Yağmur yağıyor.It is raining.
Bugün plaja gitmeyi planlıyordum fakat sonra yağmur yağmaya başladı.I was planning on going to the beach today, but then it started to rain.
Biz ayrıldığımızda yağmur yağıyordu, fakat vardığımızda hava güneşliydi.It was raining when we left, but by the time we arrived, it was sunny.
Bir yağmurluk giysen iyi olur.You had better put on a raincoat.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa her an yağmur yağabilir.Judging from the look of the sky, it may rain at any moment.
Gökyüzüne bakılırsa yakında yağmur yağacak.Judging from the sky, it will rain soon.
Gökyüzünün görünüşünden bu gece yağmur yağabilir.From the look of the sky, it may begin to snow tonight.
Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.This city will suffer from an acute water shortage unless it rains soon.
Bazı lokal şiddetli yağmur sağanaklarından dolayı oraya gitmediğimize sevindim.I'm glad we didn't go there because there were some localized heavy rain showers.
Yoğun yağmur nedeniyle sırılsıklam oldum.I was drenched to the skin because of the heavy rain.
Geçen yıl çok yağmur aldık.We had a lot of rain last year.
Geçen yaz epeyce yağmur yağdı.We had a good deal of rain last summer.
Aniden yağmur yağmaya başladı.Suddenly rain began to fall.
Aniden yağmur yağdı.Suddenly, it rained.
Ansızın büyük yağmur damlaları karanlık gökyüzünden düşmeye başladı.All of a sudden, large drops of rain began falling from the dark sky.
Yağmuru seviyorsun, değil mi?You like rain, don't you?
Yağmurdan hoşlanıyorsun, değil mi?You like rain, don't you?
Metoroloji dairesi bu gece yağmur yağacağını söylüyor.The weather bureau says it will rain tonight.
Eve dönerken yağmura yakalanmıştım.I was caught in a shower on my way home.
Okuldan eve giderken bir sağanak yağmura yakalandım.I was caught in a shower on my way home from school.
Genellikle Japonya'da haziran ayında fazla yağmur vardır.As a rule we have much rain in June in Japan.
Dışarısı soğuk olduğu için bir yağmurluk giymelisin.You should put on a raincoat because it's cold outside.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Dışarıda şiddetli yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Dışarı çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I gone out than it began to rain.
Yağmur nedeniyle toplantı iptal edildi.The meeting was canceled because of the rain.
Yağmurdan sonra çiçekler yeniden canlandı.The flowers revived after the rain.
Çiçekleri sulamama gerek yoktu. Bitirdikten hemen sonra yağmur yağmaya başladı.I needn't have watered the flowers. Just after I finished, it started raining.
Salı gününden beri yağmur yağıyor.It has been raining since Tuesday.
Evden ayrılır ayrılmaz çok yağmur yağmaya başladı.I had no sooner left the house than it began to rain hard.
Evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began raining.
Evden ayrılır ayrılmaz şiddetli şekilde yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began to rain heavily.
Biz eve varır varmaz yağmur yağmaya başladı.As soon as I got home, it began to rain.
Birkaç gün durmadan yağmur yağdı.It rained for several days on end.
Birçok hafta kuru kaldıktan sonra yağmur yağdı.It rained after it had been dry for many weeks.
Saatlerce yağmur yağdı.It rained for hours and hours.
Eğer yağmur yağsaydı, maç ertelenecekti.If it were to rain tomorrow, the match would be postponed.
Yağmur çatıda patırdıyordu.Rain was pattering on the roof.
Sarı yağmurluk giyen kız kim?Who's the girl in a yellow raincoat?
Sarı yağmurluklu kız kim?Who's the girl in a yellow raincoat?
Piknik yağmurdan dolayı iptal edildi.The picnic was called off because of the rain.
Hava yağmurlu, yani dışarıda oynayamayız.It's a rainy day, so we can't play outside.
Yağmur mevsimi başladı.The rainy season has set in.
Bulutlar kararıyor; yağmur yağacak.The clouds are getting darker; it's going to rain.
Atletik karşılaşma yağmur dolayısıyla ertelenmişti.The athletic meet was postponed due to rain.
Yağmur halinde atletik toplantı iptal edilecektir.In case of rain, the athletic meeting will be called off.
Yağmur yağarsa beni ara.Telephone me if it rains.
Yağmurdan sonra açık hava gelir.After rain comes fair weather.
Yağmur suyu bu borudan akıyor.The rain-water runs off through this pipe.
Hava yağmurdan sonra serin.It is cool after the rain.
Yağmurlu bir gün.It's a rainy day.
Yağmurlu sezonun ne zaman biteceğini tahmin etmek mümkün değil.There is no telling when the rainy season will be over.
Yağmur yağacak gibi geliyor.It feels like rain.
Yağmur gece boyunca sürdü.The rain lasted through the night.
Yağmur elbiselerimi sırılsıklam etti.The rain soaked through my clothes.
Yağmur çiftlik bitkileri üzerinde iyi bir etkiye sahipti.The rain had a good effect on the farm crops.
Ara vermeden bütün gün boyunca yağmur yağıyordu.It was raining all day long without intermission.
Aralıksız yağmur yağdı.It rained nonstop.
Yağmur yağışı durdu.It has stopped raining.
Yağmur kara dönüştü.The rain changed into snow.