Ana içeriğe geç
Sözlük

yağmur ile cümle

yağmur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yağmur nihayet düzeliyor.The rain is finally clearing up.
Amazon yağmur ormanını araştırdık.We researched the Amazon rainforest.
O kadar çok yağmur yağıyordu ki evde kalmaya karar verdik.It was raining so hard that we decided to stay home.
Dünya deniz suyu ile çevrilidir ama yağmur başarısız olursa insanlar açlıktan ölecek.Earth is surrounded by sea water but if rain fails people will starve.
Erken yağmur ve erken misafirler nadiren bir gece kalır.Early rain and early guests seldom stay the night.
Hava karardı. Yağmur yağacak mı, merak ediyorum?It's gotten dark. Is it going to rain, I wonder?
Hava kararıyor. Yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.It's getting dark. I wonder if it's going to rain.
Aman Allah'ım yağmur yağıyor.Oh, god. It's raining.
Şemsiyeni neden açıyorsun? Yağmur yağmıyor.Why do you have your umbrella up? It's not raining.
Şemsiyenizi neden açıyorsunuz? Yağmur yağmıyor.Why do you have your umbrella up? It's not raining.
Yağmur suyu sıcak bir günde buharlaşır.The rainwater evaporates on a hot day.
Bu sabahtan beri şiddetle yağmur yağıyor, bu yüzden bir yere gitmek istemiyorum.It has been raining severely since this morning. That's why I don't want to go anywhere.
Yağmurölçer bozuk.The pluviometer is broken.
Oh, güneşli havada yağan yağmur var.Oh, there is a sun shower.
Yağmurda yakalanmadığın için şanslıydın.You were lucky that you didn't get caught in the rain.
Umarım yağmur yağar.I hope it rains.
Eğer yarın yağmur yağarsa gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I will not be going.
Yarın yağmur yağarsa gidiyor olmayacağım.If it rains tomorrow, I will not be going.
Yağmur yağarken küpünü doldur.Make hay while the sun shines.
Bak Tom, yağmur kesildi!Look Tom, it's stopped raining.
Bak Tom, yağmur durdu!Look Tom, it's stopped raining!
Yağmur yağmak üzere; giysileri getir.It's about to rain; bring in the clothes.
Bu günlerde, sık sık yağmur yağar.These days, it rains frequently.
Biz sağanak yağmurda benzin istasyonuna kadar tüm yolu gittik.We went all the way to the service station in torrential rain.
Biz aslında yarın plaja gitmeye niyetliydik ama yağmur bekleniyor.We actually intended to go to the beach tomorrow, but it's expected to rain.
Kesinlikle yağmur yağacak.It's definitely going to rain.
O gün yağmur yağıyordu.It was raining that day.
Yağmurun yağması pek mümkün değil.Rain is unlikely.
Yağmurun yağma ihtimali zayıf.The chance of rain is low.
Yağmur tahminini hiç gerçekleşmedi.The forecast rain never eventuated.
Şiddetli yağmura rağmen o ayrılmaya karar verdi.Despite the heavy rain, he decided to leave.
Yağmur yağdığı için bir taksi çevirdim.I took a taxi since it was raining.
Yağmur yararlıydı.The rain was beneficial.
Tom yağmur yağdığını söyleyebilirdi.Tom could tell that it had rained.
Yağmur beklenmiyor.No rain is expected.
Yağmur gibi görünüyordu.It looked like rain.
Bu yağmura ihtiyacımız vardı.We needed this rain.
Şiddetli yağmurdan sonra nehir çamurluydu.The river was muddy after the heavy rain.
Piknik yağmur nedeniyle iptal edildi.The picnic was canceled because of rain.
O gün yağmurluydu.It was rainy that day.
Hâlâ yağmur yağıyordu.It was still raining.
Sokak kavgası, silah ateşi yağmuru ile kesildi.The street fight was interrupted with a hail of gunfire.
Onu pahalı hediye yağmuruna tuttu.He showered her with expensive gifts.
Şiddetli yağmur benim gitmemi engelledi.The heavy rain prevented me from going.
Yağmur ormanlarını korumalıyız.We must protect the rainforest.
Şiddetli yağmur nedeni ile gidemedim.I couldn't go because of the heavy rain.
Dün tüm öğleden sonra yağmur yağdı.Yesterday it rained the entire afternoon.
Yarın yağmur yağarsa, oraya arabayla gideriz.If it's raining tomorrow, we'll go there by car.
Yağmur, yağmur, uzağa git. Başka bir gün yine gel.Rain, rain, go away. Come again another day.
Dün asit yağmurlarıyla ilgili bir makale okudum.Yesterday I read an article about acid rain.
Kurumuş giysilerim aniden yağmur yağdığı için ıslanır.My dried out clothes are getting wet because it is suddenly raining.
Yağmur yağmasına rağmen yürüyüş yapmaya karar verdik.Even though it was raining, we decided to take a walk.
Yağmur yağıyorsa gitmeyelim.Let's not go if it's raining.
Birkaç gün yağmurdan sonra zemin su dolmuştu.The ground was waterlogged after several days of rain.
Şemsiyemi unuttum ve yağmurda ıslandım.I forgot my umbrella and got drenched in the rain.
Önümüzdeki hafta boyunca her gün yağmur yağması bekleniyor.It's supposed to rain every day for the next week.
Bugün öğleden sonra yağmur yağabilir.It might rain today in the afternoon.
Öğleden sonra yağmur yağabilir.It might rain in the afternoon.
Bu kesinlikle yağmur gibi görünüyor.It certainly looks like rain.
Şafakta hâlâ yağmur yağıyordu.At daybreak it was still raining.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod