yaşı ile cümle
yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İşleri yaptırmada sorun yaşıyor musun?Are you having trouble getting things done?
Tom işleri yaptırmak için sorun yaşıyor gibi görünüyor.Tom seems to be having trouble getting things done.
Mary onun yaşındaki çoğu kız çocuğundan daha zekidir.Mary is smarter than most girls her age.
Tom onun yaşındaki çoğu erkek çocuğundan daha zekidir.Tom is smarter than most boys his age.
Eğer Tom'un tavsiyesine uysaydık, şimdi bu sorunu yaşıyor olmazdık.If we'd followed Tom's advice, we wouldn't be having this problem now.
O zaman ben hâlâ ebeveynlerimle yaşıyordum.I was still living with my parents then.
O onun yaşında olduğumdan daha büyük.She is bigger than I was at her age.
O, New York'ta yaşıyor.He lives in New York.
Biz bu uzun sokakta yaşıyoruz.We live on this long street.
Bu şarap bir yaşın üzerinde.This wine is over a year old.
Nereye park edeceğime karar vermede sorun yaşıyorum.I'm having trouble deciding where to park.
Onun doksan yaşına kadar yaşayacağından eminim.I'm certain that he will live to be ninety.
O, halasının evinde yaşıyor.He lives in his aunt's house.
Ben hala bana on üç yaşındayken verdiğin kazağa sahibim.I still have the sweater you gave me when I was thirteen.
O zaman sadece on üç yaşındaydım.I was only thirteen then.
O on üç yaşında evi terk etti.She left home at age thirteen.
Tom on üç yaşına giriyor.Tom is turning thirteen.
Michael zaten bir yetişkin ama henüz annesiyle yaşıyor.Michael is already an adult, but he still lives with his mother.
Otuz yıldır burada yaşıyorum.I've lived here for 30 years.
O ebeveynleri ile birlikte yaşıyor.She lives with her parents.
Birçok Çinli Afrika'da yaşıyor.Many Chinese live in Africa.
Tom ve Mary bir orta çağ evinde yaşıyor.Tom and Mary live in a mid-century home.
Tom bir ağaç evde yaşıyor.Tom lives in a treehouse.
30 yaşın üzerindeki hiç kimseye güvenme.Don't trust anybody over 30.
Gerçekten kaç yaşındasın?How old are you really?
Tom kötü bir semtte yaşıyor.Tom lives in a bad neighborhood.
Tom nispeten benim yaşımda ve o bir şarkıcı. Bu her gün olmaz.Tom is relatively my age and he's a singer. That doesn't happen every day.
Biz plaja yakın yaşıyoruz.We live near the beach.
Benim arkadaşım kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde yaşıyor.My friend lives in the middle of nowhere.
Oğlum sekiz yaşında.My son is eight years old.
Tom şehir merkezinde yaşıyor.Tom lives downtown.
Ne dediğini anlıyorum ama mesajı benimsemekte sorun yaşıyorum.I understand what you say, but I have trouble internalizing the message.
Bu uçak kaç yaşında?How old is this airplane?
"Kaç yaşındasın?" - "Kırk ve on.""How old are you?" - "Forty ten."
Bu site 18 yaşın altındaki kişiler için uygun olmayan içerik içeriyor.This site contains content not suitable for persons under the age of 18.
Hislerim hakkında konuşmakta sıkıntı yaşıyorum.I have trouble talking about my feelings.
Tom küçük bir üniversite şehrinde yaşıyor.Tom lives in a small college town.
Eski bir kitapçıya yakın yaşıyorum.I live close to an old bookshop.
Burada kaç kişi yaşıyor?How many people live here?
Bir haftada kırk saat çalışan hiç kimse yoksulluk içinde yaşıyor olamaz.Nobody who works forty hours a week should be living in poverty.
Sen küçük bir evde yaşıyorsun.You live in a little house.
Onlar küçük bir evde yaşıyor.They live in a little house.
Ne kadar süredir Osaka'da yaşıyorsun?How long have you been living in Osaka?
Biz bir kulübede yaşıyoruz.We live in a cottage.
Ben senin yaşını sorabilir miyim?May I ask your age?
Onlar zor bir an yaşıyor.They're having a hard time.
Biz Selanik'ten on kilometre uzakta yaşıyoruz.We live ten kilometers from Thessaloniki.
Tom hâlâ kendi başına yaşıyor.Tom still lives by himself.
Tom babası ile yaşıyor.Tom lives with his father.
Tom benim yaşımda, ya da belki biraz daha genç.Tom is my age, or maybe a little younger.
Daha önce hangi evde yaşıyordun?In which house did you live previously?
Bu dairede bir kötü ruh yaşıyor.In this flat lives an evil spirit.
Bu apartman dairesinde bir kötü ruh yaşıyor.In this apartment lives a wicked spirit.
Tom on yaşındayken bisiklete binmeyi öğrendi.Tom learned to ride a bike when he was ten.
Hakkında seninle konuştuğum kız Tokyo'da yaşıyor.The girl I spoke to you about lives in Tokyo.
Tom hâlâ ebeveynlerinin ona on üç yaşındayken verdiği bisiklete biniyor.Tom still rides the bicycle that his parents gave him when he was thirteen years old.
O hangi katta yaşıyor?What floor does he live on?
O, savaş başladığında İngiltere'de yaşıyordu.He lived in England when the war started.
Büyükbabanız kaç yaşında?How old is your grandpa?
Tom'un ebeveynlerinin ikisi de hâlâ yaşıyor.Tom's parents are both still living.