Yağaryel: Yağmur rüzgarıdır.Dante: It's only the rain.
Kış mevsiminde çok kar yağar.There is often snow in the winter.
Yazları yağmur çok az yağar.There is very little rainfall in the summer.
Burada deliler gibi yağmur yağar.It's raining like crazy here.
"Yazlık neler yapabilirim böyle yağmur yağar?" Diye Martha sordu."What do you do in your cottage when it rains like this?" she asked Martha.
Bazı bölgelere çok fazla yağmur yağar ve diğer yerlere de az yağar.Too much rain falls on some areas, and not enough on others.
Arabaları yağmur yağarken, kar yağarken yapman gerekiyor.You've got to do cars in the rain; you've got to do cars in the snow.
Ya yağmur yağarsa?And what if it rains?
Biraz yağmur yağarsa sorun etmeyin, silecekleri çalıştırın.Doesn't matter if it rains a little, you have a windshield wiper.
Yaz ortasında yağmur yağar, çöl ortasında sel basar.When it rains in the summer, it floods in the desert.
Yağmur yağar, nehirlere doğru akar ve sel meydana gelir.So the rains come -- they go down the rivers and the flooding happens.
Eğer yağmur yağarsa burada üreyecekler.If it rains here they'll breed.
Bereket doğru kişinin başına yağar, Kötülerse zorbalıklarını sözle gizler.Blessings are on the head of the righteous, but violence covers the mouth of the wicked.
Bir bahçe ki ona bol yağmur yağar, meyvelerini iki kat verir.The rainstorm smiteth it and it bringeth forth its fruit twofold.
SETimes'a konuşan Cocoli, "Yağmur az yağarsa, elektrik kesintileri oluyor."If there is little rainfall, we have power interruptions.
Batıl inanca göre, Noel Günü kar yağarsa o yıl bereketli geçiyor.Superstition holds that the year will be fruitful if it snows on Christmas Day.
Bölgeye çayırları ve ormanları destekleyecek kadar yağmur yağar.The area experiences enough rain to support meadows and forests.
Yağmurun çoğu ilkbaharda yağar.Most of the rain will occur in the springtime.
Yakında yağmur yağarsa, memnun olurlar.Sie werden zufrieden sein, wenn es bald regnet.
İlkbaharda burada çok yağmur yağar.Im Frühling regnet es hier viel.
Çok sık yağmur yağar (Ancud'da yıllık 2035 mm).Regen kommt überaus häufig vor, es fallen jährlich 2035 mm.
Yağmur Nasıl Yağar?Wie kann man den Regen kaufen?
Sonunda yağmur yağar.Daraufhin regnet es.
Yazları yağmur çok az yağar.Im Sommer regnet es nur selten.
Kış mevsiminde çok kar yağar.Im Winter es schneit viel.
Kışın bu bölgeye kar yağar.Im Winter ist die Region schneearm.
Ortalama 8-10 gün kar yağar.Sechs bis acht Monate liegt Schnee.
Buna bağlı olarak yağmur bol yağar.Der langersehnte Regen stellt sich danach ein.
Genelde kar yağar.Häufig treten Schneestürme auf.
Yarın yağmur yağarsa evde kalacağım.S'il pleut demain, je resterai à la maison.
Yağmur Nasıl Yağar?Comment faire tomber la pluie ?
Mahalleye yılda bir iki kez kar yağar ama tutmaz.La neige tombe environ deux fois par an sur les collines et une ou deux fois en plaine.
Sonunda yağmur yağar.Finalement, la pluie arrive.
Ortalama 8-10 gün kar yağar.Il est typique d'avoir 8 à 15 jours de neige.
Kış mevsiminde çok kar yağar.En hiver il neige beaucoup sur la ville.
Şehre kar yağması olasılığı da bulunmaktadır ama kar yağarsa bu ancak Aralık-Mart arasında olmaktadır.Même si la ville se situe dans une zone de douceur, les tempêtes de neige font également rage en février.
30 gün kar yağar, 70 gün toprak karla örtülüdür.Il y a une tempête de neige et trente verste à faire.
Dua ederlerse bol yağmur yağar ve bereket gelir.On priait le saint pour avoir la pluie ou le beau temps.
Hokkaido'da çok kar yağar.En Hokkaido nieva mucho.
Yarın yağmur yağarsa evde kalacağım.Si llueve mañana, me quedaré en casa.
Yarın yağmur yağarsa, o buraya gelmez.Si mañana llueve ella no vendrá.
Eğer yağmur yağarsa kalacağım.Me quedaré si llueve.
Eğer yarın yağmur yağarsa, bütün gün evde kalacağım.Si llueve mañana, me quedaré en casa todo el día.
Yarın yağmur yağarsa,pikniğe gitmeyeceğim.Si llueve mañana no iré al picnic.
Brezilya'da burada şubat ayında çok yağmur yağar.En febrero llueve mucho aquí en Brasil.
Yağmur yağarsa, lütfen beni arayın.Por favor, llámeme si llueve.
Orada yağmur yağar.Llueve allá.
Japonya'da haziran ayında çok yağmur yağar.En Japón llueve mucho en junio.
Eğer yağmur yağarsa, o gelmez.Él no vendrá si llueve.
Şubat ayında en az her üç günde bir kar yağar.En febrero nieva como mínimo cada tres días.
Almanya'da çok yağmur yağar mı?¿Llueve mucho en Alemania?
Yarın yağmur yağarsa, oraya araba ile gideriz.Si mañana llueve, iremos en coche.
Burada sık sık kar yağar.Aquí nieva con frecuencia.
Burada sık sık yağmur yağar.Aquí llueve con frecuencia.
Eğer yarın yağmur yağarsa toplantıya gitmeyeceğim.Si llueve mañana, no iré a la reunión.
Noel vakti bazen kar yağar.A veces nieva durante la Navidad.
Yağmur yağarsa ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer si llueve?
Yağmur yağarsa evde kalırız.Si llueve nos quedaremos en casa.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama yağarsa diye bir şemsiye alacağım.No creo que llueva pero cogeré un paraguas por si acaso.
Kışın bu bölgeye kar yağar.Cae nieve en invierno sobre la zona.