Ana içeriğe geç
Sözlük

yılgın ile cümle

yılgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.But now it has come to you, and you faint. It touches you, and you are troubled.
Esenlik bekledik, iyilik gelmedi. Şifa umduk, yılgınlık bulduk.We looked for peace, but no good came; and for a time of healing, and behold, dismay!
‹‹Her Şeye Egemen RABbi kutsal sayın. Korkunuz, yılgınız Ondan olsun.Sanctify the LORD of hosts himself; and let him be your fear, and let him be your dread.
Herhalde içlerinde 'dehşet ve yılgınlık uyandırma bakımından' siz, Allah'tan daha çetinsiniz.Surely ye are more awful in their breasts than Allah.
Eğer onları sana çok gösterseydi, yılgınlığa düşer, işi kotarmada çekişmeye başlardınız.Had He made them appear as many, you would have lost heart, and disputed in the matter.
Açtı, yılgındı son derece gergindi yaşadığı toplumun haline çocuğunun haline bakıca öfkeleniyordu.그녀는 그녀가 사는 사회와 그녀의 자식들이 사는 환경에 대해 화를내고, 좌절감을 느끼고,
Açtı, yılgındı son derece gergindi yaşadığı toplumun haline çocuğunun haline bakıca öfkeleniyordu.כועסת, מיואשת, ממש מתוסכלת על המצב של החברה שלה
Açtı, yılgındı son derece gergindi yaşadığı toplumun haline çocuğunun haline bakıca öfkeleniyordu.غاضبة ومحبطة ومنزعجة للغاية من الوضع في مجتمعها
Açtı, yılgındı son derece gergindi yaşadığı toplumun haline çocuğunun haline bakıca öfkeleniyordu.また我が子が置かれた状態に対して 怒りに燃え 不満を持ち 憤慨したこの若い女性は
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Bola som zmätená, trochu rozčarovaná a nahnevaná, ako keby som niečo zle pochopila.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Cítila jsem zklamání, trochu i marnost a zlost, jak kdybych snad něco zle pochopila.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Deci mă simțeam confuză, puțin frustrată și supărată, de parcă aș fi înțeles ceva greșit din chestia asta.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Então senti-me confusa, um pouco frustrada e zangada, como que se tivesse percebido mal qualquer coisa aqui.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Je me sentais perdue, un peu frustrée et en colère, comme si j'avais loupé quelque chose.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.그래서 혼란스러웠고 조금 실망스럽고 화도 났습니다. 제가 무언가를 잘못 이해한 것이 아닌가하고 말이죠.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Lalu saya sangat bingung, sedikit frustrasi dan marah, mungkin saya keliru memahami sesuatu disini.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Me sentía confundida, un poco frustrada y enojada; quizás yo había malinterpretado algo.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Olin hämmentynyt, vähän turhautunut ja vihainen, ehkä olin ymmärtänyt jotain väärin.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Poczułam się zagubiona, nieco sfrustrowana i zła, jakbym czegoś tutaj nie zrozumiała.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Quindi mi sono sentita confusa, un po' frustrata e arrabbiata, come se avessi frainteso qualcosa.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.So war ich verwirrt, ein wenig frustieriert und ärgerlich, wie als hätte ich vielleicht etwas missverstanden.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Tehát zavarodott voltam, frusztrált és mérges, hogy talán valamit nem értek egészen jól.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Tôi cảm thấy mơ hồ, thất vọng và giận dữ, có lẽ là tôi hiểu nhầm cái gì ở đây.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Zato sem se počutila zmedeno, rahlo frustrirano in jezno, kot da nečesa nisem razumela.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Οπότε ένιωσα μπερδεμένη, λίγο απογοητευμένη και θυμωμένη σαν να μην είχα καταλάβει κάτι.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.От това се почувствах объркана, малко разстроена и ядосана, като че може би аз не бях разбрала нещо.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Я была растеряна, немного разочарована и зла, словно я что-то недопоняла во всем этом.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.הייתי מבולבלת, קצת מתוסכלת וכעסתי. חשבתי שאולי לא הבנתי משהו.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.لذا شعرت بالتشويش .. والاحباط .. والغضب كما لو أنني اسأت فهم شيئ هنا
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.何か私が誤解しているように思えて 気後れしてしまいました
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.A keď teraz prišlo toto na teba, ťažko to nesieš; dotklo sa ťa, a si predesený.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.A ker je sedaj nad tebe prišlo, ti je bridko, in ker je tebe zadelo, si se prestrašil.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.A teraz, gdy to na cię przyszło, niecierpliwie znosisz, a iż cię dotknęło, trwożysz sobą.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Et maintenant qu`il s`agit de toi, tu faiblis! Maintenant que tu es atteint, tu te troubles!
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.이제 이 일이 네게 임하매 네가 답답하여 하고 이 일이 네게 당하매 네가 놀라는구나
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Maar nu de tegenslagen jou treffen, ben je verdrietig en geef je de moed op.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Ma ora questo accade a te e ti abbatti; capita a te e ne sei sconvolto
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Mas agora que se trata de ti, te enfadas; e, tocando-te a ti, te desanimas.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Men nu, då det gäller dig själv, bliver du otålig, när det är dig det drabbar, förskräckes du.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Men nu det gælder dig selv, så taber du Modet, nu det rammer dig selv, er du slaget af Skræk!
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Men nu, når det gjelder dig selv, blir du utålmodig, når det rammer dig, blir du forferdet.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Mutta nyt, kun itseäsi kova kohtaa, sinä tuskastut, kun se sinuun sattuu, sinä kauhistut.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Nhưng bây giờ tai nạn xảy đến ông, ông lại giận; Nó lâm vào ông, thì ông bị rối lòng.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Nhưng bây_giờ tai_nạn xảy đến ông , ông lại giận ; Nó lâm vào ông , thì ông bị rối lòng .
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Nun aber es an dich kommt, wirst du weich; und nun es dich trifft, erschrickst du.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Nyní pak, jakž toto přišlo na tebe, těžce to neseš, a jakž tě dotklo, předěšen jsi.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Pero ahora te sucede a ti y te impacientas; ha llegado a ti, y te turbas
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.st, hogy rád jött [a sor], zokon veszed; hogy téged ért [a baj,] elrettensz!
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Tetapi kini engkau sendiri ditimpa duka; kau terkejut, dan menjadi putus asa
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.Τωρα δε ηλθεν επι σε τουτο, και βαρυθυμεις σε εγγιζει, και ταραττεσαι.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.А сега това дойде на тебе, и ти е дотегнало; Допира те, и смутил си се.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.А теперь дошло до тебя, и ты изнемог; коснулось тебя, и ты упал духом.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.כי עתה תבוא אליך ותלא תגע עדיך ותבהל׃
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.والآن اذ جاء عليك ضجرت. اذ مسّك ارتعت.
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.但 現 在 禍 患 臨 到 你 、 你 就 昏 迷 . 挨 近 你 、 你 便 驚 惶
Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.但 現 在 禍患臨 到 你 、 你 就 昏迷 . 挨近 你 、 你 便 驚惶
Bu kadar yılgınlık yeter.Dost bylo poraženectví.
Bu kadar yılgınlık yeter. İsteyen herkes gidebilir... ...ama bozguna uğramak yok.Всеки може да напусне, ако тя иска.... ...но да не се бърка.
Bu kadar yılgınlık yeter.Mečejo nas ven.
Bu kadar yılgınlık yeter.One nas wyrzucają.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod