Ana içeriğe geç
Sözlük

yılan ile cümle

yılan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O yılanlar gibi garip hayvanları seviyor.He likes strange animals, like snakes.
O, yılanlar gibi, garip hayvanları seviyor.She likes strange animals, like snakes.
Bir yılan görürseniz, çok şaşırmam.I wouldn't be too surprised if you saw a snake.
Yılanlar soğukkanlı yaratıklardır.Snakes are cold-blooded creatures.
Tom bir yılanın patikadan kayışını gördü.Tom saw a snake slither across the path.
Yılan yaşıyor mu?Is the snake alive?
Mezarlıkta, kendi kuyruğunu ısıran bir yılan heykeli var.In the cemetery, there is a statue of a snake biting its own tail.
Sen de Amazon'da yılanlarla birlikte kamp kuruyorsun!You also camp in the Amazon with snakes!
Amazon'da yılanlar var.There are snakes in the Amazon.
O, yılanlardan çok korkar.She's very afraid of snakes.
Ben yılanlardan çok korkarım.I'm very afraid of snakes.
Yılan kıvrıla kıvrıla gidiyor.The snake is wriggling.
Yılan bir yumurta yutuyor.The snake is swallowing an egg.
Fare yiyen bir yılan gördüm.I saw a snake eating a mouse.
Bazı yılanlar tehlikelidir.Some snakes are dangerous.
Benim hoverkraft yılanbalıklarıyla dolu ve klavyeme yapışmış bir parça sakız var.My hovercraft is full of eels, and there's a bit of chewing gum stuck to my keyboard.
Yılanımı görmek istiyor musun?Do you want to see my snake?
Bir yılana sahip olduğunu bilmiyordum.I didn't know that you owned a snake.
Yılanı görünce korkudan donakaldı.He froze with fear when he saw the snake.
Ben sadece bir yılana dokundum.I just touched a snake.
Yılanlardan korktuğunu biliyorum.I know you're afraid of snakes.
Yılanlardan korkmam.I'm not afraid of snakes.
Oh, bak! Orada büyük bir yılan var!Oh, look! There's a big snake over there!
O, örneğin yılanlar gibi garip hayvanları seviyor.He likes strange animals such as snakes, for example.
Yılanları fark etmek zor olabilir.Snakes can be hard to spot.
O, yılanlardan hiç korkmuyor.He's not afraid of snakes at all.
Tom yılanlardan hiç korkmaz.Tom isn't afraid of snakes at all.
O bir yılan gördü.She saw a snake.
Yılanlardan korkmazsın, değil mi?You're not scared of snakes, are you?
Tom yılanlardan korkmaz.Tom isn't scared of snakes.
Tom yılanlardan korktuğunu söyledi.Tom said he was afraid of snakes.
Yılanlardan dehşete kapıldığını söyledi.Tom said he was terrified of snakes.
Tom bir çıngıraklı yılan tarafından ısırıldı.Tom was bitten by a rattlesnake.
Yılan timsahı yedi.The snake ate the crocodile.
Bu yılanın zehiri çok güçlü.This snake's venom is very potent.
Bazı yılanlar zehirli ama ben hâlâ onların hepsinden korkuyorum.Some snakes are venimous but I still fear all of them.
Tom bir yılan gördü.Tom saw a snake.
Çocuk "Dikkat et, bir yılan!" diye bağırdı.The child shouted, "Watch out, a snake!"
O oldukça büyük bir yılan.That's a pretty big snake.
Ben örümcekleri ve yılanları sevmiyorum.I don't like spiders and snakes.
Yılanın derisini yüzelim.Let's skin the snake.
Yılan yılı başladı.The year of the snake has begun.
Tom yılanlardan korkmuyor.Tom isn't afraid of snakes.
Tom yılanlardan çok korkuyor.Tom is very afraid of snakes.
Bu bir yılan değil. O sadece bir ip parçası.It's not a snake. It's only a piece of rope.
Tom bir yılan tarafından ısırıldı.Tom has been bitten by a snake.
Denize düşen yılana sarılır.A drowning man will clutch at a straw.
O, büyük bir yılan tarafından saldırıya uğradı.She was attacked by a big snake.
Tom'un sırtında bir yılan dövmesi var.Tom has a tattoo of a snake on his back.
Tom ne tür bir yılanın onu ısırdığını bilmiyordu.Tom didn't know what kind of snake had bitten him.
Tom bana yılanlardan korktuğunu söyledi.Tom told me he was afraid of snakes.
Burada yılanlardan korkmayan tek kişi benim.I'm the only one here who isn't afraid of snakes.
Yılan derisini değiştirdi.The snake shed its skin.
Bugün kocaman bir yılan gördüm.I saw a large snake today.
Artık yılanlardan korkmuyorum.I'm no longer afraid of snakes.
Yılan ısırığı öldürücüydü.The snake bite was fatal.
Bu yılanların kaçmasına izin vermeyin.Don't let these snakes escape.
Bu küçük gölde elektrikli yılan balıkları vardır.There are electric eels in this small lake.
Tom bir yılan balığı gibi kaygan.Tom is slippery as an eel.
Yılanlar sürüngendirler.Snakes are reptiles.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod