Ana içeriğe geç
Sözlük

yılan ile cümle

yılan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Mesela yılanlar bazen bacaklı doğarlar.كان تولد الافاعي مع الارجل
Mesela yılanlar bazen bacaklı doğarlar.こちらをご覧ください
Minik yılanlar yapabileceğinizi de unutmayın.Nhưng hãy để không quên bạn có thể làm cho con rắn nhỏ quá.
Muhtemelen eşi ölüp statüsü Ana Kraliçeye indirildiğinde yılanı çıkartmışlardır.Tu pravděpodobně po smrti faraona odstranili a stala se tak pouze královnou matkou.
Muhtemelen eşi ölüp statüsü Ana Kraliçeye indirildiğinde yılanı çıkartmışlardır.Wąż został usunięty po śmierci jej męża. Natomiast ona została królową-matką.
Muhtemelen eşi ölüp statüsü Ana Kraliçeye indirildiğinde yılanı çıkartmışlardır.Її ймовірно зняли після смерті чоловіка, цариця впала в статусі до королеви-матері.
Muhtemelen eşi ölüp statüsü Ana Kraliçeye indirildiğinde yılanı çıkartmışlardır.Очевидно, корону сняли после смерти мужа Тии, когда она получила менее значительный титул "королева-мать".
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.A jako Mojżesz węża na puszczy wywyższył, tak musi być wywyższony Syn człowieczy.
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.A jako Mojžiš povýšil hada na púšti, tak musí byť povýšený Syn človeka,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.A jakož jest Mojžíš povýšil hada na poušti, takť musí povýšen býti Syn člověka,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.E come Mosè innalzò il serpente nel deserto, così bisogna che sia innalzato il Figlio dell'uomo
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.E como Moisés levantou a serpente no deserto, assim importa que o Filho do homem seja levantado;
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.És a miképen felemelte Mózes a kígyót a pusztában, akképen kell az ember Fiának felemeltetnie.
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Et comme Moïse éleva le serpent dans le désert, il faut de même que le Fils de l`homme soit élevé,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.In kakor je Mojzes povišal kačo v puščavi, tako mora biti povišan Sin človekov,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Ja niinkuin Mooses ylensi käärmeen erämaassa, niin pitää Ihmisen Poika ylennettämän,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.모세가 광야에서 뱀을 든것 같이 인자도 들려야 하리니
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Och såsom Moses upphöjde ormen i öknen, så måste Människosonen bliva upphöjd,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Og ligesom Moses ophøjede Slangen i Ørkenen, således bør Menneskesønnen ophøjes,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Og likesom Moses ophøiet slangen i ørkenen, således skal Menneskesønnen ophøies,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Şi, după cum a înălţat Moise şarpele în pustie, tot aşa trebuie să fie înălţat şi Fiul omului,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Und wie Mose in der Wüste eine Schlange erhöht hat, also muß des Menschen Sohn erhöht werden,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Xưa Môi-se treo con rắn lên nơi đồng vắng thể nào, thì Con người cũng phải bị treo lên dường ấy,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Xưa_Môi - se treo con rắn lên nơi đồng vắng thể_nào , thì Con_người cũng phải bị treo lên dường ấy ,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Y como Moisés levantó la serpiente en el desierto, así es necesario que el Hijo del Hombre sea levantado
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Zoals Mozes in de woestijn een koperen slang omhoog hield, zo moet ook Ik, de Mensenzoon, opgeheven worden.
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Και καθως ο Μωυσης υψωσε τον οφιν εν τη ερημω, ουτω πρεπει να υψωθη ο Υιος του ανθρωπου,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.всеки, който вярва в Него [да не погине, но] да има вечен живот.
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.И как Моисей вознес змию в пустыне, так должно вознесену быть Сыну Человеческому,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.І, як Мойсей підняв угору гадюку в пустині, так мусить бути піднятий і Син чоловічий,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.וכאשר הגביה משה את הנחש במדבר כן צריך בן האדם להנשא׃
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.وكما رفع موسى الحية في البرية هكذا ينبغي ان يرفع ابن الانسان
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.摩 西 在 曠 野 怎 樣 舉 蛇 、 人 子 也 必 照 樣 被 舉 起 來
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.摩西 在 曠野 怎 樣舉 蛇 、 人子 也 必 照樣 被 舉起來
Neredeyse Duccio o tür yılankavi bir hattan zevk almakta.Come se Duccio si stesse solo divertendo con quel tipo di linea sinuosa.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Ale on střásl tu ještěrku do ohně, a nic se jemu zlého nestalo.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Ale on striasol zviera do ohňa, a nestalo sa mu nič zlého.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.De néki, minekutána a kígyót lerázta a tûzbe, semmi baja sem lõn.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Entonces él sacudió la serpiente en el fuego, pero no padeció ningún mal
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Er aber schlenkerte das Tier ins Feuer, und ihm widerfuhr nicht Übles.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Han rystet da dyret av sig inn i ilden, og hadde intet mén av det;
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.바울이 그 짐승을 불에 떨어버리매 조금도 상함이 없더라
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Lecz on otrząsnąwszy onę gadzinę w ogieó, nic złego nie ucierpiał.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Ma egli scosse la serpe nel fuoco e non ne patì alcun male
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Mas ele, sacudindo o réptil no fogo, não sofreu mal nenhum.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Men han rystede Dyret af i Ilden, og der skete ham intet ondt.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Men han skakade ormen ifrån sig i elden och led ingen skada.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Mutta hän pudisti elukan tuleen, eikä hänelle tullut mitään vahinkoa.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Nhưng Phao-lô rảy rắn vào lửa, chẳng thấy hề chi hết.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Nhưng_Phao - lô rảy rắn vào lửa , chẳng thấy hề chi hết .
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Paul secoua l`animal dans le feu, et ne ressentit aucun mal.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Paulus schudde echter het beest van zijn hand af, zodat het in het vuur viel. Hij had verder nergens last van.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Pavel a scuturat năpîrca în foc, şi n'a simţit niciun rău.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Tetapi Paulus mengebaskan ular itu ke dalam api dengan tidak merasa sakit sedikit pun
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Toda on otrese zver na ogenj, in nič hudega se mu ni zgodilo.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Και αυτος μεν απετιναξε το θηριον εις το πυρ και δεν επαθεν ουδεν κακον
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Він же, струснувши гадюку в огонь, не дізнав ніякого лиха.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Но он, стряхнув змею в огонь, не потерпел никакого вреда.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.והוא נער את החיה מעל ידו אל תוך האש ולא הרעה לו מאומה׃
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.‎فنفض هو الوحش الى النار ولم يتضرر بشيء رديء‎.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod