Ana içeriğe geç
Sözlük

yağmuru ile cümle

yağmuru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yağmuru seviyorsun, değil mi?You like rain, don't you?
Yağmurun yanında şiddetli rüzgarları yaşadık.Besides the rain, we experienced heavy winds.
Yağmurun durmasını bekleyelim.Let's wait for the rain to stop.
Ben sadece yağmurun birkaç saat daha gecikmesini umuyorum.I only hope that the rain holds off for a few hours more.
İçme suyundaki asit yağmuru insan sağlığını etkiler.Acid rain in drinking water affects human health.
Onların tüm yıl boyunca çok yağmuru var.They have much rain all the year round.
Kara bulutlar yağmurun belirtisidir.Dark clouds are a sign of rain.
Türbenin çürümesi kısmen asit yağmuru nedeniyledir.The decay of the shrine is due, in part, to acid rain.
Öğretmen soru yağmuruna tutuldu.The teacher was deluged with questions.
Bildiğiniz gibi, şiddetli yağmurun sonucu olarak geç kaldık.As you know, we were late due to the heavy rain.
Bizim iki hafta boyunca tek bir damla yağmurumuz olmadı.We have not had a single drop of rain for two weeks.
Yağmurun her işareti var.There is every sign of rain.
Asit yağmuru bir doğa olayı değildir.Acid rain is not a natural phenomenon.
Ben yağmurun durmasını bekliyorken o beni nazikçe arabayla götürdü.While I was waiting for the rain to stop, he kindly gave me a lift.
Çatıdaki yağmurun sesini seviyorum.I love the sound of rain on the roof.
Asit yağmuru hakkında dün bir makale okudum.I read an article about acid rain yesterday.
Öğleye kadar yağmurun durmasını diledi.She wished it would stop raining by noon.
Geçen ay çok yağmurumuz vardı.We had a lot of rain last month.
O, yağmuru yüzünde hissetti.He felt the rain on his face.
Yağmuru sevmiyoruz.We don't like the rain.
Yağmuru sever misin?Do you like rain?
Her nezaman böyle güzel bir yağmurumuz olsa, ben yıllar öncesini, ikimizi hatırlıyorum.Whenever we have such lovely rain, I recall the two of us, several years ago.
Mafya babası makineli tüfek ateşi yağmurunda öldürüldü.The mafia boss was killed in a hail of machine gun fire.
Yağmurun durmasını bekleyelim!Let's wait for the rain to end!
Tom eve yürümek zorunda kalmadan önce yağmurun duracağını umuyordu.Tom hoped the rain would stop before he had to walk home.
Tom teneke çatıdaki yağmurun sesini duyuyordu.Tom heard the sound of rain on the tin roof.
Tom soğuk yağmuru yüzünde hissetti.Tom felt the cold rain on his face.
Yağmuru sevmeyiz.We don't like rain.
Ben güneşi sevmiyorum, yağmuru ve onun altında dans etmeyi seviyorum.I don't like the sun, I prefer the rain and dance under it.
Odamda çalışırken yağmuru severim.I love the rain while I'm studying in my room.
Tom yağmurun o kadar uzun süreceğini düşünmedi.Tom didn't think the rain would last so long.
Karı ve koca arasındaki kavga, bir bahar gününün yağmuru gibidir.A quarrel between husband and wife is like a spring day's drizzle.
Yaz yağmurunu severim.I love summer rain.
Tom meteor yağmurunu izledi.Tom watched the meteor shower.
Bu ay çok yağmurumuz oldu.We had a lot of rain this month.
Neden Tom hala dışarıda yağmurun içinde duruyor?Why is Tom still standing outside in the rain?
Yağan yağmurun sesini severim.I love the sound of rain falling.
Yağmurun sesini rahatlatıcı buluyorum.I find the sound of the rain relaxing.
Ben yağmurun yağmamasını umarım.I kind of hope it doesn't rain.
Tom yağmuru sevdiğini söyledi.Tom said he liked rain.
Ben yağmuru biraz özledim.I missed the rain a little.
Yağmuru dinle.Listen to the rain.
Yağmurun yağması ihtimaline karşı bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella in case it rains.
Şiddetli yağmurun ardından büyük bir sel baskını oldu.In the wake of the heavy rain, there was a major flood.
Tom yağmuru dinleyerek yatakta uyanık yatıyordu.Tom lay awake in bed, listening to the rain.
Tom ve Mary John'u konfeti yağmuruna tuttu.Tom and Mary showered John with confetti.
Seni çöllerin yağmuru özlemesi gibi özlüyorumI miss you like the deserts miss the rain.
Dün gece bir meteor yağmuru görmek için iyi bir fırsat sağladı.Last night provided a good opportunity to see a meteor shower.
Dünya bir meteor yağmuru alıyor.The Earth is taking a meteor shower.
Onlarca insan şiddetli yağmurun yol açtığı ani su baskınlarında öldü.Dozens of people have died in flash floods triggered by torrential rain.
Bu yağmuru suçla!Blame this rain!
Tom, yağmurun yağabileceğini sandığını söyledi.Tom said that he thought that it might rain.
Tom yağmurun ne zaman duracağını merak ediyordu.Tom wondered when the rain would stop.
Yağmurun durduğuna memnun oldum.I'm glad that the rain has stopped.
Yağmurun yağması pek mümkün değil.Rain is unlikely.
Yağmurun yağma ihtimali zayıf.The chance of rain is low.
Sokak kavgası, silah ateşi yağmuru ile kesildi.The street fight was interrupted with a hail of gunfire.
Onu pahalı hediye yağmuruna tuttu.He showered her with expensive gifts.
"Yağmurun durup durmadığını merak ediyorum." "Umarım öyle olur.""I wonder if it's stopped raining." "I hope so."
"Yağmuru severim." "Belki sen seversin ama ben sevmem.""I love rain." "Maybe you do, but I don't."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod