Ana içeriğe geç
Sözlük

yağ ile cümle

yağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yağmur onun buraya gelmesini engelledi.The rain prevented him from coming here.
Yağmur, çocukların okul bahçesinde beyzbol oynamalarına engel oldu.The rain prevented the boys from playing baseball on the playground.
Yağmur, pikniğe gitmemize imkan vermedi.The rain made it impossible for us to go on the picnic.
Bahçe yağmurdan sonra harap oldu.The garden was destroyed after the rain.
Yağmurdan sonra, sokakta su birikintileri vardı.After the rain, there were puddles on the street.
Rüzgar yağmura eşlik etti.Wind accompanied the rain.
Yağmurda durmayın.Stay out of the rain.
Yağmura yakalandım.I was caught in the rain.
Güçlü rüzgarlar yağmura eşlik etti.Strong winds accompanied the rain.
Yağmur yüzünden evdeyiz.We are in for rain.
Yağmurun yanında şiddetli rüzgarları yaşadık.Besides the rain, we experienced heavy winds.
Yağmura rağmen golf oynadık.We played golf in spite of the rain.
Yağmura rağmen dışarı çıktı.He went out in spite of the rain.
Yağmura rağmen başladı.He started in spite of the rain.
Çocuklar yağmura rağmen okula gitti.The children went to school in spite of the rain.
Yağmura rağmen oyun iptal edilmedi.In spite of the rain, the game was not cancelled.
Yağmura rağmen, dışarı çıktım.In spite of the rain, I went out.
Yağmur yağacağını sanmıyorum.I don't suppose it's going to rain.
Yağmur yağacak gibi gözüküyor.It looks like rain.
O yağışlı olacağından korktuğunu söyledi.He said that he was afraid it would be rainy.
Yağmur yağma ihtimaline karşı yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you in case it rains.
Korkarım ki yağmur yağacak.I'm afraid it's going to rain.
Yağmur yağacak gibi görünüyor. Pencereleri kapatsak iyi olur.It looks like rain. We had better shut the windows.
Muhtemelen yağmur yağacağı için onu yüzmeye gitmekten vazgeçirdim.I discouraged him from going swimming as it was likely to rain.
Yağmur gibi görünüyor. Yanına bir şemsiye alsan iyi olur.It looks like rain. You had better take an umbrella with you.
Gölün güzel manzarasının yağmur ve sisten dolayı keyfine varılamadı.The beautiful scene of a lake was not able to be enjoyed because of rain and fog.
Yapraklar yağmurda taze görünüyor.The leaves look fresh in the rain.
Yağışlı hava onun bahçede çalışmasını önledi.The rainy weather prevented her from working in the garden.
Yağmurdan dolayı geç kaldım.I was late because of the rain.
Yağmur dışarı çıkmamı engelledi.The rain prevented me from going out.
Yağmur bizi dışarı çıkmaktan vazgeçirdi.The rain discouraged us from going out.
Yağmur, planlarımızı iki hafta geciktirdi.The rain set our plans back two weeks.
Yağmur yangının yayılmasını engelledi.The rain kept the fire from spreading.
Yağmur bir piknik ertelemesi gerektirdi.The rain necessitated a postponement of the picnic.
Yağmur pikniğimizi mahvetti.The rain spoiled our picnic.
Yağmur yağmazsa, bisiklet sürmeye gidebilirsin.You may go cycling if it doesn't rain.
Yağmurdan dolayı plaja gidemedik.Because of rain, we couldn't go to the beach.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Şiddetli bir yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı.The rain came down in buckets.
Yağmur pencerelere vuruyor.The rain is beating against the windows.
Yağmur kara dönüşmeye başladı.The rain began to turn into snow.
Yağmur, kara dönüştü.The rain changed to snow.
Yağmur durduğunda tenis maçına hemen devam edildi.When the rain stopped, the game of tennis was continued immediately.
Yağmur biraz yavaşladıktan sonra, arabaya doğru koştuk.After the rain had let up a bit, we made a dash for the car.
Yağmur yağmurluğuma işledi.The rain penetrated my raincoat.
Keşke yağmur yağışı dursa.I wish it would stop raining.
Yine de, yağmur durduğunda dışarı çıkabilirim.At any rate, I can go out when it stops raining.
Yağmur durur durmaz gidelim.Let's go as soon as it stops raining.
Yağmur durur durmaz güzel bir gök kuşağı çıktı.No sooner had it stopped raining than a beautiful rainbow appeared.
Yağmur durmazsa dışarı çıkmayız.We won't go out unless it stops raining.
Üç gün devamlı yağmur yağdı.It rained for three days on end.
Yağmur yağsa da yağmasa da planımı değiştirmeyeceğim.Whether it rains or not, I won't change my plan.
Yağmur yağsada yağmasada Fujita piknik yapmayı planlıyor.Whether it rains or not, Fujita is planning to have a picnic.
O, yağmur yağarsa gelmez.He won't come if it rains.
Yağmur yağarsa maç ertelenecek.If it rains, the game will be put off.
Eğer yağmur yağarsa kalacağım.I'll stay if it rains.
Yağmur bu ağacı canlandıracak.The rain will revive this tree.
Yağmur yağmadan önce çamaşırı içeri alacağım.I'll take in the washing before it rains.
Biz yağmur için dua ettik.We prayed for rain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod