Ana içeriğe geç
Sözlük

yağ ile cümle

yağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yağmur yağıyor.It is raining.
Bugün plaja gitmeyi planlıyordum fakat sonra yağmur yağmaya başladı.I was planning on going to the beach today, but then it started to rain.
Biz ayrıldığımızda yağmur yağıyordu, fakat vardığımızda hava güneşliydi.It was raining when we left, but by the time we arrived, it was sunny.
Bütün gece kar yağıyordu.It's been snowing all night.
Bir yağmurluk giysen iyi olur.You had better put on a raincoat.
Bir elin yağda, bir elin balda olacak.You shall want for nothing.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa her an yağmur yağabilir.Judging from the look of the sky, it may rain at any moment.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa yarın kar yağabilir.Judging from the look of the sky, we may have snow tomorrow.
Gökyüzünün görüntüsüne bakılırsa kar yağacak.Judging from the look of the sky, it is going to snow.
Gökyüzüne bakılırsa yakında yağmur yağacak.Judging from the sky, it will rain soon.
Gökyüzünün görünüşünden bu gece yağmur yağabilir.From the look of the sky, it may begin to snow tonight.
Bu şehir, yağmur yağmazsa yakında şiddetli bir su sıkıntısı yaşayacaktır.This city will suffer from an acute water shortage unless it rains soon.
Bazı lokal şiddetli yağmur sağanaklarından dolayı oraya gitmediğimize sevindim.I'm glad we didn't go there because there were some localized heavy rain showers.
Yoğun yağmur nedeniyle sırılsıklam oldum.I was drenched to the skin because of the heavy rain.
Uzun süredir ilk kez Kyoto'da şiddetli kar yağdı.A heavy snow fell in Kyoto for the first time in ages.
Geçen yıl çok yağmur aldık.We had a lot of rain last year.
Geçen kış epeyce kar yağdı.We had a good deal of snow last winter.
Geçen yaz epeyce yağmur yağdı.We had a good deal of rain last summer.
Süt, tere yağına dönüştürülür.Milk is made into butter.
Aniden yağmur yağmaya başladı.Suddenly rain began to fall.
Aniden yağmur yağdı.Suddenly, it rained.
Ansızın büyük yağmur damlaları karanlık gökyüzünden düşmeye başladı.All of a sudden, large drops of rain began falling from the dark sky.
Yağmuru seviyorsun, değil mi?You like rain, don't you?
Yağmurdan hoşlanıyorsun, değil mi?You like rain, don't you?
Metoroloji dairesi bu gece yağmur yağacağını söylüyor.The weather bureau says it will rain tonight.
Eve dönerken yağmura yakalanmıştım.I was caught in a shower on my way home.
Makine, yağdan tıkanmış.The machine was clogged with grease.
Okuldan eve giderken bir sağanak yağmura yakalandım.I was caught in a shower on my way home from school.
Genellikle Japonya'da haziran ayında fazla yağmur vardır.As a rule we have much rain in June in Japan.
Dışarısı soğuk olduğu için bir yağmurluk giymelisin.You should put on a raincoat because it's cold outside.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Dışarıda şiddetli yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Dışarı çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I gone out than it began to rain.
Yağmur nedeniyle toplantı iptal edildi.The meeting was canceled because of the rain.
Çok fazla yağ yemek kalp hastalığına sebep olmalı.Eating too much fat is supposed to cause heart disease.
Yağmurdan sonra çiçekler yeniden canlandı.The flowers revived after the rain.
Çiçekleri sulamama gerek yoktu. Bitirdikten hemen sonra yağmur yağmaya başladı.I needn't have watered the flowers. Just after I finished, it started raining.
Salı gününden beri yağmur yağıyor.It has been raining since Tuesday.
Irmaklar yoğun yağış yüzünden taştı.The rivers were flooded by the heavy rain.
Evden ayrılır ayrılmaz çok yağmur yağmaya başladı.I had no sooner left the house than it began to rain hard.
Evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began raining.
Evden ayrılır ayrılmaz şiddetli şekilde yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began to rain heavily.
Biz eve varır varmaz yağmur yağmaya başladı.As soon as I got home, it began to rain.
Hiç durmadan günlerce kar yağdı.It snowed for many days together.
Birkaç gün durmadan yağmur yağdı.It rained for several days on end.
Birçok hafta kuru kaldıktan sonra yağmur yağdı.It rained after it had been dry for many weeks.
Saatlerce yağmur yağdı.It rained for hours and hours.
Eğer yağmur yağsaydı, maç ertelenecekti.If it were to rain tomorrow, the match would be postponed.
Onun ekmeğinin iki tarafı da tereyağı ile yağlanmıştı.His bread is buttered on both sides.
Yağmur çatıda patırdıyordu.Rain was pattering on the roof.
Sarı yağmurluk giyen kız kim?Who's the girl in a yellow raincoat?
Sarı yağmurluklu kız kim?Who's the girl in a yellow raincoat?
Piknik yağmurdan dolayı iptal edildi.The picnic was called off because of the rain.
Ben istasyona ulaştığımda, kar yağıyordu.It was snowing when I reached the station.
Bulutlar kararıyor; yağmur yağacak.The clouds are getting darker; it's going to rain.
Atletik karşılaşma yağmur dolayısıyla ertelenmişti.The athletic meet was postponed due to rain.
Yağmur halinde atletik toplantı iptal edilecektir.In case of rain, the athletic meeting will be called off.
Yağmur yağarsa beni ara.Telephone me if it rains.
Yağmurdan sonra açık hava gelir.After rain comes fair weather.
Yağmur suyu bu borudan akıyor.The rain-water runs off through this pipe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod