Ana içeriğe geç
Sözlük

yağmur ile cümle

yağmur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yağmura rağmen, dışarı çıktım.In spite of the rain, I went out.
Yağmur yağacağını sanmıyorum.I don't suppose it's going to rain.
Yağmur yağacak gibi gözüküyor.It looks like rain.
Yağmur yağma ihtimaline karşı yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you in case it rains.
Korkarım ki yağmur yağacak.I'm afraid it's going to rain.
Yağmur yağacak gibi görünüyor. Pencereleri kapatsak iyi olur.It looks like rain. We had better shut the windows.
Muhtemelen yağmur yağacağı için onu yüzmeye gitmekten vazgeçirdim.I discouraged him from going swimming as it was likely to rain.
Yağmur gibi görünüyor. Yanına bir şemsiye alsan iyi olur.It looks like rain. You had better take an umbrella with you.
Gölün güzel manzarasının yağmur ve sisten dolayı keyfine varılamadı.The beautiful scene of a lake was not able to be enjoyed because of rain and fog.
Yapraklar yağmurda taze görünüyor.The leaves look fresh in the rain.
Yağmurdan dolayı geç kaldım.I was late because of the rain.
Yağmur dışarı çıkmamı engelledi.The rain prevented me from going out.
Yağmur bizi dışarı çıkmaktan vazgeçirdi.The rain discouraged us from going out.
Yağmur, planlarımızı iki hafta geciktirdi.The rain set our plans back two weeks.
Yağmur yangının yayılmasını engelledi.The rain kept the fire from spreading.
Yağmur bir piknik ertelemesi gerektirdi.The rain necessitated a postponement of the picnic.
Yağmur pikniğimizi mahvetti.The rain spoiled our picnic.
Yağmur yağmazsa, bisiklet sürmeye gidebilirsin.You may go cycling if it doesn't rain.
Yağmurdan dolayı plaja gidemedik.Because of rain, we couldn't go to the beach.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Şiddetli bir yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı.The rain came down in buckets.
Yağmur pencerelere vuruyor.The rain is beating against the windows.
Yağmur kara dönüşmeye başladı.The rain began to turn into snow.
Yağmur, kara dönüştü.The rain changed to snow.
Yağmur durduğunda tenis maçına hemen devam edildi.When the rain stopped, the game of tennis was continued immediately.
Yağmur biraz yavaşladıktan sonra, arabaya doğru koştuk.After the rain had let up a bit, we made a dash for the car.
Yağmur yağmurluğuma işledi.The rain penetrated my raincoat.
Keşke yağmur yağışı dursa.I wish it would stop raining.
Yine de, yağmur durduğunda dışarı çıkabilirim.At any rate, I can go out when it stops raining.
Yağmur durur durmaz gidelim.Let's go as soon as it stops raining.
Yağmur durur durmaz güzel bir gök kuşağı çıktı.No sooner had it stopped raining than a beautiful rainbow appeared.
Yağmur durmazsa dışarı çıkmayız.We won't go out unless it stops raining.
Üç gün devamlı yağmur yağdı.It rained for three days on end.
Yağmur yağsa da yağmasa da planımı değiştirmeyeceğim.Whether it rains or not, I won't change my plan.
Yağmur yağsada yağmasada Fujita piknik yapmayı planlıyor.Whether it rains or not, Fujita is planning to have a picnic.
O, yağmur yağarsa gelmez.He won't come if it rains.
Yağmur yağarsa maç ertelenecek.If it rains, the game will be put off.
Eğer yağmur yağarsa kalacağım.I'll stay if it rains.
Yağmur bu ağacı canlandıracak.The rain will revive this tree.
Yağmur yağmadan önce çamaşırı içeri alacağım.I'll take in the washing before it rains.
Biz yağmur için dua ettik.We prayed for rain.
Yağmur yağacağına dair bir önsezim var.I have a hunch that it will rain.
Yağmur yağıyor, bu nedenle eve gitmeliyiz.It's raining, so we should go home.
Her yağmur yağdığında çatı sızdırır.Every time it rains, the roof leaks.
Yağmur yağdığında, o hüzünlenir.When it rains, she feels blue.
Yağmur yağdığında, otobüse biner.When it rains, she takes the bus.
Yağmur yağdığında sokakları sel bastı.Our streets flood when we have rain.
Yağmur ihtimaline karşı şemsiyeni yanına al.Take your umbrella with you in case it rains.
Yağmur yağması ihtimaline karşı şemsiyeni yanına al.Take your umbrella with you in case it rains.
Yağmur korkusuyla şemsiyemi aldım.I took my umbrella for fear of rain.
Yağmur yağma ihtimaline karşı bir şemsiye almayı unutma.Don't forget to take an umbrella in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyeni getirmeyi unutma.Don't forget to bring your umbrella in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyeni alsan iyi olur.You'd better take your umbrella, just in case it rains.
Belki yağmur yağar diye şemsiyemi aldım.I took my umbrella lest it rain.
Yağmur yağacaktı diye bir şemsiye aldım.I took an umbrella in case it should rain.
Bence yağmur yağarsa diye bir şemsiye alman daha iyi olur.I think you'd better take an umbrella in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşın yanına bir şemsiye al.Take an umbrella with you in case it should rain.
Yağmur olasılığına karşı şemsiyeni almayı unutma.Remember to take your umbrella, in case it rains.
Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyeni almayı unutma.Remember to take your umbrella, in case it rains.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yağmur ile cümle - Sayfa 3 - yağmur kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App