yıldırım ile cümle
yıldırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
GÖK GÜRÜLTÜSÜ VE YILDIRIMConstellation name (optional)Foudre et ÉclairConstellation name (optional)
GÖK GÜRÜLTÜSÜ VE YILDIRIMConstellation name (optional)HROM A BLESKConstellation name (optional)
GÖK GÜRÜLTÜSÜ VE YILDIRIMConstellation name (optional)RELÂMPAGO E TROVÃOConstellation name (optional)
GÖK GÜRÜLTÜSÜ VE YILDIRIMConstellation name (optional)THUNDER AND LIGHTNINGConstellation name (optional)
GÖK GÜRÜLTÜSÜ VE YILDIRIMConstellation name (optional)THUNDER AND LIGHTNINGConstellation name (optional)
GÖK GÜRÜLTÜSÜ VE YILDIRIMConstellation name (optional)TRUENO Y RELÁMPAGOConstellation name (optional)
GÖK GÜRÜLTÜSÜ VE YILDIRIMConstellation name (optional)TUONO E FULMINEConstellation name (optional)
GÖK GÜRÜLTÜSÜ VE YILDIRIMConstellation name (optional)ΚΕΡΑΥΝΟΣ ΚΑΙ ΑΣΤΡΑΠΗConstellation name (optional)
GÖK GÜRÜLTÜSÜ VE YILDIRIMConstellation name (optional)ГРІМ І БЛИСКАВКАConstellation name (optional)
GÖK GÜRÜLTÜSÜ VE YILDIRIMConstellation name (optional)雷電Constellation name (optional)
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır.번개가 칠때마다 주위의 공기를 섭씨 2만4천도, 즉 태양의
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır.2万4千度に熱します 太陽の表面より高い温度です
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır. Bu Güneş'in yüzey sıcaklığından bile yüksektir.Cada rayo calienta el aire a 24 000 a 24 000 ºC, más caliente que la superficie del Sol.
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır. Bu Güneş'in yüzey sıcaklığından bile yüksektir.Cada relâmpago aquece o ar a 25 000 graus centígrados — mais quente do que a superfície do Sol.
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır. Bu Güneş'in yüzey sıcaklığından bile yüksektir.Chaque coup de foudre réchauffe l'air jusqu'à 25000°C -- plus chaud que la surface du soleil.
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır. Bu Güneş'in yüzey sıcaklığından bile yüksektir.Elke bliksemschicht verwarmt de lucht tot 24.000 graden Celsius - heter dan het oppervlak van de Zon.
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır. Bu Güneş'in yüzey sıcaklığından bile yüksektir.Jeder Blitzschlag heizt die Luft auf 24.000 Grad Celsius auf - heißer als die Oberfläche der Sonne.
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır. Bu Güneş'in yüzey sıcaklığından bile yüksektir.Każdy piorun podgrzewa powietrze do 44000 stopni Farenheita - więcej niż temperatura Słońca.
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır. Bu Güneş'in yüzey sıcaklığından bile yüksektir.Každý úder blesku zahřeje vzduch na 24 500 stupňů Celsia -- na teplotu vyšší, než jaká je na povrchu Slunce.
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır. Bu Güneş'in yüzey sıcaklığından bile yüksektir.Minden egyes villám 25 ezer fokra hevíti maga körül a levegőt -- ez forróbb, mint a Nap felülete.
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır. Bu Güneş'in yüzey sıcaklığından bile yüksektir.Ogni saetta riscalda l'aria a 24.400 gradi Celsius, un calore maggiore della superficie del sole.
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır. Bu Güneş'in yüzey sıcaklığından bile yüksektir.Каждый разряд разогревает воздух до 24 000 градусов Цельсия — горячее, чем поверхность солнца.
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır.Fiecare fulger încălzeşte aerul
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır.כל ברק מחמם את האויר לטמפרטורה של 24426 מעלות צלסיוס --
Her yıldırım dizisi havayı 24.500 dereceye yakın ısıtır.وكل صاعقة رعدية تسخن الهواء الذي تخترقه الى 44000 درجة فهرنهايت (24427 درجة مئوية)
"İki mil ve bir buçuk." "Thunder ve yıldırım! kadar yakın!"Mennydörgés és villámlás! oly közel!
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.A on im povedal: Videl som padnúť satana jako blesk z neba.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Då sade han till dem: »Jag såg Satan falla ned från himmelen såsom en ljungeld.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Da sa han til dem: Jeg så Satan falle ned fra himmelen som et lyn.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Ðức Chúa Jêsus bèn phán rằng: Ta đã thấy quỉ Sa-tan từ trời sa xuống như chớp.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Ðức_Chúa_Jêsus bèn phán rằng : Ta đã thấy quỉ Sa-tan từ trời sa xuống như chớp .
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Egli disse: «Io vedevo satana cadere dal cielo come la folgore
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Él les dijo: --Yo veía a Satanás caer del cielo como un rayo
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Er sprach aber zu ihnen: Ich sah wohl den Satanas vom Himmel fallen als einen Blitz.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Hij antwoordde: "Ik zag satan als een bliksemschicht uit de hemel vallen.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.I řekl jim: Viděl jsem satana jako blesk padajícího s nebe.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Isus le -a zis: ,,Am văzut pe Satana căzînd ca un fulger din cer.``
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Jésus leur dit: Je voyais Satan tomber du ciel comme un éclair.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.예수께서 이르시되 사단이 하늘로서 번개 같이 떨어지는 것을 내가 보았노라
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Men han sagde til dem: "Jeg så Satan falde ned fra Himmelen som et Lyn.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.On pa jim reče: Videl sem satana, da je padel z neba kakor blisk.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Õ pedig monda nékik: Látám a Sátánt, mint a villámlást lehullani az égbõl.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Respondeu-lhes ele: Eu via Satanás, como raio, cair do céu.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Silloin hän sanoi heille: "Minä näin saatanan lankeavan taivaasta niinkuin salaman.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Tedy im rzekł: Widziałem szatana, jako błyskawicę z nieba spadającego.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Yesus menjawab, "Aku melihat Iblis jatuh dari langit seperti kilat
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Ειπε δε προς αυτους Εθεωρουν τον Σαταναν ως αστραπην εκ του ουρανου πεσοντα.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.А Той им рече: Видях сатана, паднал от небето като светкавица.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Он же сказал им: Я видел сатану, спадшего с неба, как молнию;
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.Рече ж їм: Видїв я сатану, як блискавку з неба падаючого.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.ויאמר אליהם ראיתי את השטן נפל כברק מן השמים׃
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.فقال لهم رأيت الشيطان ساقطا مثل البرق من السماء.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.耶 穌 就 對 他 們 說 、 我 曾 看 見 撒 但 從 天 上 墜 落 、 像 閃 電 一 樣
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Şeytanın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm.耶穌就對 他 們說 、 我 曾 看見 撒但 從 天上墜落 、 像 閃電 一 樣
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Ai đào kính cho nước mưa chảy , Phóng đường cho chớp_nhoáng của sấm_sét ,
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Ai đào kính cho nước mưa chảy, Phóng đường cho chớp nhoáng của sấm sét,
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Chi ha scavato canali agli acquazzoni e una strada alla nube tonante
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Cine a deschis un loc de scurgere ploii, şi a însemnat drumul fulgerului şi al tunetului,
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Hvem åbnede Regnen en Rende og Tordenens Lyn en Vej
Kim sellere kanal, Yıldırımlara yol açtı;Hvem har åpnet renner for regnskyllet og vei for lynstrålen