yaşı ile cümle
yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çocuklarınız kaç yaşındalar?How old are your children?
Amcam gelecek ay iki yıldır New York'ta yaşıyor olacak.My uncle will have been in New York for two years next month.
Amcam şimdi rahat yaşıyor.My uncle now lives in comfort.
Amcam okulun yakınında yaşıyor.My uncle lives near the school.
Dayım okulun yakınında yaşıyor.My uncle lives near the school.
Amcam İspanyanın başkenti Madrit'de yaşıyor.My uncle lives in Madrid, the capital of Spain.
Büyükannem tek başına yaşıyor.My grandmother lives by herself.
O, bir blok ötede yaşıyor ve onun adı Susan.She lives a block away and her name is Susan.
Bir İtalyanla evli olduğu için, o şimdi Roma'da yaşıyor.Married to an Italian, she lives in Rome now.
Yaşı ne olursa olsun, çocuk çocuktur.No matter the age, a child is a child.
Senin yaşında bunun yapılmayacağını bilmelisin.At your age you should know better.
Senin yaşında böyle giyersen kendini komik duruma düşürürsün.If you dress like that at your age, you'll make a fool of yourself.
Senin yaşında böyle giyersen kendini aptal yerine koyarsın.If you dress like that at your age, you'll make a fool of yourself.
ABD'de, çoğu insan on sekiz yaşına ulaştığında oy kullanabilir.In the U.S., most people can vote when they reach eighteen years of age.
Amerikalı bir öğrenci benim evin yanında yaşıyor.A student from America lives near my house.
Leydi en fazla kırk yaşında.The lady is forty years old at most.
Savaş başladığında, o, İngiltere'de yaşıyordu.He was living in England when the war broke out.
Çocuğun yaşı nedeniyle izin vermek zorundasın.You have to allow for the boy's age.
O köpek kaç yaşında!How old that dog is!
O köpek kaç yaşında?How old is that dog?
İki aile o evde yaşıyor.Two families live in that house.
O evde iki aile yaşıyor.Two families live in that house.
Yaşına göre genç gösteriyorsun.You look young for your age.
Sen Tokyo'da yaşıyorsun, değil mi?You live in Tokyo, don't you?
Şehirde mi yaşıyorsunuz?Do you live in the city?
Bayan Nakano'nun kaç yaşında olduğunu biliyor musun?Do you know how old Miss Nakano is?
On yaşında mısın?Are you ten years old?
Sasayama'da mı yaşıyorsun?Do you live in Sasayama?
O bana kaç yaşında olduğumu sordu.She asked me how old I was.
Artık on sekiz yaşında olduğunu daha iyi bilmelisin.You should know better now you are eighteen.
Irkın ya da yaşın ya da dinin umurumda değil.I don't care about your race or age or religion.
Büyük oğlun kaç yaşında?How old is your elder son?
Kasabanda kaç kişi yaşıyor.How many people live in your town?
Baban kaç yaşında?How old is your father?
Amcan kaç yaşında?How old is your uncle?
Büyük baban kaç yaşındadır?How old is your grandfather?
Senin yaşındaki insanların genellikle bu sorunu vardır.People of your age often have this problem.
Senin yaşındaki insanlar, sık sık bu problemle karşılaşır.People of your age often have this problem.
Az sayıda kişi doksan yaşına kadar yaşar.Few people live to be ninety years old.
Sekiz yaşında bir araba neredeyse değersizdir.An eight-year-old car is almost worthless.
Yetmiş yaşındaki bir adam için o hala şaşırtıcı bir enerjiye sahip.For a man of seventy, he still has surprising vigour.
Beş yaşındayken bir otobüs sürücüsü olmak istiyordum.I wanted to be a bus driver when I was five.
O, 54 yaşında öldü.He died aged 54 years.
O, elli yaşın üzerinde olmalı.He must be over fifty.
Üç yaşındaki oğlum için bir randevu almak istiyorum.I'd like to make an appointment for my three-year-old son.
İki yaşındaki kızım için tıbbi bir muayene olmak istiyorum.I'd like to get a medical examination for my two-year-old daughter.
İki yaşındaki bir çocuk bu kadar hızlı koşabilir mi?Can a two-year-old boy run that fast?
O, 25 yaşına kadar beş farklı ülkede yaşadı.By the age of 25, she had lived in five different countries.
Yirmi yaşında olsam oy verebilirim.If I were twenty, I could vote.
O yirmi yaşına ulaşıncaya kadar bir şarkıcı olmaya karar vermedi.She did not decide to be a singer until she reached the age of twenty.
2030'a kadar onun nüfusunun yüzde yirmi biri altmış beş yaşından büyük olacak.By 2030 twenty-one percent of its population will be over sixty-five.
Ben 19 yaşındayım.I am 19 years old.
On dokuz yaşındayım.I am 19 years old.
19 yaşındayım.I am 19 years old.
1955'te kanseri nüksetti ve 1956'da 42 yaşında öldü.In 1955, the cancer returned and she died in 1956 at the age of 42.
18 yaşın altındaki çocuklar içeri alınmazlar.Children under 18 are not admitted.
18 yaşından büyük insanlar araba kullanabilir.People above 18 may drive.
On sekiz yaşın üstündeki biri yetişkin olarak sayılır.Anyone over eighteen years of age counts as an adult.
On sekiz yaşın altındaki insanların alkollü içki satın almamaları gerekiyor.People under eighteen aren't supposed to buy alcoholic drinks.
On sekiz yaşındayken araba kullanmayı öğrendim ve ehliyet aldım.I learned to drive a car and got a driver's license when I was eighteen.