yırtıcı ile cümle

yırtıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Duyduğunuz rüzgarın sesi mi, yoksa yırtıcı bir hayvan mı?Onko se pelkkä tuuli vai vaarallinen peto?
Duyduğunuz rüzgarın sesi mi, yoksa yırtıcı bir hayvan mı?Să fie doar vântul sau un animal de pradă periculos?
Duyduğunuz rüzgarın sesi mi, yoksa yırtıcı bir hayvan mı?Será apenas o vento ou um predador perigoso?
Duyduğunuz rüzgarın sesi mi, yoksa yırtıcı bir hayvan mı?¿Se trata del viento o es un depredador peligroso?
Duyduğunuz rüzgarın sesi mi, yoksa yırtıcı bir hayvan mı?Si tratta del vento o di un pericoloso predatore?
Duyduğunuz rüzgarın sesi mi, yoksa yırtıcı bir hayvan mı?Είναι απλώς ο άνεμος ή ένα επικίνδυνο αρπακτικό;
Duyduğunuz rüzgarın sesi mi, yoksa yırtıcı bir hayvan mı?Ветер ли там или опасный хищник?
Duyduğunuz rüzgarın sesi mi, yoksa yırtıcı bir hayvan mı?Дали това е просто вятър или опасен хищник?
Duyduğunuz rüzgarın sesi mi, yoksa yırtıcı bir hayvan mı?האם זאת רק הרוח או טורף מסוכן?
Duyduğunuz rüzgarın sesi mi, yoksa yırtıcı bir hayvan mı?هل هي مجرد رياح ام حيوان مفترس خطر؟
Duyduğunuz rüzgarın sesi mi, yoksa yırtıcı bir hayvan mı?これらの違いは何か
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Ak si nie ste istý, či to či ono je dravec, je už neskoro.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Als je niet zeker weet dat dat een roofdier is, is het al te laat.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Dacă nu eşti sigur că acela-i un animal de pradă, e prea târziu.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Jeśli nie jesteście pewni czy to drapieżnik, już jest za późno.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.좋지 않은 거에요. 저기 보이는게 날 잡아먹는 포식자인지 잘 모르겠다면, 이미 늦은거죠.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Nếu bạn không chắc chắn đó là một kẻ săn mồi, thì chuyện quá muộn rồi.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Se não temos a certeza que é um predador, é tarde demais.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Se non sei sicuro che quello lì è un predatore, è troppo tardi.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Si uno no está seguro de estar ante un predador, es muy tarde.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Si vous n'êtes pas sûr que ce soit un prédateur, c'est trop tard.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Wenn man nicht sicher ist, ob das ein Feind ist, ist es zu spät!
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Είναι εξελικτικά κάτι κακό. Εάν δεν είστε βέβαιοι ότι αυτό είναι ένας θηρευτής, τότε είναι πολύ αργά.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Ако не сте сигурни, че това е хищно животно, за вас е твърде късно.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Пока вы сомневаетесь, хищник там или нет, может быть уже поздно.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.Поки ви сумніваєтесь хижак то чи ні, може бути вже занадто пізно.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.זה דבר רע. אם אתה חסר וודאות לגבי טורף, זה מאוחר מדי.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.هو أمر سيئ. إذا كنت غير متأكد أن ذلك مفترس، سيكون الأمر متأخرا جدا.
Eğer onun yırtıcı bir hayvan olup olmadığından emin değilseniz, çok geç.でしょ? (笑)
Fakat o bir deniz aslanı. Deniz yırtıcılarının önde gelenlerinden.하지만 그것은 바다의 사자입니다. 상위 포식자죠.
Fakat o bir deniz aslanı. Deniz yırtıcılarının önde gelenlerinden.Men det är som ett lejon i havet.
Fakat o bir deniz aslanı. Deniz yırtıcılarının önde gelenlerinden.Но это же царь моря, важнейший хищник!
Fakat o bir deniz aslanı. Deniz yırtıcılarının önde gelenlerinden.אך זהו אריה ימי. טורף על.
Fakat o bir deniz aslanı. Deniz yırtıcılarının önde gelenlerinden.لكنه أسد البحر. إنها الأكثر إفتراساً.
Fakat o bir deniz aslanı. Deniz yırtıcılarının önde gelenlerinden.この食事の背景には何が潜んでるでしょう?
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Forgæves slog jeg eders Børn, de tog ikke ved Lære, som hærgende Løve fortærede Sværdet Profeterne.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.내가 너희 자녀를 때림도 무익함은 그들도 징책을 받지 아니함이라 너희 칼이 사나운 사자 같이 너희 선지자들을 삼켰느니라
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Nadarmo jsem bil syny vaše, kázně nepřijali; sežral meč váš proroky vaše jako lev, kterýž dáví.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Nadarmo som bil vašich synov, neprijali kázne. Váš meč požral vašich prorokov ako zhubný lev.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Próżnom bił synów waszych, karania nie przyjęli; miecz wasz pożarł przecie proroków waszych, jako lew tracący.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Zastonj sem tepel sinove vaše, nauka niso sprejeli; vaš meč je pokončal proroke vaše kakor lev morilec.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.Вотще поражал Я детей ваших: они не приняли вразумления; пророков ваших поядал меч ваш, как истребляющий лев.
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.לשוא הכיתי את בניכם מוסר לא לקחו אכלה חרבכם נביאיכם כאריה משחית׃
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.لباطل ضربت بنيكم. لم يقبلوا تأديبا. اكل سيفكم انبياءكم كأسد مهلك
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.我 責 打 你 們 的 兒 女 、 是 徒 然 的 . 他 們 不 受 懲 治 . 你 們 自 己 的 刀 、 吞 滅 你 們 的 先 知 、 好 像 殘 害 的 獅 子
‹‹Halkınızı boşuna cezalandırdım, yola gelmediler. Kılıcınız yırtıcı aslan gibi öldürdü peygamberlerinizi.我 責打 你 們 的 兒女 、 是 徒然 的 . 他 們不受 懲治 . 你 們自己 的 刀 、 吞滅 你 們 的 先知 、 好像 殘害 的 獅子
Herhangi bir nedenle belli bir çevreye gittiklerinde, belki bir yırtıcı- belkiDus, ze zijn willekeurig.
Herhangi bir nedenle belli bir çevreye gittiklerinde, belki bir yırtıcı- belki하지만 만약에 어떤 이유에 의하여 그들이 어떤 특정 환경에 서식하는데, 아마도 나비의 포식자 중 하나가, 어쩌면 그
Herhangi bir nedenle belli bir çevreye gittiklerinde, belki bir yırtıcı- belkiなんらかの理由で 捕食者にとって目に見えるという説は、正しいのかもね。
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.(78:2) трупы рабов Твоих отдали на съедение птицам небесным, тела святых Твоих – зверям земным;
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.Dali mŕtve telá tvojich služobníkov za pokrm nebeským vtákom, telá tvojich svätých zemskej zveri.
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.Dali so hlapcev tvojih trupla ptičem nebeškim, meso svetnikov tvojih zverinam zemlje.
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.Dali těla mrtvá služebníků tvých za pokrm ptákům nebeským, těla svatých tvých šelmám zemským.
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.Dali trupy sług twoich na pokarm ptastwu powietrznemu, ciała świętych twoich bestyjom ziemskim.
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.De har gitt dine tjeneres lik til føde for himmelens fugler, dine helliges kjøtt til ville dyr.
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.de har givet Himlens Fugle dine Tjeneres Lig til Æde, Jordens vilde Dyr dine frommes Kød;
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.De hava givit dina tjänares kroppar till mat åt himmelens fåglar, dina frommas kött åt markens djur.
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.He antoivat sinun palvelijaisi ruumiit taivaan linnuille ruuaksi, maan pedoille sinun hurskaittesi lihan.
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.저희가 주의 종들의 시체를 공중의 새에게 밥으로 주며 주의 성도들의 육체를 땅 짐승에게 주며
Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara, Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.Szolgáid holttestét az ég madarainak adták eledelül, szenteid húsát a föld vadjainak.

İlgili Sayfalar