yaşı ile cümle

yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom onsekiz yaşındayken araba sürmeyi öğrendi.Tom learned to drive when he was eighteen.
Tom kendi başına yaşıyor.Tom lives on his own.
On sekiz yaşındayken sekiz dil konuşabiliyordum.When I was eighteen, I could speak eight languages.
O, kırk yaşındayken on altı tane dili konuşabilirdi.When she was forty, she could speak sixteen languages.
O yirmi yaşındayken, yedi dil konuşabiliyordu.When she was twenty, she could speak seven languages.
O kırk yaşındayken on altı dil konuşabiliyordu.When he was forty years old, he could speak sixteen languages.
Ben on beş yaşındayken beş dil konuşabiliyordum.When I was fifteen years old, I could speak five languages.
O yirmi yaşındayken yedi dil konuşabiliyordu.When he was twenty years old, he could speak seven languages.
Sanırım Tom yaklaşık otuz yaşında.I think Tom is about thirty years old.
Sanırım Tom otuz yaşında.I think Tom is thirty years old.
Sanırım Tom yaklaşık olarak otuz yaşında.I think Tom is about thirty.
Tom şimdi on üç yaşında.Tom is now 13 years old.
Tom'un kızı şimdi on üç yaşında.Tom's daughter is now thirteen.
Tom, on iki yaşında bir çocuk, dört dil konuşabiliyor.Tom, a 12-year-old boy, can speak four languages.
Ben iyi bir hayat yaşıyorum.I am living the good life.
Mary, on bir yaşında bir kız, üç dil konuşabiliyor.Mary, an 11-year-old girl, can speak three languages.
Tom on üç yaşındayken sigara içmeye başladı.Tom started smoking when he was thirteen.
Tom şu anda Avustralya'da yaşıyor.Tom currently lives in Australia.
Santa Rovaniemi'de yaşıyor.Santa lives in Rovaniemi.
Noel Rovaniemi'de yaşıyor.Santa lives in Rovaniemi.
O, "orada kim yaşıyor?" diye bahçıvana sordu."Who lives there?" he asked the gardener.
Senin yaşındayken ayakkabılarımı nasıl bağlayacağımı biliyordum.At your age I already knew how to tie my shoes.
O tamamen değişmiş bir gerçeklik içinde yaşıyor.He lives in a completely altered reality.
Tom'un ailesi Avustralya'da yaşıyor.Tom's family lives in Australia.
O şimdi burada yaşıyor.He lives here now.
Onun annesi hâlâ yaşıyor mu?Is his mother still living?
Annen hâlâ yaşıyor mu?Is your mother still living?
Ebeveynlerin hâlâ yaşıyor mu?Are your parents still living?
Büyük ebeveynlerinin hepsi hâlâ yaşıyor mu?Are all of your grandparents still living?
O, bulutlarda yaşıyor.He lives in the clouds.
O evde kaç kişi yaşıyor?How many people live in that house?
Ailem o evde yaşıyor.My family live in that house.
O bir elmanın içinde yaşıyor.It lives inside an apple.
Gerçeği konuştuğumdan beri evde adamakıllı yaşıyorum.Since I speak the truth, I live soundly at home.
Avustralya'da İçki içebilmek için kaç yaşında olmak zorundasın?How old do you have to be in Australia to be able to drink?
Büyükannem zaten doksan yaşından fazla.My grandmother is already more than ninety years old.
Babam zaten elli yaşından fazla.My father is already more than fifty years old.
Dedem kırk dokuz yaşında iken Brezilya'ya göç etti.When he was forty-nine years old, my grandfather emigrated to Brazil.
O dün itibariyle sekiz yaşında.He's eight as of yesterday.
Örnek bir hayat yaşıyorum.I lead by example.
Ben yaklaşık Tom'un yaşındayım.I'm about Tom's age.
Hayal ülkesinde yaşıyorsun.You're living in a fantasy land.
Tom yürümekte sıkıntı yaşıyor gibi görünüyor.Tom seems to have trouble walking.
Ebeveynlerim büyük bir evde yaşıyor.My parents live in a big house.
Kız kardeşim hâlâ ebeveynlerimizle yaşıyor.My sister still lives with our parents.
Ben kasaba merkezinde yaşıyorum.I live in the town centre.
Beş yaşından beri okuyabiliyorum.I've been able to read since I was five.
Ben bilinmeyen bir yerde yaşıyorum.I live in the middle of nowhere.
Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerde yaşıyorum.I live in the middle of nowhere.
Ücra bir yerde yaşıyorum.I live in the middle of nowhere.
Bu yıl büyükbaba ve büyükannelerimde yaşıyorum.This year I'm living at my grandparents'.
Büyü ve yaşına göre davran!Grow up and act your age!
Şimdi amcamla yaşıyorum.Now I live with my uncle.
O orada evde yaşıyor.She lives in the house over there.
Altı yaşından beri okuyabiliyorum.I've been able to read since I was six years old.
Ben sadece otuz yaşındayım.I'm only thirty years old.
Yasa oy vermek için 18 yaşında olmanı gerektiriyor.The law requires that you be 18 years old to vote.
Ben o zaman on üç yaşındaydım.I was thirteen years old at that time.
Kız arkadaşım New York'ta yaşıyor.My girlfriend lives in New York.
Tom'un sadece on üç yaşında olduğunu unutmayalım.Let's not forget that Tom is only thirteen years old.

İlgili Sayfalar