yağmura ile cümle

yağmura kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.If you want the rainbow, why, you just must have the rain.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.If you want the rainbow, you must have the rain.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.If you want the rainbow, you must have the rain.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın. İşte bu kadar!それだけよ
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Jeśli pragniesz tęczy, najpierw musi być deszcz.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Jos sateenkaarta kaipaat, sadekuuron tarvitset.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Jos sateenkaarta kaipaat, sadekuuron vain tarvitset.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Nếu muốn có cầu vồng, phải có mưa trước đã.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Ohne Regen gibt es keinen Regenbogen.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Pokud chceš duhu, musíš mít i déšť.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Pokud chceš duhu pak musíš mít i déšť.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Pokud chceš duhu, proč musíš mít i déšť.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Se queres ver o arco-íris, tens de ter chuva primeiro.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Se vuoi l'arcobaleno, devi prendere anche la pioggia.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Si tu veux l'arc-en-ciel, tu dois avoir la pluie.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Si tu veux l'ar-en-ciel, pourquoi, tu dois juste avoir la pluie...
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Tu dois avoir la pluie...
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Vill du ha en regnbåge, måste du ha regn!
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Willst Du den Regenbogen, dann nimm das Regen an.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Willst Du den Regenbogen, dann, wirklich, nimm das Regen an.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Ако търсиш дъгата, о, просто трябва да усетиш дъжда.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Ако търсиш дъгата, то трябва да усетиш дъжда.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Ако търсиш дъгата, трябва да усетиш дъжда.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.がんばって 楽しい口笛を吹いて
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.もし恋が壊れてしまったら 良くあるように
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.幸せは2倍に増える 小さな痛みの後に
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.幸運の星に見放され 影に隠れても
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.明るい天気を待って 日はまた昇るから
Kaybederken de neşeni koru, tüm Dünya senin olacak Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Sé una perdedora alegre, puedes ganar el mundo: si quieres el arco iris, querida, tienes que tener lluvia.
Kendini toparla, dudağına mutlu bir ıslık ekle, Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Cálmate, silba algo alegre: si quieres el arco iris, tienes que tener lluvia.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.A te afla acolo înseamnă a fi conectat cu ploaia şi cu grindina, a te simți conectat cu atmosfera.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Att vara där är att vara ett med spöregn och hagel, att känna sig som ett med atmosfären.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Daar zijn, betekent verbonden zijn, in slagregen en hagel, met onze atmosfeer.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Essere lì è come essere connessi alla pioggia battente e la grandine, sentirsi connessi alla nostra atmosfera.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Estar ahí es estar conectado con la lluvia y el granizo, sentirse conectado a nuestra atmósfera.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.거기 있다는 것은 몰려가는 비와 우박과 연결되어, 대기와 연결된 느낌을 준다는 거죠.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Ở đó là được kết nối với mưa rào và mưa đá, được kết nối với bầu khí quyển của chúng ta.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Είναι αυτό που μας ενώνει με τις δυνάμεις της βροχής και του χαλαζιού, με την ατμόσφαιρά μας.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Бути там означає бути поєднаним із цим проливним дощем і градом, це означає відчувати контакт із атмосферою.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Да си там е да си свързан с дъжда и градушката, да се чувстваш свързан с атмосферата ни.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Находясь в таком месте, мы чувствуем свою связь с ливнем и градом, свою связь с атмосферой.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.שמניעים את האטמוספירה שלנו. להיות שם זה להיות מחובר בגשם והברד החזקים, להרגיש מחוברים לאטמוספירה שלנו.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.إن وجودها يعني التواصل مع الأمطار والأمطار الثلجية والشعور بالتواصل مع غلافنا الجوي
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.大気とのつながりさえ体感できることでしょう 私たちが空気という海に暮らす
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmaz Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.La tristesse finit par la joie, la douche n'est pas vaine si tu veux l'arc-en-ciel, tu dois avoir la pluie.
Üzüntüler mutlulukla sonuçlanır, yağmur boşa yağmaz Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.La tristeza se vuelve alegría, los lloros no son en vano: si quieres el arco iris, tienes que tener lluvia.
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,cînd a dat legi ploii, şi cînd a însemnat drumul fulgerului şi tunetului,
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,cuando le dio estatuto a la lluvia y camino a relámpagos y truenos
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,da er dem Regen ein Ziel machte und dem Blitz und Donner den Weg:
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,da han satte en Lov for Regnen, afmærked Tordenskyen dens Vej,
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,da han satte en lov for regnet og en vei for lynstrålen,
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,Ðịnh luật lệ cho mưa, Và lập đường lối cho chớp và sấm.
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,Ðịnh luật_lệ cho mưa , Và lập đường_lối cho chớp và sấm .
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,Hij maakt de wetten van de regen en baant een pad voor het onweer.
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,ketika ditentukan-Nya tempat hujan jatuh, dan jalan yang dilalui kilat dan guruh
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,비를 위하여 명령하시고 우뢰의 번개를 위하여 길을 정하셨음이라
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,ko je ustanavljal postavo dežju in pot blisku in gromu:
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,kun hän sääti lain sateelle ja ukkospilvelle tien,
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,Mikor az esõnek határt szabott, és mennydörgõ villámoknak útat:
Yağmura kural koyduğu, Yıldırıma yol açtığı zaman,när han stadgade en lag för regnet och en väg för tordönets stråle,

İlgili Sayfalar