yağmura ile cümle

yağmura kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yağmura ihtiyacımız vardı.Necesitábamos esta lluvia.
Yağmura her yerde ihtiyaç duyulur.La lluvia es necesaria en todas partes.
Yaklaşık 5.000 kişinin izlediği konser sağnak yağmura rağmen 2 saat sürdü.El concierto recibió a cerca de 65.000 espectadores y duró sobre 2 horas.
Kıbrıs Tarihinde Yağmuralan (Vroişa).Stara Rijeka (en parte).
Yağmura rağmen, dışarı çıktım.Sono uscito nonostante la pioggia.
Koyu bulutlar yağmura işaret eder.Le nuvole scure annunciano pioggia.
Bu rüzgarların getirdiği yağmur bulutları yağmura dönmesinde rol oynar.L'incubo ritorna è presente Rain.
Yağmura karşı onun her yanına bir çatı kur!"Покойника видеть — к дождю!“.
Çisenti: 0.5 mm'den küçük damlaları olan yağmura verilen addır.Chuvisco - gotas d'água com diâmetro menor que 0,5mm.
Yağmura her yerde ihtiyaç duyulur.A chuva é necessária em todos os lugares.
Yağmura karşı bir korunak aradı.Hij zocht beschutting tegen de regen.
Kıbrıs Tarihinde Yağmuralan (Vroişa).Возропщем) Porosiata (ros.
Bu rüzgarların getirdiği yağmur bulutları yağmura dönmesinde rol oynar.Mają nadzieję, że zbierające się tam chmury przyniosą upragniony deszcz.
Yağmura karşı ilk kullanımın Çin’de olduğu bilinmektedir.Вогняний годинник уперше з'явилися в Китаї.
Çatışmalar yağmura rağmen gece saatlerine kadar sürdü.Vzhledem k přestávkám pro déšť bylo dohráno až před setměním.
Sürekli yağan yağmura ya da kara neden olmasıyla öne çıkar.Prezintă precipitații continue de ploaie sau ninsoare.
Şiddetli yağmura rağmen dışarı çıktı.În ciuda ploilor abundente a ieşit afară.
Yağmura ihtiyacımız var.Avem nevoie de ploaie.
Anladığım kadarıyla gökkuşağı görmek istiyorsanız yağmura katlanmak zorundasınız.Din câte văd eu, dacă vreți să vedeți curcubeul, trebuie să îndurați ploaia.
Yağmura rağmen başladı.În ciuda ploii a început.
Şiddetli yağmura rağmen hastanedeki arkadaşını ziyaret etti.În ciuda ploii abundente, el şi-a vizitat prietenul din spital.
Şiddetli yağmura rağmen o ayrılmaya karar verdi.În ciuda ploii abundente a decis să plece.
Yağmura yakalandım ve tamamen ıslandım.M-a prins ploaia și m-am udat complet.
Yaklaşık 5.000 kişinin izlediği konser sağnak yağmura rağmen 2 saat sürdü.A koncerten több mint 65 ezer ember vett részt, és mintegy két óra hosszáig tartott.
Çisenti: 0.5 mm'den küçük damlaları olan yağmura verilen addır.Eső: 0,5 mm-nél nagyobb vízcseppekből áll.
Yağmura karşı ilk kullanımın Çin’de olduğu bilinmektedir.Sieltä näkee auringonnousun ensimmäisenä Kiinassa.
Yağmura karşı onun her yanına bir çatı kur!"主に水辺に現れる赤みを帯びた怪火。
Sürekli yağan yağmura ya da kara neden olmasıyla öne çıkar." "在下雨或下雪的时候我总是带伞。
Gökkuşağını görmek istiyorsan yağmura katlanmalısın.무지개를 보고 싶다면 비를 견뎌야 한다.
Eve dönerken yağmura yakalanmıştım.Връщайки се към вкъщи, хванах дъжда.
Çatışmalar yağmura rağmen gece saatlerine kadar sürdü.Tu se noćilo, a kiša je padala cijelu noć, sve do jutra.
Sürekli yağan yağmura ya da kara neden olmasıyla öne çıkar.Vyvoláva totiž nepretržitý dážď alebo sneženie.
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır. Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.La felicidad es más intensa después del dolor: si quieres el arco iris, tienes que tener lluvia.
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır. Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Le bonheur est double après une petite douleur si tu veux l'arc-en-ciel tu dois avoir la pluie.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.A będzie namiotem na zasłonę we dnie od gorąca, a na ucieczkę i ukrycie przede dżdżem i powodzią.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.A bude stánkem k zastěňování ve dne před horkem, a za útočiště a skrýši před přívalem a deštěm.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.A bude stánom, aby bol tôňou vodne pred horúčavou, útočišťom a skrýšou pred nečasom a dažďom.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.Het zal voor hen een schaduw zijn tegen de hitte van de dag en een schuilplaats tegen storm en regen.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.In koča bode za senčnico proti vročini po dnevi in za pribežališče in zavetje pred viharjem in pred dežjem.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.ja verho varjoamassa päivän helteeltä sekä turvaamassa ja suojaamassa rajuilmalta ja sateelta.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.또 천막이 있어서 낮에는 더위를 피하는 그늘을 지으며 또 풍우를 피하여 숨는 곳이 되리라
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.o colibă, ca umbrar împotriva căldurii zilei, şi ca loc de adăpost şi de ocrotire împotriva furtunii şi ploii.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.Og en hytte skal der være til skygge om dagen mot hete og til ly og skjul mot vannskyll og regn.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.og Ly til Skygge mod Hede og til Skærm og Skjul mod Skybrud og Regn.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.sẽ có trại làm bóng mát tránh nắng ban ngày, và dùng làm nơi núp chổ đụp cho khỏi gió táp mưa sa.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.sẽ có trại làm bóng_mát tránh nắng ban_ngày , và dùng làm nơi núp chổ đụp cho khỏi gió_táp_mưa_sa .
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.Una tenda fornirà ombra contro il caldo di giorno e rifugio e riparo contro i temporali e contro la pioggia
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.И будет шатер для осенения днем от зноя и для убежища и защиты от непогод и дождя.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.И ще има заслон да засенява от пака денем, И да служи за прибежище и защита от буря и от дъжд.
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.וסכה תהיה לצל יומם מחרב ולמחסה ולמסתור מזרם וממטר׃
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.وتكون مظلّة للفيء نهارا من الحرّ ولملجإ ولمخبإ من السيل ومن المطر
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.必 有 亭 子 、 白 日 可 以 得 蔭 避 暑 、 也 可 以 作 為 藏 身 之 處 、 躲 避 狂 風 暴 雨
Bu, bir çardak, gündüzün sıcağına karşı gölge, yağmura, fırtınaya karşı sığınak ve korunak olacak.必 有 亭子 、 白日 可以 得 蔭 避暑 、 也可以 作為 藏身之處 、 躲避 狂風 暴雨
Daha parlak bir gün ara, tekrar Güneş'i bekle, Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Busca mejor tiempo, mira de nuevo al sol: si quieres el arco iris, tienes que tener lluvia.
Dertlerini sahiplen, onlarla yüzleş ve şikayet etme Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Enfréntate a tus problemas, no te quejes: si quieres el arco iris, tienes que tener lluvia.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.De vrei curcubeul, ei bine, trebuie să-nduri ploaia
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.De vrei curcubeul, trebuie să-nduri ploaia
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.If you want the rainbow then you must have the rain.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.If you want the rainbow then you must have the rain.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.If you want the rainbow, why, you just must have the rain.

İlgili Sayfalar