yağı ile cümle

yağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yağmur yağıyor.It is raining.
Biz ayrıldığımızda yağmur yağıyordu, fakat vardığımızda hava güneşliydi.It was raining when we left, but by the time we arrived, it was sunny.
Bütün gece kar yağıyordu.It's been snowing all night.
Süt, tere yağına dönüştürülür.Milk is made into butter.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Dışarıda şiddetli yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Salı gününden beri yağmur yağıyor.It has been raining since Tuesday.
Irmaklar yoğun yağış yüzünden taştı.The rivers were flooded by the heavy rain.
Ben istasyona ulaştığımda, kar yağıyordu.It was snowing when I reached the station.
Yapraklar yağıştan sonra taze.The leaves are fresh after a rainfall.
Yağışlı sezon haziran ayında başlar.The rainy season begins in June.
Yağışlı görünüyor.It looks rainy.
Ara vermeden bütün gün boyunca yağmur yağıyordu.It was raining all day long without intermission.
Yağmur yağışı durdu.It has stopped raining.
Her zaman yağmur yağıyor.It is raining all the time.
O yağışlı olacağından korktuğunu söyledi.He said that he was afraid it would be rainy.
Yağışlı hava onun bahçede çalışmasını önledi.The rainy weather prevented her from working in the garden.
Keşke yağmur yağışı dursa.I wish it would stop raining.
Yağmur yağıyor, bu nedenle eve gitmeliyiz.It's raining, so we should go home.
Dün geceden beri yağmur yağıyor.It's been raining since last night.
Yağış yokluğu nedeniyle bahçedeki çiçekler öldü.The flowers in the garden died from the absence of rain.
Yağmur yağıyordu ve oyun iptal edildi.It was raining and the game was called off.
Yağmur yağıyorken dışarı çıkmayı sevmem.I don't like to go outside when it's raining.
Yağmur yağıyor ama dışarı çıkmak istiyorum.It's raining, but I would like to go out.
Yağmur yağıyorsa bu gece dışarı çıkmam.If it is raining, I won't go out tonight.
Yağmur yağıyordu.It was raining.
Yağmur yağıyordu fakat o dışarı gitti.It was raining, but he went out.
Ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining off and on.
Evde kaldılar, çünkü yağmur yağıyordu.They stayed at home, because it rained.
Şiddetli yağmur yağıyordu fakat o arabayla gezmekte ısrar etti.It was raining hard, but she insisted on going for a drive.
Şiddetli yağmur yağıyor.It is raining hard.
Yağmur yüzüme yağıyordu.The rain was falling in my face.
Her zamankinden daha kötü yağmur yağıyor.It is raining worse than ever.
O kadar çok yağmur yağıyordu ki içerde oynadık.It was raining hard, so we played indoors.
Aşırı derecede yağmur yağıyor.It is raining heavily.
O kadar şiddetli yağmur yağıyordu ki gidişimizi ertelemek zorunda kaldık.It was raining so hard that we had to put off our departure.
Her tarafta yağmur yağıyor.The rain is raining all around.
Tam beş gündür yağmur yağıyor.It has been raining a full five days.
Pirinç yağışlı bölgelerde yetiştirilir.Rice is grown in rainy regions.
Pirinç yağışlı bölgelerde yetişir.Rice is grown in rainy regions.
Bütün gece boyunca zaman zaman yağmur yağıyordu.It was raining on and off all night long.
Bir saat önce kar yağışı durdu.It stopped snowing an hour ago.
Evvelsi günden beri yağmur yağıyor ama bu öğleden sonra açabilir.It has been raining since the day before yesterday, but it may clear up this afternoon.
Evvelsi günden beri ara sıra yağmur yağıyor.It has been raining on and off since the day before yesterday.
Londra'da hava yağışlı mıydı?Was it rainy in London?
Sonunda kar yağışı durdu ve hava ısındı.It has finally stopped snowing and has warmed up.
Yarın yağışlı olursa maç ertelenir.If it is rainy tomorrow, the game will be put off.
Yağmur yağıyorsa, yürüyüşe gitmeyi planlamıyoruz.If it's raining, we don't plan to go hiking.
Yağışlı sezon yakın.The rainy season is near at hand.
Yağışlı mevsim iki hafta sonra biter.The rainy season will be over in another two weeks or so.
Hâlâ yağmur yağıyor.It's still raining.
Hâlâ yağmur yağıyor mu?Is it still raining?
Çok az yağmur yağıyor.It is hardly raining.
Patlamış mısır üzerine eritilmiş tere yağını dökün.Pour melted butter over the popcorn.
Yağı bana uzat lütfen.Pass me the butter, please.
Yağmur iyi ve şiddetli yağıyordu.It was raining good and hard.
Yağış mevsimi nihayet bitti gibi görünüyor.It seems that the rainy season is over at last.
Bana tere yağını uzat, yapar mısın lütfen?Pass me the butter, will you please.
Atletizm karşılaşması yoğun yağış nedeniyle iptal edildi.The track meet was called off on account of the heavy rain.
O gün sabahtan beri yağmur yağıyor gibi görünüyordu.That day it had looked like rain since morning.

İlgili Sayfalar