beri çello çalıyor.Olga has been playing the cello since she was 8 years old.
O sadece iki yaşında, ama 100'e kadar sayabiliyor.She is only two years old but is able to count to 100.
Ben araba kullanmak isterdim ama sadece 14 yaşındayım.I would love to drive the car but I'm only 14.
Bu andan itibaren, Muiriel 20 yaşında.From this moment on, Muiriel is 20 years old.
Bugün oğlum dört yaşına giriyor.Today my son turns four years old.
Bugün dört yaşına giriyorsun.Today you turn four years old.
Bugün, on yaşına giriyoruz.Today, we turn ten years old.
O on sekiz yaşındayken Tokyo'ya geldi.She came to Tokyo when she was eighteen years old.