yıldırım ile cümle

yıldırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Kdo je razklal v oblakih lijaku tok in odpira pot blisku in grmenju,
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Kdo rozdělil povodní tok, a cestu blýskání hromovému,
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Ki hasított nyílást a záporesõnek, és a mennydörgõ villámnak útat?
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;누가 폭우를 위하여 길을 내었으며 우뢰의 번개 길을 내었으며
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Kto rozdelil povodni prietok v obe strany a cestu blesku zvukov hromu,
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Któż rozdzielił stok powodziom? a drogę błyskawicy gromów?
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Kuka on avannut kuurnan sadekuurolle ja ukkospilvelle tien,
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Quem abriu canais para o aguaceiro, e um caminho para o relâmpago do trovão;
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Qui a ouvert un passage à la pluie, Et tracé la route de l`éclair et du tonnerre,
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;¿Quién abre cauce al aluvión, y camino a relámpagos y truenos
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Siapakah yang menggali saluran bagi hujan lebat dan memberi jalan bagi guruh dan kilat
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Vem har åt regnflödet öppnat en ränna och banat en väg för tordönets stråle,
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Wer hat dem Platzregen seinen Lauf ausgeteilt und den Weg dem Blitz und dem Donner
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Τις ηνοιξε ρυακας δια τας ραγδαιας βροχας, η δρομον δια την αστραπην της βροντης,
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Кой е разцепил водопровод за проливните дъждове, Или път за светкавицата на гръма,
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Кто проводит протоки для излияния воды и путь для громоносной молнии,
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;מי פלג לשטף תעלה ודרך לחזיז קלות׃
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;من فرّع قنوات للهطل وطريقا للصواعق
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;誰 為 雨 水 分 道 、 誰 為 雷 電 開 路
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;誰為 雨水 分道 、 誰為 雷 電開路
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Awful, et pourtant lumineux, brillait comme un éclair le visage de mon Dieu Libérateur.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Awful, men ändå ljusa, som blixten lyste Inför min räddare Gud.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Awful, men lyse, som lyn lyste På forsiden af ​​min befrier Gud.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Grozno, a svetlo, kot blisk zablestela Obraz mojega rešitelja Boga.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Hrozné, ale jasne, ako blesk posvietil tvár vysloboditeľ môj Boh.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Hrozné, ale jasně, jako blesk posvítil tvář vysvoboditel můj Bůh.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Îngrozitor, dar strălucitoare, ca un fulger strălucea faţa lui Dumnezeu, Izbăvitorul meu.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Kauhea, mutta kirkkaat, kuin salama paistoi kasvot minun Pelastaja Jumala.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Khủng khiếp, tươi sáng, như sét chiếu khuôn mặt của Thiên Chúa giao.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.끔찍한, 아직 밝은, 번개가 나의 인도자 하나님의 얼굴을 비치고로.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Mengerikan, namun terang, bersinar seperti kilat Wajah saya Pembebas Allah.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Schrecklich, aber hell, wie der Blitz das Gesicht meines Erlösers Gott glänzte.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Straszne, jeszcze jasne, jak błyskawica zajaśniała twarz mojego Wybawicielem Boga.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Szörnyű, de világos, mint a villám ragyogott az arca az én szabadító Istenem.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Terribile, eppure luminoso, come un lampo brillò Il volto di Dio, mio ​​liberatore.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Terrible, pero brillante, como un relámpago brilló el rostro de mi Dios Libertador.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Terrível, mas brilhante, como um relâmpago brilhou O rosto do meu Libertador Deus.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Verschrikkelijk, maar helder, als de bliksem Het gezicht van mijn Verlosser God scheen.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Απαίσιο, αλλά φωτεινή, ως κεραυνός έλαμψε Το πρόσωπο του Λυτρωτή του Θεού μου.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Жахливо, але яскрава, як блискавка світилося обличчя мого спасителя Бога.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Ужасно, но яркая, как молния светилось лицо моего избавителя Бога.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.Ужасно, но ярко, като мълния блесна лицето на моя Бог Освободител.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.נורא, עדיין בהיר, כמו ברק האיר פניו של מושיע אלוהים.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu.النكراء ، ساطعة ، والبرق وأشرق وجه الله منقذي.
Korkunç henüz parlak, yıldırım benim Kurtarıcı Tanrı'nın yüzü parlıyordu."永遠に私の歌は、あの恐ろしい、その楽しい時間を記録しなければならない。
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzAli so bile vesele! katere so njihove rejci klic strele pred smrtjo:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzApakah mereka telah gembira! yang mereka sebut penjaga Sebuah petir sebelum kematian:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzAu fost vesel! care deţinătorii lor de apel Un fulger înainte de moarte:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzBoli veselé! ktoré ich držitelia call blesku pred smrťou:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzByly veselé! které jejich držitelé call blesku před smrtí:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzCzy zostały one wesołe! których ich posiadacze call piorun przed śmiercią:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzEles têm sido alegre! que seus guardiões Uma chamada de relâmpago antes da morte:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzEr de blevet munter! som deres vogtere kalder et lyn før døden:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruz¿Han sido feliz! que sus cuidadores llaman un rayo antes de la muerte:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzHar de glada! som djurhållare kallar Ett blixtnedslag innan döden:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzHọ được vui vẻ! mà thủ của họ gọi là sét trước khi chết:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzOnt-ils été joyeux! qui appellent leurs gardiens Un éclair avant la mort:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzOvatko he olleet iloista! mikä niiden pitäjiä soittaa Lightning ennen kuolemaa:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzSono stati allegri! che loro chiamano custodi Un fulmine prima della morte:
Mutlu olmuştur! O, nasıl May I: kalecilerden ölümünden önce bir yıldırım diyoruzVoltak ezek vidám! melyek azok az üzembentartók hívás A villámvédelmi halála előtt:

İlgili Sayfalar